Başkan Donald Trump, sosyal medya üzerinden İran ile önümüzdeki 60 gün boyunca sürecek müzakerelerin faydalarını vurguladı. Paylaşımında petrol akışının yeniden başladığını, İran’ın nükleer silah geliştirmesinin engellendiğini, borsaların yükseldiğini, istihdam seviyelerinin rekor olduğunu ve fiyatların düştüğünü belirtti. Ancak, 100 günden uzun süren çatışmada 13 Amerikan askeri ile 7,500’den fazla sivilin hayatını kaybetmesine rağmen, savaşın gerçek maliyetleri ve etkileri Trump’ın ifadelerinden daha karmaşık bir tablo sunuyor.
PENTAGON, SAVAŞIN MALİYETİNİ HESAPLADI
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) verilerine göre, Pentagon savaşın maliyetini yaklaşık 40 milyar dolar olarak hesapladı. CSIS kıdemli danışmanı Mark Cancian, bu rakama mühimmat, imha edilen ekipman ve üslerdeki hasarların dahil olduğunu ancak operasyonel maliyetlerin henüz tamamen hesaplanmadığını ifade etti. Pentagon, ilave finansman için 80 milyar dolarlık talepte bulunurken, bu talebin ancak küçük bir kısmı doğrudan savaşla ilişkili acil ihtiyaçlar için ayrıldı. Öne çıkan harcama kalemi ise yaklaşık bin adet Tomahawk füzesi olmak üzere kullanılan pahalı mühimmattı. Bu füzenin tek başına maliyeti yaklaşık 2,5 milyon dolar civarında.
ABD'DE BENZİN FİYATLARI UÇTU
Savaş, bölgedeki askeri operasyonların maliyetlerini önemli ölçüde artırdığı gibi, ABD genelinde benzin ve dizel fiyatlarında da uzun süreli yükselişe sebep oldu. Benzin fiyatları savaş boyunca 4 dolar seviyesinin üzerinde seyrederken, Haziran ayında Hürmüz Boğazı üzerinden petrol geçişinin başlaması fiyatların hafif düşmesini sağladı. Ancak bu düşüşün etki göstermesi zaman alacak. Brown Üniversitesi’nin analizine göre, Amerikan haneleri savaş nedeniyle normalden ortalama 253 dolar daha fazla yakıt masrafı yaptı. Dizel fiyatlarındaki artış ise 27,1 milyar dolarlık ek maliyet yarattı, bu durum özellikle çiftçiler ve nakliyeciler için kritik bir etki oluşturdu.
PETROL REZERVLERİ DİBİ GÖRDÜ
Ülkedeki stratejik petrol rezervleri 1983’ten bu yana en düşük seviyelere indi. Hem Biden yönetiminin Rusya-Ukrayna krizi dönemindeki müdahaleleri hem de İran savaşı, bu rezervlerin tükenmesinde etkili oldu. Yasadışı petrol arzı kayıpları dünya genelinde 1,15 milyar varile ulaştı. ABD’de Cushing’deki önemli petrol depolama merkezinde stoklar kritik seviyeye geriledi. Trump, G7 zirvesinde rezervlerin yaklaşık dört hafta içinde tükeneceğini kabul etti.
ENFLASYON 4'ÜN ÜZERİNE ÇIKTI
Ekonomik etkiler sadece enerji fiyatları ile sınırlı kalmadı. Enflasyon, son üç yılda ilk kez yüzde 4’ün üzerine çıkarak tüketicilerin maaş artışlarını eritti. Federal Rezerv’in faiz politikalarını şekillendiren bu durum, konut kredisi faizlerinin yüksek seyretmesine ve konut piyasasının durgunlaşmasına yol açıyor. Michigan Üniversitesi’nin anketleri tüketici güveninde hafif yükseliş gösterse de seviyeler tarihi düşüklerin yakınında kalmaya devam ediyor.
Borsa endeksleri savaş öncesindeki düşüşün ardından toparlanma eğiliminde. Ancak tahvil piyasasındaki getiriler yükselirken, bu durum tüketici kredilerinin maliyetlerini artırıyor. Federal Rezerv’in ilerleyen aylarda faiz artırımlarına devam etmesi bekleniyor.
Öte yandan, Trump’ın görev performansına yönelik halk desteği düşük seyrediyor. Haziran ayında yapılan Fox News anketine göre, seçmenlerin yalnızca yüzde 31’i Trump’ın ekonomi yönetimini, yüzde 35’i ise İran politikasını onaylıyor. Trump’ın onay oranları savaş öncesinde de yüzde 40’ın altında seyrediyordu.
Sonuç olarak, İran savaşı ABD için hem askeri hem ekonomik anlamda yüksek bir bedel gerektirdi. Trump’ın olumlu açıklamalarının aksine, savaşın birtakım doğrudan ve dolaylı etkileri halen hissediliyor ve uzun vadede ekonomi ile kamuoyu üzerinde sonuçları devam edecek.



