7 Ağustos’ta Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan savunma anlaşması bölge ülkelerinde yakından takip edilmeye devam ediyor. İsrail basını, anlaşmanın yalnızca üç ülke arasındaki askeri iş birliği açısından değil, gelecekte başka ülkelerin de dahil olabileceği daha geniş bir güvenlik mekanizmasının çekirdeği olma ihtimali üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini yazdı.

Haberde anlaşmanın zamanlamasına özellikle dikkat çekilirken, Orta Doğu’da devam eden çatışmalar ve değişen güvenlik dengeleri nedeniyle bölge ülkelerinin “ertesi güne” yönelik yeni ittifaklar geliştirmeye başladığı yorumu yapıldı.

Mekke Anlasmasi 2486731

“BİRİNE SALDIRI ÜÇÜNE SALDIRI SAYILACAK”

İsrail basınının üzerinde durduğu en kritik başlıklardan biri, Mekke Anlaşması’nda yer aldığı belirtilen ortak savunma hükmü oldu. Buna göre Türkiye, Suudi Arabistan veya Pakistan’dan birine yönelik saldırı, üç ülkeye yönelik saldırı olarak değerlendirilecek.

Anlaşmaya taraf ülkeler mekanizmanın herhangi bir devleti hedef almadığını, temel amacının savunma kapasitesini ve caydırıcılığı güçlendirmek olduğunu vurgulasa da İsrail’de yapılan değerlendirmelerde bu hükmün bölgesel krizlerde önemli sonuçlar yaratabileceğine dikkat çekildi.

Üçlü yapının genişlemesi durumunda ortak savunma ilkesinin yeni üyeleri hangi koşullarda kapsayacağı ise İsrail açısından temel soru işaretlerinden biri olarak gösterildi.

TEL AVİV’İN GÖZÜ SURİYE’DE

İsrail açısından en dikkat çekici senaryo ise Suriye’nin Mekke Savunma İttifakı’na dahil olması.

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’nin 19 Ağustos’taki Pakistan ziyareti sırasında Şam’ın anlaşmaya katılma ihtimalini değerlendirdiğini ve konunun incelendiğini açıklaması İsrail’de yakından takip edildi.

İsrail basını, bu açıklamanın ardından güvenlik çevrelerinde Suriye’nin olası üyeliğinin yaratabileceği sonuçların değerlendirilmeye başlandığını aktardı.

Haberde, “Bu aşamada Şam’da nasıl bir karar alınacağı bilinmiyor ancak Suriye’nin üçlü anlaşmaya katılmasının muhtemel sonuçları hakkında sorular gündeme geliyor” değerlendirmesine yer verildi.

Nepal’de 9 gün sonra mucize kurtuluş! Tünelden iki işçi sağ çıkarıldı
Nepal’de 9 gün sonra mucize kurtuluş! Tünelden iki işçi sağ çıkarıldı
İçeriği Görüntüle

Mekke Toplantisi Istanbul Aa 2486095

SURİYE’NİN KATILIMI İSRAİL’İN HAREKET ALANINI ETKİLEYEBİLİR

Suriye’nin anlaşmaya dahil olması halinde asıl tartışmanın ortak savunma hükmünün nasıl uygulanacağı üzerinde yoğunlaşması bekleniyor.

İsrail’in Suriye topraklarına yönelik askeri operasyonları dikkate alındığında Şam’ın Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ı kapsayan bir savunma mekanizmasının parçası haline gelmesinin yeni bir caydırıcılık unsuru yaratabileceği öne sürüldü.

Böyle bir senaryoda İsrail’in Suriye’ye yönelik herhangi bir askeri hamlesinin yalnızca Şam-Tel Aviv hattındaki dengeler üzerinden değil, Suriye’nin yeni ortaklarıyla ilişkiler açısından da hesaplanması gerekebileceği değerlendiriliyor.

Bununla birlikte Suriye’nin olası üyeliğinin İsrail’e karşı otomatik olarak askeri müdahale anlamına gelip gelmeyeceği, anlaşmanın ortak savunma maddesinin kapsamına ve tarafların siyasi kararlarına bağlı olacak.

“EN BÜYÜK KAZANAN TÜRKİYE OLABİLİR”

İsrail basınındaki analizde Suriye’nin katılımından en fazla stratejik kazanç sağlayabilecek ülkenin Türkiye olabileceği öne sürüldü.

Ankara’nın Suriye üzerindeki siyasi ve güvenlik etkisi ile Suudi Arabistan ve Pakistan’la geliştirdiği askeri ilişkilerin aynı yapı içerisinde birleşmesinin Türkiye’nin bölgesel ağırlığını artırabileceği belirtildi.

Bu senaryoda Türkiye, Körfez’den Güney Asya’ya uzanan savunma hattı ile Suriye sahası arasında bağlantı kurabilecek merkezi aktör konumuna gelebilir. Bu nedenle Şam’ın olası üyeliğinde Ankara’nın yaklaşımının Riyad ve İslamabad’ın tutumundan dahi daha belirleyici olabileceği ileri sürüldü.

229Ac0Bb Cumhurbaskani Erdogan Tarihi Mekke Anlasmasi Icin Arabistanda

SURİYELİ UZMANLARDAN İTTİFAKA KATILIM ÇAĞRISI

Haberde görüşlerine yer verilen Suriyeli uzmanların da Şam’ın anlaşmaya dahil olmasını desteklediği aktarıldı.

Uzmanların, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın sağlayabileceği siyasi ve askeri desteğin Suriye’nin savunma kapasitesini güçlendireceğini ve ülkeye dış müdahaleler karşısında daha güçlü bir caydırıcılık sağlayabileceğini savunduğu belirtildi.

Özellikle Pakistan’ın askeri kapasitesi, Suudi Arabistan’ın ekonomik gücü ve Türkiye’nin savunma sanayii ile Suriye sahasındaki etkisinin aynı yapı içerisinde buluşması, olası genişlemenin mevcut üçlü anlaşmanın ötesinde sonuçlar doğurabileceği tartışmalarını beraberinde getiriyor.

İSRAİL’E “TÜRKİYE İLE GERİLİMİ TIRMANDIRMAYIN” UYARISI

İsrail basınındaki değerlendirmede dikkat çeken son başlık ise Tel Aviv yönetimine yönelik uyarı oldu. Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin yükseldiği bir dönemde, İsrail yönetiminin bölgedeki tansiyonu daha da artırabilecek açıklama ve adımlardan kaçınması gerektiği savunuldu.

Suriye’nin olası üyeliği henüz bir ihtimal olsa da İsrail’deki tartışmalar Mekke Savunma İttifakı’nın artık yalnızca Ankara-Riyad-İslamabad üçgenindeki askeri iş birliği olarak görülmediğini ortaya koyuyor. Şam’ın da yapıya dahil olması halinde ittifakın coğrafi ve stratejik ağırlığı önemli ölçüde genişleyebilir; daha önemlisi, İsrail-Suriye hattındaki askeri denkleme Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan faktörlerinin ne ölçüde dahil olacağı yeni bir tartışma başlığına dönüşebilir.

Kaynak: Haber Merkezi