İsrail'de 27 Ekim'de gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından açıklanan sonuçlar, ülkenin siyasi dengelerinde önemli bir değişime işaret etti. Oyların yaklaşık yüzde 90'ının sayıldığı aşamada Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki sağ, aşırı sağ ve ultra-Ortodoks partilerden oluşan blok, 120 sandalyeli parlamentoda 53 milletvekilliğinde kaldı. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un öncülüğündeki muhalefet bloku 48 sandalyeye ulaşırken, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Arap partileri toplam 19 sandalye kazanarak hükümet kurma hesaplarında kilit konuma yükseldi.
NETANYAHU BLOKU MECLİS ÇOĞUNLUĞUNU KAYBETTİ
İsrail Merkez Seçim Komisyonunun açıkladığı kısmi sonuçlara göre, Netanyahu'nun liderliğindeki Likud ve müttefikleri, hükümet kurmak için gerekli 61 sandalye sınırının 8 milletvekili gerisinde kaldı.
Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloku ise 48 milletvekiliyle tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaşamadı.
Seçimlerin dikkat çeken sonucu, Arap partilerinin parlamentodaki temsilini önemli ölçüde artırması oldu. Ortak Liste 12, Ra'am ise 7 sandalye elde ederek toplam 19 milletvekilliğine ulaştı.
Böylece iki partinin toplam sandalye sayısı önceki parlamentodaki 10'dan 19'a yükselirken, Arap partileri tarihindeki en yüksek temsil düzeyine ulaştı.

LİKUD'DAN ARAP PARTİLERİNE OY HIRSIZLIĞI SUÇLAMASI
Seçim sonuçlarının ardından Netanyahu'nun partisi Likud, Arap partilerini oyları çalmakla suçladı.
Herhangi bir somut kanıt sunulmadan dile getirilen iddialar, seçim sonrası siyasi tartışmaları daha da artırdı. İsrail Merkez Seçim Komisyonu ise seçimlere ilişkin şikâyetlerin olağan inceleme süreçleri kapsamında değerlendirileceğini bildirdi.
Likud'un açıklaması, Arap seçmenlerin yüksek katılımıyla parlamentodaki temsilini artırdığı ve Netanyahu karşıtı partilerin toplam sandalye sayısının çoğunluk sınırını geçtiği bir dönemde geldi.
ARAP PARTİLERİ HÜKÜMETİN KURULMASINDA BELİRLEYİCİ OLABİLİR
İsrail'de seçim sonuçları, Arap partilerini yeni hükümetin kurulmasında önemli bir aktör haline getirdi.
Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloku ile Arap partilerinin toplam sandalye sayısı 67'ye ulaşırken, bu tablo Netanyahu karşıtı partilerin sayısal olarak parlamentoda çoğunluğu sağlayabildiğini gösterdi.
Ancak söz konusu çoğunluk, partilerin ortak bir hükümet kurma konusunda anlaşmaya vardığı anlamına gelmiyor. Muhalefet içerisindeki bazı partilerin Arap partileriyle koalisyona karşı çıkması, hükümet kurma sürecindeki temel anlaşmazlıklardan birini oluşturuyor.
Ortak Liste Başkanı Yusuf Cebareen, Netanyahu yönetimine alternatif oluşturulması gerektiğini belirterek Yahudi ve Arap toplumları arasında siyasi ortaklık kurulması çağrısında bulundu.
Cebareen, yeni dönemde dışlayıcı politikaların sürdürülmesi ile Yahudi-Arap ortaklığının geliştirilmesi arasında bir tercih yapılması gerektiğini savundu.

AHMAD TİBİ'DEN DIŞARIDAN DESTEK MESAJI
Ortak Liste bileşenlerinden Ta'al partisinin lideri Ahmad Tibi, Arap partilerinin doğrudan hükümet koalisyonuna katılma ihtimalinin düşük olduğunu ancak farklı iş birliği modellerinin değerlendirilebileceğini belirtti.
Tibi, hükümete dışarıdan destek verilmesi gibi seçeneklerin gündeme gelebileceğine işaret ederek Arap seçmenlerin seçim sonrasında ülkenin siyasi geleceğinin belirlenmesinde söz sahibi olmak istediğini ifade etti.
Muhalefetteki Demokratlar Partisi lideri Yair Golan da Arap partileriyle iş birliği yapılması çağrısında bulundu. Golan, Netanyahu yönetimine alternatif oluşturulabilmesi için muhalefetin seçim öncesindeki tutumunu yeniden değerlendirmesi gerektiğini savundu.
İSRAİL'DE YENİDEN SEÇİM İHTİMALİ GÜNDEMDE
Seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un, hükümeti kurma şansı bulunduğunu değerlendirdiği bir milletvekilini görevlendirmesi bekleniyor.
İsrail'deki yasal düzenlemeler uyarınca hükümeti kurmakla görevlendirilen lidere başlangıçta 28 günlük süre tanınıyor. Bu sürenin sonunda koalisyon oluşturulamaması halinde ek süre verilmesi veya başka bir ismin görevlendirilmesi gibi seçenekler gündeme gelebiliyor.
Hükümet kurma girişimlerinin sonuçsuz kalması durumunda ülkenin yeniden seçime gitmesi de olasılıklar arasında bulunuyor.
İsrail, 2019-2022 yılları arasında yaşanan koalisyon anlaşmazlıkları nedeniyle art arda beş genel seçime gitmişti.
Yeni seçim sonuçları, dünya kamuoyunun yakından takip ettiği İsrail'deki hükümet kurma sürecinde Arap partilerinin desteğinin önemini artırırken, Netanyahu'nun iktidarını sürdürebilmesi için mevcut ittifakının ötesinde siyasi destek bulması gerektiğini ortaya koydu.




