Müzeye girerken yaşadığı heyecanı anlatan kadın, karşılaşacağı yiyecekler nedeniyle oldukça şaşkın olduğunu söyledi.
“Dünyanın en iğrenç yemeklerini toplayıp bir müze yapmışlar. Desem ne dersiniz? İçeride Türkiye’den de yemekler var. Bakalım neler göreceğiz” diyen kadın, müzeye girişte kendilerine kusmuk torbası verildiğini belirtti. “Gezeceğimizde bizi neler bekliyor çok merak ediyorum” ifadelerini kullanan kadın, müzede gördüğü bazı yiyecekler karşısında ise “Kusacağım, ıyy çok kötü. Ay, kusacağım galiba” şeklinde tepki verdi.

FARE ŞARABI, KURTLU PEYNİR VE KOYUN GÖZLÜ İÇECEK
Müzede dünyanın farklı bölgelerinden sıra dışı yiyeceklerin bulunduğunu anlatan kadın, gördüğü ürünleri tek tek sıraladı.
Fare şarabı, kurtlu peynir, koyun gözlü içecek ve kaplumbağa çorbasının yanı sıra çok sayıda farklı yiyeceğin müzede sergilendiğini belirten kadın, karşılaştığı ürünler karşısında zaman zaman zorlandığını söyledi.
“MÜZENİN AMACI İNSANLARI ŞOK ETMEK DEĞİL”
Kadın, müzenin yalnızca insanları şaşırtmak veya tiksindirmek amacıyla kurulmadığını da anlattı. Müzenin asıl amacının farklı kültürlerde yiyeceklere yönelik bakış açısını göstermek olduğunu belirten kadın, dünyanın bir yerinde iştah açıcı kabul edilen bir lezzetin başka bir ülkede mide bulandırıcı bulunabileceğine dikkat çekti.
“İğrenme dediğimiz şey çoğu zaman biyolojik değil, kültürel bir alışkanlık” ifadelerini kullanan kadın, müzede sergilenen yiyeceklerin farklı toplumların yemek kültürleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

TÜRK TATLISINI GÖRÜNCE TEPKİ GÖSTERDİ
Müzede Türkiye’den bir tatlının da sergilendiğini gören kadın, bu duruma özellikle tepki gösterdi. “Güzelim tavuk göğsü tatlımızı alıp müzeye koymuşlar. Ağızlarının tadını bilmiyorlar. Mis gibi tatlımız ya, nesi disgusting? Sensin disgusting” diyerek tepki gösterdi.
Türk mutfağına ait tatlının “iğrenç yemek” kategorisinde sergilenmesini eleştiren kadın, tavuk göğsünün aksine oldukça lezzetli bir tatlı olduğunu savundu.

ZEHiRLİ KÖPEK BALIĞI TOPRAĞIN ALTINA GÖMÜLÜYOR
Müzede gördüğü farklı yiyeceklerden bazıları hakkında da bilgi veren kadın, Grönland’da tüketilen zehirli köpek balığından bahsetti. Kadın, bu balığın tüketilebilmesi için küçük parçalara ayrılarak toprağın altına gömüldüğünü ve belirli bir süreçten geçirildiğini anlattı.
Ünlü şef ve televizyon programcısı Anthony Bourdain’in de söz konusu ürün hakkında “Hayatımda yediğim, tattığım en kötü tadımdı” dediğini aktardı.
KELLE PAÇA TEPKİSİ: “BİZİM ÇORBAMIZ DEĞİL Mİ?”
Müzede kelle paça çorbasını da gören kadın, ürünün İran mutfağına ait olarak gösterilmesine tepki gösterdi. “İran demişler. Kelle paça bizim çorbamız değil mi?” diyen kadın, Türkiye’ye ait yemeklerin farklı ülkelerin mutfağıyla ilişkilendirilmesine de şaşırdığını dile getirdi.

ASIL SÜRPRİZ ÇIKIŞTA BAŞLADI
Kadın, müzede gördüklerinin ardından asıl deneyimin çıkışta başladığını söyledi. Müzede yalnızca yiyeceklere bakmanın yeterli olmadığını belirten kadın, ziyaretçilere bazı ürünlerin tadımının da yaptırıldığını anlattı.
“Sadece bakmak yetmez deyip leziz yemeklerden tadım yaptırıyorlar” diyen kadın, tadına baktığı ürünler arasında beklediğinden daha iyi olanların da bulunduğunu söyledi.
“BAZILARI BEKLEDİĞİMİZDEN GÜZELDİ, BAZILARI ÇOK KÖTÜYDÜ”
Müzede gördüğü ve tadına baktığı yiyeceklerin tamamının aynı şekilde kötü olmadığını ifade eden kadın, bazı lezzetlerin kendisini şaşırttığını belirtti. “Bazıları beklediğimizden güzeldi, bazıları ise hayatım boyunca unutamayacağım kadar kötüydü” diyerek müzedeki deneyimini anlattı.
Malmö’deki müze ziyaretini sosyal medya hesabından paylaşan kadının, özellikle Türk tatlısının müzede sergilenmesine yönelik tepkisi dikkat çekti.




