Artan şiddet olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Gaye Bektaş, infaz yasalarının etkisiz uygulanması, ekonomik koşulların ağırlaşması ve toplumsal yapıda yaşanan dönüşümlerin şiddeti besleyen temel unsurlar arasında yer aldığını söyledi.

“İNFAZ YASALARI CAYDIRICI ŞEKİLDE UYGULANMIYOR”
Bektaş, son yıllarda suç oranlarındaki artışın önemli nedenlerinden birinin infaz düzenlemeleri olduğunu belirterek, cezaların yeterince caydırıcı olmadığını ifade etti.
Uygulamada yaşanan zayıflıkların suç işleyen kişilerin yeniden toplum içine hızlıca karışmasına yol açtığını vurgulayan Bektaş, “İnfaz yasalarının etkisiz şekilde uygulanması, şiddetin artmasında ciddi bir rol oynuyor” dedi.
EKONOMİK KRİZ ŞİDDETİ TETİKLİYOR
Ekonomik koşulların giderek ağırlaşmasının da toplumsal huzursuzluğu artırdığını belirten Bektaş, insanların geleceğe dair umutlarının azalmasının şiddete zemin hazırladığını söyledi.
Bektaş, “Kötüleşen ekonomik şartlar, bireylerin kaybedecek bir şeylerinin kalmadığını düşünmesine neden oluyor. Bu da öfke ve saldırganlığı körüklüyor” ifadelerini kullandı.
TOPLUMSAL DEĞİŞİM VE MUHAFAZAKARLAŞMA ETKİLİ
Cinsiyet temelli şiddete de değinen Avukat Bektaş, toplumsal yapıda yaşanan değişimin kadınların toplumdaki konumunu olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Muhafazakârlaşmanın kadınların maruz kaldıkları şiddete karşı ses çıkarmalarını zorlaştırdığını savunan Bektaş, “Kadınların toplum içindeki rolü yeniden şekillendiriliyor. Bu durum, şiddet gördüklerinde tepki vermelerini de engelliyor” şeklinde konuştu.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN ÇIKIŞIN OLUMSUZ SONUÇLARI VAR
Bektaş, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden usule aykırı şekilde çıkmasının da şiddetle mücadelede önemli bir boşluk yarattığını kaydetti.
Buna rağmen 6284 sayılı Kanun’un özellikle büyük şehirlerde hâlâ uygulanmasının kısmen olumlu bir durum olduğunu belirten Bektaş, “En azından bu yasanın aktif kullanılması, mağdurlar için bir nebze koruma sağlıyor” dedi.
ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN BÜTÜNCÜL ADIMLAR ŞART
Avukat Gaye Bektaş, şiddetin önlenebilmesi için yalnızca hukuki düzenlemelerin yeterli olmadığını vurgulayarak ekonomik iyileştirmeler ve toplumsal bilinçlenmenin de büyük önem taşıdığını söyledi.
Bektaş, “Caydırıcı yasalar, güçlü sosyal politikalar ve kadınların korunmasını esas alan bir yaklaşım birlikte yürütülmedikçe şiddetin önüne geçmek mümkün değil” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.




