Gündem

Kazandığınızı mı sanıyorsunuz? Algoritma başka düşünüyor

Yazılım Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, sanal kumar ve bahis platformlarında “kazandım” hissinin algoritmalar tarafından önceden hesaplanmış bir sapmadan ibaret olduğunu belirterek, bağımlılığın bireysel iradeden çok algoritmik tasarımın ürünü olduğuna dikkat çekti.

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yazılım Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, sanal kumar ve bahis platformlarının arka planında işleyen algoritmik sistemlere ve bu sistemlerin bağımlılık üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

SANAL KUMAR VE BAHİS SİSTEMLERİ RASTLANTISAL GİBİ SUNULUYOR

Sanal kumar ve bahis sistemlerinin yüzeyde rastlantısallığa dayalı oyunlar gibi sunulduğunu belirten İldiz, bu yapıların arka planında son derece sofistike veri madenciliği ve olasılık mühendisliği süreçlerinin bulunduğunu vurguladı.

“Kullanıcıların oyun içi kalma sürelerinden risk alma davranışlarının yoğunlaştığı zaman dilimlerine kadar geniş bir yelpazede davranışsal veri setleri oluşturuluyor. Bu sistemler, tesadüf değil rasyonel işletim modelleri üzerine kurulu.” dedi.

“KAZANDIM” HİSSİ GERÇEĞİ YANSITMIYOR

Kullanıcı davranışlarının ayrıntılı biçimde profillendiğine dikkat çeken İldiz, bu profillerin yalnızca pazarlama değil, kullanıcının platformda kalıcılığını artırmaya yönelik stratejik müdahaleler için kullanıldığını ifade etti.

“House edge olarak bilinen matematiksel avantaj, uzun vadede platform lehine çalışacak şekilde kurgulanır. Anlık ve tekil kazançlar, sistemin sürdürülebilirliği için psikolojik pekiştireçtir. Dolayısıyla kullanıcı nezdinde oluşan ‘kazandım’ hissi, matematiksel beklenen değer projeksiyonu içinde önceden hesaplanmış bir sapma payıdır.” diye konuştu.

OYUNLAR OLABİLİRSİZ BİR EŞİTSİZLİK ÜZERİNE KURULU

Dijital kumar platformlarının sıkça dile getirdiği “rastgelelik” iddiasını da değerlendiren İldiz, yazılımsal süreçlerde kullanılan pseudo-random sayı üretiminin mutlak rastlantısallık anlamına gelmediğini belirtti.

“Yazılımsal rastlantısallık, belirli başlangıç değerleri üzerinden ilerleyen algoritmik hesaplamalara dayanır. Oyunların mimarisi ve ödeme tabloları zaten sistem lehine bir olasılıksal eşitsizlik üzerine kurulduğu için bu rastlantısallık, adalet garantisi oluşturmaz.” dedi.

TASARIM BAŞTAN SİSTEM LEHİNE KURGULANIYOR

Oyunların mimarisinin ve kurallarının baştan platform lehine tasarlandığını vurgulayan İldiz, riskin doğrudan manipülasyondan ziyade yapısal avantajda gizli olduğunu söyledi.

“Yazılımsal süreçlerin yönlendirme gücü, doğrudan müdahale ile değil; oyunun kurallarının istatistiksel olarak sistem lehine kurgulanmasıyla ortaya çıkar. Bu durum, kullanıcının karşı karşıya olduğu temel risk faktörlerinden biridir.” ifadelerini kullandı.

ALGORİTMALAR BAĞIMLILIĞI NASIL BESLİYOR?

Sanal kumar platformlarının kullanıcı davranışlarını gerçek zamanlı olarak izleyip analiz ettiğini belirten İldiz, bu yapıların artık birer oyun sağlayıcısından çok davranış mühendisliği merkezleri hâline geldiğini söyledi.

“Kayıp sonrası telafi motivasyonu, risk artırma eğilimleri ve küçük kazanımların yarattığı dopamin etkisi anlık olarak analiz edilerek kişiselleştirilmiş teşvik stratejilerine dönüştürülüyor.” dedi.

BAĞIMLILIK ALGORİTMİK TASARIMIN ÜRÜNÜ

Oyun süreleri, çıkış zamanları ve bonus kullanım alışkanlıkları üzerinden yapılan analizlerin mikro müdahalelerle desteklendiğini vurgulayan İldiz, bu müdahalelerin rasyonel karar verme süreçlerini baskıladığını belirtti.

“Kayıp sonrası verilen bonuslar veya görsel-işitsel uyaranların yoğunlaştırılması, kullanıcıyı sistematik bir alışkanlık ve bağımlılık döngüsüne sürüklüyor. Bu noktada bağımlılık, bireysel irade ile açıklanamayacak kadar derin bir algoritmik tasarımın ürünü hâline geliyor.” dedi.

UZUN VADEDE KAZANAN TARAF İSTİSNASIZ SİSTEM

Sanal kumar ekosisteminde uzun vadede kazananın neden her zaman sistem olduğunu da değerlendiren İldiz, bu durumun üç temel yapı üzerine kurulu olduğunu ifade etti: 1- Matematiksel üstünlük ve beklenen değer avantajı 2- Davranışsal ekonomi ve bilişsel önyargıların manipülasyonu 3- Veriye dayalı, sürekli öğrenen algoritmik sistemler. Bireysel başarı hikâyeleri istatistiksel bir gürültüden ibaret kalırken, sistemin matematiksel ve davranışsal tasarımı kârın sürdürülebilirliğini garanti eder.” diyerek sözlerini tamamladı.