Emekli Emniyet Müdürü ve eski Kriminal Daire Başkanı İrfan Bayar, uyuşturucu kullanım yaşının Türkiye’de 12’ye kadar düştüğünü, polis kayıtlarına geçen en küçük uyuşturucuya bağlı ölüm yaşının ise 11 olduğunu açıkladı. Bayar’a göre asıl tehlike, uyuşturucunun çocukların günlük yaşamına ve okul çevrelerine kadar inmiş olması. Mücadelede sokaktaki torbacılara odaklanılırken, baronların hala sistemin dışında kalması ise krizi derinleştiriyor.
![]()
"TÜRKİYE TEHLİKEYLE KARŞI KARŞIYA DEĞİL, TEHLİKENİN TAM İÇİNDE"
Uyuşturucuya başlama yaşıyla ilgili yıllardır yapılan uyarılar, bugün çok daha çarpıcı bir tabloya dönüşmüş durumda. Emekli Emniyet Müdürü İrfan Bayar’a göre Türkiye, uyuşturucu tehdidiyle henüz karşılaşan bir ülke değil; bu tehdidin tam merkezinde yer alıyor. Bayar, uyuşturucunun artık yalnızca lise çağındaki gençleri değil, ilkokul ve ortaokul çağındaki çocukları da doğrudan hedef aldığını belirtiyor. Bu tabloyu bir risk değil, yaşanan bir gerçeklik olarak tanımlayan Bayar, durumun ciddiyetini “Türkiye bu tehlikeyle karşı karşıya değil; Türkiye bu tehlikenin tam içindedir” sözleriyle ifade ediyor.

UYUŞTURUCU KULLANIM YAŞI 12, ÖLÜM YAŞI 11
Bayar’a göre sorunun vahametini ortaya koyan en çarpıcı veri, uyuşturucu kullanım yaşının 12’ye kadar düşmüş olması. Ancak tablo bununla sınırlı değil. Emniyet kayıtlarına yansıyan veriler, uyuşturucunun çocuklar için artık ölümcül bir tehdide dönüştüğünü gösteriyor. Bayar, polis kayıtlarına geçen en küçük uyuşturucuya bağlı ölüm yaşının 11 olduğunu hatırlatarak, uyuşturucunun artık “deneme” ya da “merak” aşamasında kalmadığını vurguluyor. Ona göre bu yaş aralığı, sorunun yalnızca adli değil, aynı zamanda toplumsal bir felaket boyutuna ulaştığını açıkça ortaya koyuyor.
"BİR ÜLKENİN GÜVENLİĞİ SINIRLARINI KORUMAKLA BAŞLAR, ÇOCUKLARINI KORUMAKLA DEVAM EDER"
Uyuşturucunun çocuklara bu kadar erken ulaşabilmesinin temel nedenlerinden biri, okul çevrelerinin yeterince korunamaması. Bayar’a göre ilkokul ve ortaokul önlerinde torbacıların faaliyet göstermesi, uyuşturucuyu çocuklar için ulaşılabilir ve sıradan hale getiriyor. Bu durumun artık istisnai vakalar olmadığını vurgulayan Bayar, uyuşturucunun mahalle aralarında, okul çevrelerinde ve çocukların günlük rotalarında sistematik biçimde yaygınlaştırıldığını ifade ediyor. Çocuklar, çoğu zaman neyle karşı karşıya olduklarını bile anlamadan bu ağın içine çekiliyor.

"UYUŞTURUCU BARONLARI YAKALANMADIKÇA, SOKAKTAKİ TORBACIYLA MÜCADELE EKSİK KALIR"
Bayar’ın en sert eleştirilerinden biri, uyuşturucuyla mücadelenin yönüne ilişkin. Ona göre yürütülen operasyonların büyük bölümü sokaktaki kullanıcılar ve torbacılar üzerinden ilerliyor. Ancak zincirin en tepesindeki isimler, çoğu zaman bu mücadelenin dışında kalıyor. Bayar, bu tabloyu sorgularken, uyuşturucuya erişimi sağlayan baronlar yerinde dururken, yalnızca torbacılarla yapılan mücadelenin eksik kalacağını vurguluyor. Bu eleştirisini ise “Uyuşturucu baronları yakalanmadıkça, sokaktaki torbacıyla mücadele eksik kalır” sözleriyle netleştiriyor.
"TALEBİ KESMEDEN ARZI BİTİREMEZSİNİZ"
Bayar’a göre uyuşturucu meselesi yalnızca bir güvenlik sorunu değil; aynı zamanda ciddi bir arz–talep meselesi. Uyuşturucunun ülkeye girişinin engellenememesi, kullanım yaşının giderek daha da düşmesine yol açıyor. Uyuşturucunun kara, deniz ve sınır geçişleri üzerinden ülkeye sokulduğunu belirten Bayar, içeride yapılan yakalamaların sorunu kökten çözmediğini ifade ediyor. Ona göre asıl hedef, uyuşturucunun ülkeye girişini engellemek ve bu ağı yöneten yapılara yönelik caydırıcı yaptırımlar uygulamak olmalı.
Bu yaklaşımı özetlerken Bayar, mücadelenin temel ilkesini “Talebi kesmeden arzı bitiremezsiniz; uyuşturucuyla mücadele tam olarak budur” sözleriyle ifade ediyor.

KİMYASAL UYUŞTURUCU DAHA HIZLI, DAHA ÖLÜMCÜL
Bayar, günümüzde uyuşturucunun yalnızca yaygınlaşmadığını, aynı zamanda çok daha tehlikeli hale geldiğini vurguluyor. Kimyasal içerikli maddelerin artışı, uyuşturucunun etkisini hızlandırırken ölüm riskini de katlıyor. Özellikle çocuk yaşta kullanılan bu maddelerin geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açtığını belirten Bayar, Türkiye’nin artık klasik uyuşturucu ticaretinin ötesinde kimyasal bir tehditle karşı karşıya olduğunu ifade ediyor.
OPERASYON YETMEZ, DEVLET AKLI ŞART
Bayar’a göre uyuşturucuyla mücadele yalnızca polis operasyonlarıyla sınırlandırılamaz. Her evin başına bir polis dikmenin mümkün olmadığını vurgulayan Bayar, çözümün çok daha geniş bir devlet refleksi gerektirdiğini söylüyor. Eğitim politikaları, sosyal destek mekanizmaları, okul çevrelerinin etkin biçimde korunması ve zincirin tepesindeki isimlere yönelik sert yaptırımlar, Bayar’a göre mücadelenin olmazsa olmazları arasında yer alıyor.
![]()
BU TABLO GÖRMEZDEN GELİNEMEZ
İrfan Bayar’a göre uyuşturucu kullanım yaşının 12’ye düşmesi, artık ertelenebilecek ya da görmezden gelinebilecek bir durum değil. Çocuk yaşta başlayan bu temasın bireysel yıkımın ötesinde toplumsal bir çöküşe işaret ettiğini belirten Bayar, devletin tüm kurumlarıyla bu tehdide karşı harekete geçmesi gerektiğini vurguluyor.




