CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV yayınında Seda Öğretir'in sorularını yanıtladı. Erken seçim tartışmalarına ilişkin net mesaj veren Kılıçdaroğlu, Meclis'e sunulacak bir erken seçim teklifine destek vereceklerini belirterek, "Bir an önce erken seçim olsun. Bir an önce iktidarı gönderelim. Bir muhalefet partisinin seçimden kaçma gibi bir lüksü de olamaz" dedi. Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığına yeniden aday olmayı düşünmediğini açıklarken, genel başkanlığı bırakacağı tarihe ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı.
"ERKEN SEÇİM TEKLİFİNE DESTEK VERİRİZ"
Erken seçim teklifine CHP'nin destek verip vermeyeceği sorusunu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, seçimden kaçmayacaklarını vurguladı. Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Evet, destek veririz. Bir an önce erken seçim olsun. Bir an önce iktidarı gönderelim. Bir muhalefet partisinin seçimden kaçma gibi bir lüksü de olamaz."
Erken seçim çağrısının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yeniden adaylık yolunu açabileceği yönündeki eleştirilere de yanıt veren Kılıçdaroğlu, bu yaklaşımı "seçim fırsatçılığı" olarak nitelendirdi. Kılıçdaroğlu, "Bu bir erken seçim değil, seçim fırsatçılığı. Seçim fırsatçılığını kimse kabul etmez. Doğru da değil, ahlaki de değil. Eğer erken seçim istiyorsanız karar alın, parlamentoya getirin, erken seçime gidelim. Ama kendinize belli bir alan açmak için seçim fırsatçılığı yapıyorsanız doğru değil" dedi.

"İKTİDARLA NE TEMASIM NE GÖRÜŞMEM OLDU"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Kılıçdaroğlu'nun yeniden aday olabilmek ve anayasa değişikliğine destek vermek amacıyla iktidarla anlaşma yaptığı yönündeki iddiaları da gündeme geldi. Bu iddiaları reddeden Kılıçdaroğlu, "Ne bir temasım oldu, ne görüşmemiz oldu. Bir muhalefet partisi iktidar erken seçime gidiyoruz dediğinde kaçamazsınız. Ama bu erken seçimi fırsatçılığa dönüştürürseniz kabul etmeyiz" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığına yeniden aday olup olmayacağı sorusuna ise Kılıçdaroğlu, "Hayır, öyle bir düşüncem yok. Bugünden bir cumhurbaşkanlığı tartışması yapmayı hiç doğru bulmam" yanıtını verdi. Ülkenin ekonomik ve toplumsal sorunlarına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, "Ülke gerçekten yangın yeri. Geçinemeyen aileler var, işsizlik var, uyuşturucu var, parlamento görevini yapamıyor. Kurumlarda bir çürüme yaşanıyor. Bu sorunlara kilitlenmemiz lazım. Bu sorunları çözmek için bir şeyler yapmamız lazım" dedi.
GENEL BAŞKANLIĞI BIRAKACAĞI TARİHİ AÇIKLADI
Kurultayda yeniden genel başkan adayı olup olmayacağı sorulan Kılıçdaroğlu, görevini bırakacağını belirterek, "Gemiyi güvenli limana getirdikten sonra genel başkanlığı bırakacağım. Genel başkan adayları yarışacaklar ve ben de keyifle izleyeceğim." dedi. CHP'deki arınma sürecine ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, "Arınmanın yüzde 90'ı gerçekleşti" ifadesini kullandı. Partideki kurultay tartışmalarına da değinen Kılıçdaroğlu, bazı üyelerin iradelerinin para karşılığında satın alındığını öne sürdü. Bu iddialara ilişkin şunları söyledi:
"Eleştirenlerin çoğu gerçeği bilmiyorlar. Bir kurultay oldu. O kurultayda parayla bazı üyelerin iradeleri satın alındı. Bunu alan ve veren söylüyor. CHP kurultayında asla irade parayla satın alınamaz. Bu tarihte ilk kez oldu. Tam tersine ben de evinde CHP'nin kurultayında şaibe olmaz diye video çektim. Karar çıkınca biz buraya geldik. Yoksa ben bu tartışmaların hiçbir yerinde yokum. Özgür Bey ya da bir başkası partinin genel başkanı olabilir. Hepsine parti saygı duyar. Ama iradeyi satın almak ayrı. Beni eleştirenler bunları bildikleri halde mi beni eleştiriyorlar? Ben hiçbir şey yapmadım. Biz de yeni kurultay yapacağız. İşin özü bu."
"YÜZDE 51 İÇİN PARTİLER BİR ARAYA GELECEK"
Önümüzdeki seçimlerde yeni ittifaklara ve siyasi iş birliklerine açık olup olmadıkları sorusunu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ittifakların seçim döneminin koşullarına göre şekilleneceğini belirtti. Altılı Masa'yı hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Altılı masayı biz kurduk. Erdoğan da sonra böyle bir masa kurmak zorunda kaldı. Dolayısıyla yüzde 51'i yakalamak için illa ki siyasi partiler bir araya gelecektir. Ama o, o dönemin işi" dedi. Kılıçdaroğlu, bugün öncelik verilmesi gereken konuların yolsuzluk iddiaları ve ahlaki değerlerdeki aşınma olduğunu savunarak, parlamentonun bu konuları yeterince tartışamadığını ifade etti.
Türkiye'deki mevcut yönetim sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kılıçdaroğlu, güçlendirilmiş parlamenter sistemin yanı sıra yarı başkanlık sisteminin de tartışılabileceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Mevcut sistemle bu yapının Türkiye'yi bir yere taşımadığını görüyoruz. Böyle bir yapıda Türkiye yönetilemez. Parlamento parlamento olmaktan çıkmış durumda. Çözümle ilgili bir şey üreten yok. Oysa biz oturmalıyız, konuşmalıyız, çözüm üretmeliyiz. Güçlendirilmiş parlamenter sistem de olur. Yarı başkanlık sistemi de tartışılabilir" ifadelerini kullandı.
BELEDİYELERE YÖNELİK SORUŞTURMALARDA "ÇİFTE STANDART" TEPKİSİ
CHP ve Yeni Parti belediyelerine yönelik adli ve idari işlemler, tutuklanan belediye başkanları ve ilçe başkanları hakkındaki soruları da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, yolsuzlukla mücadelenin ayrım yapılmadan yürütülmesi gerektiğini savundu. Kılıçdaroğlu, "Eğer bir yerde yolsuzluk varsa elbette yolsuzlukla mücadele edilmelidir. Bunun tek boyutlu olması doğru değil. AK Partili belediyelerdeki yolsuzlukları ben dile getirdim. Ne oldu? Hiçbir şey olmadı. Bu çifte standart, demokrasinin kuruluş ilkelerine aykırıdır, kabul edilemez" dedi. Milletvekilleri hakkında fezleke hazırlanması durumunda nasıl bir tavır alacakları sorusuna ise Kılıçdaroğlu, "Yolsuzlukta vekiller, 'Hesabını veririm' demeli. Bireysel çıkara dönük, halkın parasını yiyorsa, kendisine ve ailesine hizmet ediyorsa onun parlamentoda işi olmamalı. O oraya zenginleşmek için gelmiş oraya" yanıtını verdi.

İMAMOĞLU'NUN TUTUKLULUĞUNA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Ekrem İmamoğlu'nu siyasi tutuklu olarak görmediğine ilişkin önceki sözleri hatırlatılan Kılıçdaroğlu, bu görüşünü koruduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, "Elbette. Tutuklanma gerekçesi siyasi söylemlerinden ötürü değil. Başka nedenlerle yargılanıyor. Diğer belediye başkanları da öyle. Ama çifte standardın olduğunu az önce ifade ettim. Yargı siyasallaşmamalı. Yargı sopa olarak kullanılmamalı" dedi. Gözaltı ve tutuklama süreçlerine yönelik eleştirilerini de dile getiren Kılıçdaroğlu, "Ben kim olursa olsun evinin basılmasını da doğru bulmam. Önce alıyorsunuz sabahın köründe, hapiste kalıyor… Bir süre sonra delil bulmazsanız ne olacak? Yargılama sistemlerini de doğru bulmuyorum" ifadelerini kullandı.
FON SORUŞTURMASI İÇİN "SOYGUN DÜZENİ" İFADESİ
Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, siyasette ve bürokraside çürüme yaşandığını savundu. Soruşturmanın kapsamının genişletilmesi ve sorumluların açıklanması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Siyasette ve bürokraside çürüme var. El ele verdiler, devletin kurumunda vatandaşı soydular. Borsada soygun düzenine imza atıldı. Ama kimse soygun düzeni var demedi. Uluslararası kredi şirketleri 'Türkiye'de bir şey oluyor' deyince üzerine gittiler. Kirli işi yapanlar belli. İktidar 'Üzerine gidiyoruz' diyor. Bu vurgunu yapanların listelerini niye açıklamıyorlar? Bir kişiyi aldılar, tutuklandı. Diğerleri kim? İlgili kurumdakiler hala görevinin başında. Açığa alınmaları lazım, ilgililerin de açığa alınması lazım. Soruşturmanın örgütlü bir suç kapsamında yapılması lazım. Soruşturmanın da bütün boyutlarının açığa çıkması lazım."

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE" SÜRECİNE DESTEK
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin görüşlerini de paylaşan Kılıçdaroğlu, süreci doğru bulduğunu ve başarıyla sonuçlanmasını umduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Terörsüz Türkiye olayını doğru buluyorum. Umarım iyi bir şekilde başarıyla sonuçlanır. Bu sorunun çözümü için 1980'lerden beri mücadele ediyoruz. Ama o dönem soruşturmalar açıldı 'Neden bunu yapıyorsunuz?' diye. Şimdi Meclis'e geldi, konuşuldu. Bu yasanın sağlıklı bir şekilde sonuçlanmasını bekliyoruz. Bölgenin huzurlu olması lazım. Türkiye'nin dominant olarak öne çıkması lazım. Kendi iç sorunlarıyla boğuşmaması lazım" dedi.
TÜRK ASKERİNİN GÖREVİNE İLİŞKİN ŞARTLI MESAJ
Mekke Anlaşması kapsamında Türk askerinin herhangi bir bölgeye gönderilmesine yönelik olası tezkere sorusunu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, tezkerenin amacının belirleyici olacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Tezkerenin geliş amacı önemli. Askerimiz orada var. Eğitim amacıyla gidebilir. Bölgedeki bir savaş için askerimizin orada olmasını istemeyiz. Yeni dünya düzeninde kurucu bağımsız güç olmak zorundasınız. Yoksa çok şey kaybedersiniz. Türkiye bölgesel bir güç olmak zorundadır yoksa dünyada söz sahibi olamazsınız" ifadelerini kullandı. Libya ile Akdeniz'de yapılan anlaşmayı da değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Bugün gelinen noktada Libya ile yapılan Akdeniz'deki anlaşma mükemmel bir anlaşma. En ufak bir tereddüdüm yok burada. Türkiye her alanda etkinliğini göstermek zorundadır. Siz eğer bu gücünüzü göstermezseniz oyun kurucu olamazsınız. Akdeniz'de Türkiye oyun kurucu olmak zorunda" dedi.
ABD ARA SEÇİMLERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
ABD'deki ara seçim sonuçlarının Türkiye'ye olası etkilerine ilişkin soruyu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, sonuçların sürpriz olmadığını ifade etti. Kılıçdaroğlu, "ABD'deki seçim sonuçları sürpriz olmadı. Bu sonuç tahmin ediliyordu. ABD'nin dış politikası açısından seçim sonuçları dış politikasını değiştirebilir. Ama yine ABD'nin dünyada ana aktörü olma konusunda kararlılıktan vazgeçeceğini düşünmüyorum" değerlendirmesinde bulundu.





