Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun ardından sürdürdüğü ABD temasları kapsamında Washington’da Türk basınıyla bir araya geldi. KKTC Washington Temsilciliği’ndeki toplantıda Kıbrıs meselesini değerlendiren Ertuğruloğlu, iki egemen eşit devlet ve eşit uluslararası statü politikasından geri adım atmayacaklarını söyledi.
Ertuğruloğlu’nun açıklamalarında Kıbrıs’taki müzakere sürecinin yanı sıra Güney Kıbrıs’ın İsrail, ABD ve diğer ülkelerle askeri ilişkileri de öne çıktı. KKTC Dışişleri Bakanı, adadaki güvenlik dengesinin Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin varlığıyla korunduğunu savundu.
“RUMLARLA YENİ BİR ORTAKLIK KURMA SEÇENEĞİ YOK”
Kıbrıs’ta federasyon veya yeni bir ortaklık modelini gündemlerinde görmediklerini belirten Ertuğruloğlu, “Rumlarla yeni bir ortaklık kurma diye bir seçenek yoktur” dedi. Geçmişte ortak bir devlet yapısının denendiğini hatırlatan KKTC Dışişleri Bakanı, bundan sonraki ilişkinin iki ayrı devlet arasında komşuluk temelinde kurulabileceğini ifade etti.
Ertuğruloğlu, uluslararası toplumun Rum tarafına adanın tek meşru devleti olarak yaklaşmasının çözüm arayışlarını etkilediğini savundu. Mevcut durumu “iki komşu egemen eşit devlet” sözleriyle tanımlayan Bakan, KKTC’nin dış politika çizgisinin Türkiye ile birlikte sürdürüleceğini söyledi.
BM’NİN ROLÜNE ELEŞTİRİ
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bu yıl yapılan görüşmeye katılmamayı tercih ettiğini söyleyen Ertuğruloğlu, kararının nedenlerine girmek istemediğini belirtti. BM Genel Sekreteri’nin kişisel yaklaşımından bağımsız olarak Güvenlik Konseyi kararlarıyla belirlenen çerçevenin dışına çıkamayacağını savundu.
Ertuğruloğlu’na göre BM Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs meselesine yaklaşımı değişmeden müzakerelerden sonuç alınması mümkün değil. Rum tarafına “devlet”, Kıbrıs Türk tarafına ise “toplum” olarak yaklaşılmasını eleştiren Bakan, önce tarafların uluslararası statüsüne ilişkin tutumun değişmesi gerektiğini dile getirdi.

İSRAİL’İN GÜNEY KIBRIS’TAKİ ETKİSİNE TEPKİ
Güney Kıbrıs’ın başka ülkelerle geliştirdiği askeri ilişkileri değerlendiren Ertuğruloğlu, özellikle İsrail’in adadaki artan etkinliğinden rahatsızlık duyduklarını söyledi. “İsrail’in Güney Kıbrıs’ta bu kadar etkin bir konuma gelmesinden memnun değiliz” diyen Bakan, bu ilişkinin adanın güvenliği açısından sorun yarattığını savundu.
Ertuğruloğlu, Güney Kıbrıs’ın Fransa ile anlaşmalarını, ABD’den silah alımını ve askeri eğitim faaliyetlerini de eleştirdi. KKTC’nin güvenlik konusunda endişe taşımadığını belirterek bunu Türkiye’nin garantörlüğüne ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin adadaki varlığına bağladı. Türk askerinin varlığını, Rum tarafına yönelik bir tehdit değil, caydırıcı bir unsur olarak nitelendirdi.
ABD’YE SİLAH VE EĞİTİM SORUSU
Washington’daki temaslarında ABD’nin Güney Kıbrıs’a sağladığı askeri desteği gündeme getirdiğini anlatan Ertuğruloğlu, Amerikan tarafına bu eğitimin ve silah satışlarının amacını sorduğunu söyledi. Bakan, “Bize karşı kullansınlar diye mi silah satıyorsunuz?” sorusunu yönelttiğini aktardı.
ABD’nin Kıbrıs meselesinde arabulucu rolü üstlenmesine de sıcak bakmadıklarını belirten Ertuğruloğlu, BM Genel Sekreteri’nin görevinin arabuluculuk değil, iyi niyet misyonu olduğunu savundu. Herhangi bir ülkeye düşmanca yaklaşmadıklarını söylemekle birlikte KKTC’nin güvenlik ve dış politika konularında Türkiye ile birlikte hareket edeceğini vurguladı.

“KIBRIS MESELESİ TÜRK ULUSUNUN DAVASIDIR”
Kıbrıs meselesinin yalnızca adadaki iki toplum arasındaki bir anlaşmazlık olarak görülemeyeceğini ifade eden Ertuğruloğlu, “Kıbrıs meselesi ulusal bir davadır. Türk ulusunun bir davasıdır” dedi. KKTC’nin dış politikadaki yolunun belli olduğunu söyleyerek bundan sonraki önceliğin ülke içindeki koşulları geliştirmek olması gerektiğini belirtti.
Kıbrıs Türk halkının karşı karşıya olduğu izolasyonlara da değinen Bakan, buna rağmen KKTC’deki yaşam koşullarının dışarıda çizilen tablodan farklı olduğunu savundu. Ertuğruloğlu, ülkeyi daha iyi sosyoekonomik şartlara ulaştırmanın kendi sorumlulukları olduğunu belirterek “Güçlü Türkiye, güçlü KKTC” mesajını verdi.


