Küresel ısınmanın etkisiyle sivrisinek kaynaklı tropikal hastalıkların coğrafi sınırlarının genişlediği belirtilirken chikungunya virüsünün de daha önce görülmediği bölgelerde risk oluşturmaya başladığı ifade edildi. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Muharrem Güler, hastalığın belirtileri, bulaş yolları ve korunma yöntemlerine ilişkin uyarılarda bulundu.

BELİRTİLER HAFTALARCA SÜREBİLİYOR
Chikungunya virüsünün en yaygın belirtilerinin ani başlayan yüksek ateş ve şiddetli eklem ağrıları olduğu aktarıldı. Hastalığın kuluçka süresinin genellikle üç ila yedi gün arasında değiştiği, bazı vakalarda bu sürenin 12 güne kadar uzayabildiği bildirildi.
Uzmanlar, özellikle el, ayak, bilek ve dizlerde görülen ağrıların bazı hastalarda haftalar hatta aylar boyunca devam edebildiğini belirtti. Ayrıca baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, mide bulantısı ve cilt döküntülerinin de sık görüldüğü ifade edildi.
SİVRİSİNEKLER ANA BULAŞ KAYNAĞI
Virüsün insandan insana doğrudan bulaşmadığı, temel bulaş yolunun enfekte sivrisinekler olduğu kaydedildi. Özellikle “Aedes” türü sivrisineklerin taşıyıcı olduğu vurgulandı.
Durgun su birikintilerinin sivrisinek üremesi için en uygun ortamı oluşturduğu belirtilerek çevre temizliği ve kişisel korunmanın önemine dikkat çekildi.
ÖZEL TEDAVİ VE AŞI DURUMU
Chikungunya virüsüne karşı spesifik bir antiviral tedavi bulunmadığı, tedavinin semptomların hafifletilmesine yönelik uygulandığı ifade edildi. Ateş ve ağrı kontrolü ile sıvı tüketiminin önem taşıdığı bildirildi.
Türkiye’de yaygın kullanılan bir aşı bulunmadığı, ancak yurt dışında FDA onaylı bazı aşıların kullanımda olduğu aktarıldı.
RİSKLİ BÖLGELERDE ÖNLEM ÇAĞRISI
Uzmanlar, özellikle tropikal bölgelere seyahat edecek kişilerin sivrisinek kovucu kullanması, açık alanlarda koruyucu kıyafet tercih etmesi ve seyahat öncesi sağlık danışmanlığı alması gerektiğini belirtti.





