Kuyumcu Aytürk Sancar, ons altındaki düşüşle birlikte dükkana gelen müşterinin sorusunun da değiştiğini söyledi. Sancar'a göre kimi müşteri fırsat kollarken kimi daha fazla düşüş bekliyor.

"Fiyat gerileyince kapıdan giren müşterinin sorusu da değişti. Kimi 'şimdi almanın zamanı mı' diye merak ediyor, kimi de 'biraz daha düşsün' deyip bekliyor. Piyasa tek yöne gitmiyor. Biz herkese aynı öneriyi veriyoruz, cebinize ve ihtiyacınıza bakın" diyen Sancar, ons altının bir günde bile birkaç kez yön değiştirdiğini hatırlattı.
ONS DÜŞTÜ AMA GRAM AYNI ORANDA İNMEDİ
Ons altın 2 Ocak'ta 4.375 dolardı, 21 Ekim'de 4.120 dolara kadar geriledi. Gram altın aynı dönemde 6.051 liradan 21 Ekim saat 11.39 itibarıyla 6.571 liraya çıktı. Aradaki farkı dolar/TL kuru yarattı, kur yıl başından bu yana yaklaşık hesapla yüzde 15 yükseldi.
"Gram altının fiyatı iki şeye bağlı, dünyadaki ons ve doların lira karşılığı. Ons düşse de kur çıkınca bizde gram aynı oranda inmiyor. Müşteriye hep şunu söylüyoruz, altın dünyada dolarla alınıp satılıyor, biz onu liraya çevirip tezgaha koyuyoruz" diyen Sancar, fiyatların artık anlık değiştiğini belirtti. "Dünyada bir haber düştüğü an ekrandaki rakam oynuyor, biz de etiketi ona göre güncelliyoruz. Müşteriye aldığı fiyatın o dakikanın fiyatı olduğunu baştan söylüyoruz" dedi.

BİRİKİMDE GRAM, DÜĞÜNDE ÇEYREK ÖNE ÇIKIYOR
Sancar'a göre dükkana hem alan hem satan geliyor, fiyat biraz gerileyince alıcı çoğalıyor. "Birikim yapmak isteyenin tercihi çoğunlukla gram. Hediyede ve düğünde çeyrek yerini koruyor. Bilezik daha çok takmak için alınıyor. Gümüş soran da çıkıyor ama ilginin büyük kısmı yine altında" dedi.
Düğünlerde de bütçe belirleyici oldu. "Kimi aile çeyrek yerine gram ya da daha hafif ürün alıyor, kimi taktığı altının sayısını azaltıyor. Ama düğünde altın takma adeti sürüyor" diyen Sancar, panikle altın bozdurup pişman olanların hikayelerini esnaf arasında sık duyduğunu söyledi. Sancar'ın tavsiyesi, gerçekten ihtiyaç yoksa yalnızca o günün fiyatına bakıp satmamak.
AYNI GÜN SATAN MAKAS KADAR KAYBEDİYOR
"Kuyumcunun kirası, işçiliği, taşıdığı risk var, alış ile satış arasındaki fark buradan doğuyor. Müşteri bunu hesabına mutlaka katmalı. Bugün alıp bugün satarsanız o fark kadar eksik çıkarsınız. Kısa vadeli düşünen için bu çok önemli" diyen Sancar, takıda işin bir adım daha pahalı olduğuna dikkat çekti.

"Takıda altının kendisine ek olarak işçilik ödeniyor. Bozdururken ise çoğunlukla sadece altın değeri hesaplanıyor, işçilik geri gelmiyor. 14 ayar bilezik gibi ürünlerde aldığınızla sattığınız arasındaki fark bu yüzden büyüyebiliyor" diyen Sancar, birikim yapacak olana işçiliği düşük ürünü, takmak isteyene takıyı önerdiklerini söyledi. Sancar'a göre eski bileziği yenisiyle değiştirmek yerine bozdurup gram almak da işçiliği azaltıyor.
AYTÜRK SANCAR ALIRKEN FATURA VE AYAR DAMGASI İSTENMESİNİ ÖNERDİ
"Faturayı mutlaka isteyin. Üründe ayar damgası bulunmalı. Gram ya da külçe alıyorsanız paketine ve sertifikasına bakın. Faturada ayarın ve gramın yazdığından emin olun" diyen Sancar, sahte ve düşük ayarlı ürüne karşı en kolay yolun bilinen ve kayıtlı bir kuyumcudan faturayla almak olduğunu söyledi. "Piyasanın çok altında bir fiyat görüyorsanız şüphelenin. İçinize kurt düştüyse ürünü güvendiğiniz bir kuyumcuya götürüp ayarını ölçtürün" dedi.
İnternetten alışveriş yapacaklara da uyarısı var. "Karşınızdakinin kim olduğunu, adresini, vergi kaydını bilmeden para göndermeyin. Fiyat ne kadar cazip olursa olsun fatura ve güvence yoksa bütün risk size kalır" diyen Sancar, altın bozduracakların bir iki yerden fiyat alıp karşılaştırmasını, ayarın ve gramın gözlerinin önünde tartılmasını istemesini önerdi.
Gümüşte son haftalardaki sert düşüş için de Sancar'ın uyarısı net. "Gümüşe soran var, özellikle daha küçük bütçeyle bir şey almak isteyenler. Ama gümüşün fiyatı daha sert oynayabiliyor, bunu da anlatıyoruz" dedi. Banka altın hesabı ile fiziki altın arasında seçim yapacaklara ise ne amaçla kullanacaklarına göre hem bankalarına hem kuyumcularına sorarak karar vermelerini önerdi.

