Lavrov, Orta Doğu'daki krizin küresel ekonomi için risk oluşturduğunu belirterek derhal ateşkes çağrısında bulunurken, Bayramov ise Azerbaycan-Ermenistan hattındaki barış sürecinin bölge için yeni bir güvenlik düzeni sunduğunu ifade etti.
"HÜRMÜZ VE BABÜLMENDEB'DE GÜVENLİK RİSKİ"
İran ve Orta Doğu’daki gelişmeleri değerlendiren Sergey Lavrov, Hürmüz Boğazı'nın kapalılığı ile Husilerin Babülmendep Boğazı'na yönelik tehditlerinin petrol ticareti başta olmak üzere küresel ekonomi için ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekti. İsrail’in Suriye ve Lübnan’daki faaliyetlerinin gerilimi tırmandırdığını belirten Lavrov, tüm taraflara derhal ateşkes çağrısı yaparak bölgenin eski normale dönmesi gerektiğini savundu.

RUSYA-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİNDE "POTANSİYEL" VURGUSU
Moskova-Bakü arasındaki ekonomik iş birliğinin 5 milyar dolarlık ticaret hacmi ve 11 milyar dolarlık yatırım seviyesiyle güçlü bir ivme yakaladığını belirten Lavrov, medya etkileşiminin artırılarak yanlış anlaşılmaların önüne geçileceğini kaydetti. İki bakan, Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru'nun geliştirilmesi ve Hazar bölgesindeki çevresel sorunların çözümü noktasında ortak bir irade sergiledi.
"GÜNEY KAFKASYA'DA YENİ GÜVENLİK DÜZENİ"
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, 44 gün süren savaşın bölgede egemenlik ve toprak bütünlüğü temelli yeni bir güvenlik düzeni oluşturduğuna vurgu yaptı. Ermenistan ile fiilen barışın sağlandığını belirten Bayramov, bu sürecin tamamlanmasının uzun vadeli müreffeh bir bölge oluşumu için gerekli şartları sağlayacağını dile getirdi. Lavrov ise Batı'nın bölgeyi jeopolitik çatışma alanına dönüştürme çabalarına karşı, "Güney Kafkasya Bölgesel Platformu"nun, dış müdahaleler olmaksızın sorunların çözümü için tek çözüm yolu olduğunu savundu.
UKRAYNA KRİZİ VE "TRUMP" PARANTEZİ
Ukrayna krizi hakkındaki soruları yanıtlayan Lavrov, Rusya'nın ABD Başkanı Donald Trump'ın çözüm tekliflerine olumlu yaklaştığını ancak Avrupa’daki müttefiklerin bu girişimi engellemeye çalıştığını öne sürdü. Bayramov ise Azerbaycan’ın çatışmadan duyduğu derin endişeyi dile getirerek, sorunun uluslararası hukuka uygun şekilde, barışçıl yollarla çözülmesi çağrısını yineledi.




