Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında milyonlarca öğrencinin ter dökeceği sınav için geri sayım sona ererken, sınav kaygısı ve stres konusu yeniden gündeme geldi. Yarın gerçekleştirilecek kritik sınav öncesi uzmanlar, özellikle ergenlik dönemindeki öğrencilerin yoğun baskı altında kalabildiğine dikkat çekerek, kaygının doğru yönetilmemesi halinde akademik performansı olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
Psikolog Dilara Ocak, sınav dönemlerinde öğrencilerin yaşadığı kaygı, aile ve öğretmen tutumlarının etkisi ve psikolojik destek yöntemlerine ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya değerlendirmelerde bulundu. Ocak, sınav sürecinin yalnızca akademik değil, aynı zamanda psikolojik bir süreç olduğuna dikkat çekti.
“BAŞARIYLA SEVGİ İLİŞKİSİ KAYGIYI ARTIRIYOR”
Psikolog Ocak, bazı aile ve öğretmen tutumlarının öğrencilerin kaygı düzeyini artırabildiğini belirterek, sevgi ve değerin başarıyla ilişkilendirilmesinin çocuklarda baskı oluşturduğunu söyledi. Öğrencilerin sınavı yalnızca bir değerlendirme aracı olarak değil, aynı zamanda kendi değerlerinin ölçüldüğü bir alan gibi algılamaya başladığını ifade eden Ocak, bu durumun kaygıyı artırdığını vurguladı.
“KOŞULSUZ KABUL EN ÖNEMLİ İHTİYAÇ”
Aile ve öğretmenlere önemli bir görev düştüğünü belirten Ocak, süreç odaklı yaklaşımın önemine dikkat çekti. Öğrencinin yalnızca sonucuna değil, gösterdiği emek ve gelişime de odaklanılması gerektiğini söyledi. Ocak, “Çocukların duymaya ihtiyacı olan mesaj, ‘Bu sınav önemli olabilir ama senin değerin bir sınav sonucundan çok daha büyük’ olmalıdır” dedi.
“KAYGI NORMAL, ÖNEMLİ OLAN YÖNETEBİLMEK”
Sınav dönemlerinde yaşanan kaygının doğal olduğunu belirten Ocak, öğrencilerin çoğu zaman kaygılandıkları için daha fazla kaygı yaşadıklarını ve bunun bir kısır döngü oluşturduğunu ifade etti. Öğrencilere ilk aşamada kontrol edebilecekleri alanlara odaklanmalarını öneren Ocak, günlük çalışma düzeni, çözülen soru sayısı ve uyku gibi faktörlerin yönetilebilir olduğunu söyledi.
“KAYGIYI DÜŞMAN DEĞİL, YÖNETİLMESİ GEREKEN BİR DUYGU OLARAK GÖRMEK GEREKİR”
Ocak, kaygının tamamen ortadan kaldırılması gereken bir duygu olmadığını belirterek, “Başarıya ulaşan insanların ortak noktası hiç kaygı yaşamamaları değil, kaygılarına rağmen yollarına devam edebilmeleridir” değerlendirmesinde bulundu.
“SINAV HAYATIN TAMAMINI BELİRLEMEZ”
Sınavların önemli olabileceğini ancak bir insanın değerini, potansiyelini ve hayatının tamamını belirlemediğini vurgulayan Ocak, öğrencilerin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin bu gerçeği hatırlamak olduğunu ifade etti.



