Dava sürecinde sanığın akıl sağlığına dair raporlar tartışma konusu olurken, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'nun "cezai ehliyeti vardır" görüşü karara temel oluşturdu. Mahkeme heyeti, sanığa önce ağırlaştırılmış müebbet cezası verdi, ardından "haksız tahrik" hükümlerini uygulayarak cezayı 17 yıla indirdi.
CEZAİ EHLİYET TARTIŞMASI ADLİ TIP İLE ÇÖZÜLDÜ
Süreç boyunca sanığın 7 yaşından bu yana mental bozukluk nedeniyle tedavi gördüğü savunması yapıldı. Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin "cezai ehliyeti yoktur" raporuna karşılık, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'nun hazırladığı raporda, sanığın suç tarihinde cezai ehliyetinin tam olduğu yönünde görüş bildirilmesi davanın seyrini belirledi.

17 YIL HAPİS CEZASINA İNDİRİLDİ
Mahkeme heyeti, "kasten öldürme" suçunu sabit görerek sanığı başlangıçta ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Ancak heyet, olayın oluş şekli ve taraflar arasındaki tartışma süreci nedeniyle "haksız tahrik" indirimine giderek cezayı 17 yıl hapis cezasına düşürdü.
AİLE İÇİ ŞİDDET VE TRAJİK SON
Olayın yaşandığı 5 Nisan 2024 tarihinde Başharık Mahallesi'nde meydana gelen bu aile içi trajedi, sanığın annesiyle boşanmış olan babasıyla yaşadığı gerginliğin bir sonucu olarak kayıtlara geçmişti. Kararın açıklanmasıyla birlikte hukuk çevrelerinde "haksız tahrik indirimi" uygulaması üzerine tartışmalar yeniden başladı.




