Bugün sabah saatlerinde Manisa'nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde meydana gelen ve 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırı, gündeme gençler arasında şiddete yönelimin giderek artmasını getirdi. Uzman Psikolog Kıvanç Tığlı, Türkiye'de giderek artan Amerikanvari okul saldırılarının altında yatan psikolojik nedenleri, sanal dünyanın yıkıcı etkilerini ve çocukları eğitim hayatlarında karşılaştıkları bu sarmaldan korumanın yollarını tüm boyutlarıyla değerlendirdi.

SEVGİ VE ONAY EKSİKLİĞİ YANLIŞ GRUPLARA İTİYOR
Şiddete başvuran çocukların arka planında genellikle karşılanmamış duygusal ihtiyaçlar bulunduğuna dikkat çeken Uzman Psikolog Kıvanç Tığlı, aile ortamında yeterli ilgi, sevgi ve kabul göremeyen çocukların bu eksikliği yanlış arkadaş gruplarına dahil olarak gidermeye çalıştığını ifade etti. Tığlı, günümüzde çocuklarda artarak görülen dürtü kontrol yetersizliği, empati yoksunluğu, kendini yalnız ve güvensiz hissetme ile muhakeme gücünün zayıf olmasının da bu tehlikeli süreci tetikleyen önemli faktörler arasında yer aldığını belirtti.
SANAL OYUNLARDAKİ TEHLİKE: ŞİDDETLE KAZANILAN SAHTE ONAY
Çocukları şiddete yönelten bir diğer önemli unsurun sanal ortamdaki içerikler olduğunu vurgulayan Tığlı, çocukların şiddet içerikli oyunlarda savaşarak ve şiddet göstererek seviye atladığını kaydetti. Tığlı'nın tespitlerine göre çocuklar, gerçek hayatta bulamadıkları takdir ve güven duygusunu bu sanal başarılardan elde etmeye çalışırken, özellikle utangaç ve içe kapanık yapıdaki çocuklar bu tür platformları bir sosyalleşme aracı olarak kullanıyor.

AİLE İÇİ ŞİDDET VE TRAVMALARIN ERGENLİĞE YANSIMASI
Çatışmaların karşılıklı konuşarak değil, şiddete başvurularak çözümlendiği ailelerde büyüyen çocukların şiddeti normal bir iletişim dili olarak kabul ettiğini aktaran Tığlı, bu ortamda büyüyen çocukların derin travmalar yaşadığını ve güven duygularının zedelendiğini dile getirdi. Tığlı, ergenlik dönemine giren bu çocukların en ufak bir tartışmada travmalarının tetiklendiğini, dış dünyayı tehlikeli bir yer olarak algılayarak kendilerini korumak içgüdüsüyle suça ve şiddete yöneldiklerini ifade etti.

EBEVEYNLER İNTERNET KULLANIMINI SUÇLAMADAN DENETLEMELİ
Yaşanan şiddet olaylarının ardından ebeveynlere düşen hayati görevleri de sıralayan Tığlı, çocukların bu tür olayları tekrar tekrar izlemesinin kesinlikle engellenmesi gerektiğinin altını çizdi. Ailelerin, çocuklarının internet aktivitelerini yargılamadan ve suçlamadan takip etmesi gerektiğini belirten Tığlı, çocuklara olaylarla ilgili duygu ve düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri, empatiye dayalı bir iletişim ortamı sunulmasının önemini vurguladı.
KAYGILI ANNE BABALAR ÇOCUĞA GÜVENSİZLİK AŞILIYOR
Yetişkinlerin kendi çocukluklarına dair çözülmemiş travmaları bulunuyorsa mutlaka psikolojik destek almaları gerektiğini belirten Tığlı, şiddet geçmişi olan ebeveynlerin çocuklarına karşı aşırı korumacı ve kaygılı yaklaşabildiğini kaydetti. Tığlı, yetişkindeki bu kaygının sözsüz bir şekilde bile çocuğa aktarılabileceğine dikkat çekerek, bu durumun çocuğun dış dünyayı tehlikeli algılamasına, derslere odaklanamamasına ve yakın arkadaşlıklar kuramamasına yol açtığını ifade etti. Tığlı ayrıca, travmatik geçmişe sahip ebeveynler için EMDR terapisinin son derece etkili bir iyileşme aracı olduğunu hatırlattı.

TRAVMA SONRASI BELİRTİLERE DİKKAT
Toplumsal travma yaratan olayların ardından çocuklarda ve gençlerde görülebilecek davranış değişiklikleri konusunda da uyarılarda bulunan Tığlı, gençlerin sürekli tetikte ve güvensiz hissedebileceğini, "her an kötü bir şey olacak" tehdidiyle ani öfke patlamaları ile sinirlilik yaşayabileceğini belirtti. Eskiden neşeli olan bir gencin içine kapanabileceğini, okul başarısının düşebileceğini ve sohbet esnasında boşluğa dalabileceğini ifade eden Tığlı; uyku düzensizlikleri, karın ve mide ağrısı gibi psikosomatik rahatsızlıkların yanı sıra, acıdan ve üzüntüden kaçmak için madde veya sigara kullanımına yönelme riskine karşı ailelerin çok daha dikkatli ve gözlemci olması gerektiğini sözlerine ekledi.




