MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda çerçeve yasanın amacı, kapsamı, istisnaları ve soruşturma ile kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin hükümleri tek tek açıkladı. Yıldız, kanunun hukuki niteliğinin “ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme” olduğunu belirtti.
“TEKRAR TEKRAR YAZACAĞIZ”
Feti Yıldız, kamuoyunda tartışılan düzenlemeye ilişkin paylaşımına, “Tekrar tekrar yazacağız.!. Her zeminde anlatmaya devam edeceğiz…..” ifadeleriyle başladı. Yıldız, açıklamasında kanunun TBMM'deki kabul sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi 367 milletvekilinin imzası ile TBMM Başkanlığına sunulmuş, 467 milletvekilinin oyuyla 10 Ağustos 2026’da kabul edilerek kanunlaşmıştır. Yüksek bir temsille kurulan,her görüşün temsil edildiği 21 kez toplanan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda oluşan, ülke ve millet çıkarlarını önceleyen anlayış kanunun çok yüksek bir oyla kabul edilmesini sağlamıştır.
Rekor oyla kabul edilen kanunun amacı her normal insanın anlayacağı kadar açıktır.
1-PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verilmesi.
2-Örgütün kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim etmesi.
3-Silah ve mühimmatın tesliminin güvenlik kurumlarınca tespiti.
4-Örgütün fiili varlığına son verdiğine, silah ve mühimmatın teslim edildiğine ilişkin tespitlerin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının alınması ve bu kararın Resmi Gazetede yayımlanması.
5-Resmi Gazetede yayımlanmayı takiben yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile mahkumiyet hükümlerinin ertelenmesi amaçlanmıştır.”
İSTİSNALARI TEK TEK SIRALADI
Yıldız, kanunun istisnalarına ilişkin de ayrıntılı açıklama yaptı:
“Bu kanunun istisnaları:
1–1 Haziran 2005’ten önce işlenmiş ve ağırlaştırılmış müebbet ile müebbet hapis cezasını gerektiren suçların failleri bu suçlardan haklarında mahkumiyet olmasa bile kanundan yararlanamaz.
2–Failin kanun kapsamına dahil olmaması için yani istisna tutulması için hakkında soruşturma veya kovuşturmanın bulunması yeterlidir.
3–Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçları herhangi bir zaman sınırına tabi olmaksızın istisnalar kapsamındadır. Burada da kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması şart değildir.
Faillerle ilgili soruşturma veya kovuşturmaya başlanmış olması yeterlidir.”
SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMALAR İÇİN ERTELEME
Yıldız, soruşturma ve kovuşturmaların hangi şartlarda ve ne kadar süreyle ertelenebileceğini de şöyle açıkladı:
“Soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi:
1–Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl,
2–Onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar on yıl süreyle ertelenir.
3–Erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemez.
4–Bu suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilir. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilir ve Hazineye irat kaydedilir. Karar, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edilir. Kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve mercii gösterilir.”
“MAHKUMİYET HÜKÜMLERİNİ ORTADAN KALDIRAN BİR DÜZENLEME DEĞİL”
Yıldız, açıklamasının devamında düzenlemenin hukuki niteliğine ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu.
“A-Kanun mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir.
B-Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını korumakta;
C-Suçun vasfına, mahkûmiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.
Bu yönüyle kanun,hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır.”









