CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) başkanvekilliği seçiminde CHP’nin aday çıkarmayacağını ve Yeni Parti’nin adayı Ayşe Ünlüce’yi destekleyeceğini duyurdu. Sarı, iş birliği girişimlerinin sonuçsuz kaldığını belirterek, TBB’nin AK Parti’ye geçmemesi için bu kararı aldıklarını söyledi.
CHP’de Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM) toplantıları Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıların ardından açıklama yapan Parti Sözcüsü Müslim Sarı, ekonomi, fon soruşturması, belediyelere yönelik operasyonlar ve TBB başkanvekilliği seçimi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
TBB SEÇİMİNDE AYŞE ÜNLÜCE’YE DESTEK
Türkiye Belediyeler Birliği başkanvekilliği seçiminin yarın yapılacağını belirten Sarı, muhalefetin delege sayısı bakımından Cumhur İttifakı’nın önünde olduğunu ifade etti. Yaklaşık 860 delegenin 370’inin Cumhur İttifakı’na, 437’sinin ise muhalefete ait olduğunu kaydeden Sarı, CHP’nin uzlaşı için girişimlerde bulunduğunu aktardı.
Yeni Parti ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlatan Sarı, CHP’nin önerdiği adayın kabul edilmediğini, bunun üzerine karşı taraftan gelen aday önerisini değerlendirdiklerini belirtti. Sarı, ancak ortak aday üzerinde anlaşma sağlanamadığını ve Yeni Parti’nin bağımsız bir adayla seçime girme kararı aldığını söyledi.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin Yeni Parti’nin adayı olarak önerildiğini belirten Sarı, CHP’nin seçimde Ünlüce’yi destekleyeceğini açıkladı.
Sarı, kararlarının gerekçesini şu sözlerle anlattı:
“En fazla üye CHP’de olmasına rağmen, iş birliği önerilerimiz reddedilmiş olmasına rağmen, biz burası AKP’ye geçmesin diye aday çıkarmamaya karar verdik. Sayın Ayşe Ünlüce’yi TBB seçiminde CHP olarak desteklemeye karar verdik.”
“MESELE BATAKLIĞI KURUTMAKTIR”
Fon soruşturması kapsamında başlayan tasfiye sürecine de değinen Sarı, gündeme gelen ödeme planları üzerinden değerlendirmelerde bulundu. İlk aşamada 1 milyon 600 bin liralık ödemelerin, son toplantıda ise yaklaşık 40 milyar liranın kısa vadede ödenmesinin konuşulduğunu belirtti.
Sürecin iki temel hassasiyetle yürütülmesi gerektiğini ifade eden Sarı, tasfiye işlemlerinde kamu kaynaklarının ve vatandaşların vergilerinin kullanılmaması gerektiğini söyledi. Yargılamaların basit suçlar kapsamında değil, organize suç çerçevesinde ele alınması gerektiğini de dile getiren Sarı, “Mesele 3-5 kişinin mal varlığına el koymak değil, bataklığı kurutmaktır” ifadelerini kullandı.

“OPERASYONLARIN AMACI GÜNDEMİ DEĞİŞTİRMEKTİR”
Yerel yönetimlere yönelik operasyonları da değerlendiren Sarı, son 10 günde Mersin Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Eyüpsultan ve Ataşehir, İzmir Bayraklı ve Çeşme, Mersin Silifke, Ankara Etimesgut ve Ardahan Damal belediyelerinin de aralarında bulunduğu belediyelere yönelik operasyonlar gerçekleştirildiğini söyledi.
Operasyonların CHP’li veya CHP seçmeninin oy verdiği belediyelerde yoğunlaşmasına dikkat çeken Sarı, suç işleyen kişilerin yargılanması gerektiğini ancak ihale ve hesap usulsüzlüğü iddialarının yalnızca muhalefet belediyelerinde yaşandığı yönündeki yaklaşımın inandırıcı olmadığını belirtti.
Sarı, operasyonların fon soruşturmasına ilişkin tartışmaları gölgelemek ve gündemi değiştirmek amacı taşıdığını öne sürdü. Mersin’de birbiriyle ilgisi olmayan üç belediye dosyası için aynı anda operasyon yapılmasını da bu değerlendirmesine dayanak gösterdi.
Siyasi bağlantısı bulunan kişilere dokunulmadığını, belediye başkanlarının ise tutuklandığını ileri süren Sarı, tutuklamaların ceza gibi kullanıldığını iddia etti.
CHP’DEN HALK TV’YE KAYYIM TEPKİSİ
Halk TV’ye kayyım atanması sürecine ilişkin de konuşan Sarı, kanalın sahiplerine yönelik operasyonu ve yönetimine kayyım atanmasını yakından takip ettiklerini söyledi.
Sürecin Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarıyla ilişkilendirilmeye çalışılmasını “algı operasyonu” olarak nitelendiren Sarı, kişilerin yargılanmasıyla basın kuruluşlarının kayyım kararları üzerinden işlevsizleştirilmesinin ve çalışanların mağdur edilmesinin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Halk TV’nin CHP yönetimini eleştiren yayınlarına rağmen basın ve ifade özgürlüğünü savunmaya devam edeceklerini belirten Sarı, açıklamasında medya kuruluşlarının bağımsızlığına vurgu yaptı.
“VATANDAŞ KREDİ BORCUNU ÖDEYEMİYOR”
Ekonomik göstergelere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sarı, bireysel kredilerde ve kredi kartlarında takibe düşme oranlarının yükseldiğini söyledi. Takibe düşme oranlarının tarihsel veri setindeki en yüksek seviyeye ulaştığını belirten Sarı, son olarak 2016’da benzer bir seviyenin görüldüğünü kaydetti.
İhtiyaç kredilerinde takip oranının yüzde 6,75’e çıktığını aktaran Sarı, vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamak için kullandıkları kredileri geri ödemekte zorlandığını ifade etti. Kredi kartlarında asgari ödeme tutarlarının dahi karşılanamadığını belirten Sarı, takip oranının yüzde 5,7 ile son dönemin en yüksek seviyesine ulaştığını söyledi.
Karşılıksız çek verilerine de değinen Sarı, yılın ilk sekiz ayında karşılıksız çek miktarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 54, yıllık bazda ise yüzde 46 arttığını belirtti. Bu tablonun yalnızca küçük ve orta ölçekli işletmelerin değil, büyük işletmelerin de likidite sıkıntısı yaşadığına işaret ettiğini dile getirdi.





