Her çarşamba olduğu gibi bu hafta da ellerinde çocuklarının fotoğrafları ve "Artık Yeter" yazılı pankartlarla bir araya gelen aileler, evlatlarına kavuşma umudunu koruyor. Yaklaşık 11 yıldır evlat hasreti çeken anne ve babalar, çocuklarına devletin sağladığı imkânlardan faydalanmaları ve terör örgütünün kıskacından kurtulmaları için teslim olmaları çağrısında bulundu.
"11 YILDIR HABER ALAMADIK, ARTIK DÖN OĞLUM"
Evladından 11 yıldır haber alamayan baba Alaattin Koçhan, oğlu Ersin'e seslenerek beklemenin artık bir anlamı kalmadığını vurguladı. Devletin pişmanlık duyanlar için birçok düzenleme yaptığını hatırlatan Koçhan, oğlunun kimlere hizmet ettiğinin farkında olmadığını belirtti. Baba Koçhan, "Neyin içinde olduğunun farkında değilsin, orada ne işin var? Artık beklemenin anlamı yok, çık gel ve devlete teslim ol" ifadeleriyle duygularını dile getirdi.

"100 SENE DE OLSA VAZGEÇMİYORUM"
Oğlu Osman için nöbet tutan Naciye Sönmez Yıldız, 11 yıllık hasretin ardından kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Çocuğunun pişman olduğunu bildiğini ve peşini bırakmayacağını söyleyen Yıldız, "Sana zarar yok, geri dön oğlum. Her şey düzelmiş, devlet size yol göstermiş. Sen oğlumsun; değil 11 sene, senin için 100 sene daha beklerim" diyerek evladına teslim olması yönünde çağrıda bulundu.
AİLELERİN DİRENİŞİ KARARLILIKLA SÜRÜYOR
DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde her çarşamba bir araya gelen aileler, "Anneler Direniyor" ve "Yakamızdan Düşün" yazılı pankartlarla terör örgütüne tepkilerini göstermeye devam ediyor. Yıllardır süren bu direniş, evlatlarını terörün gölgesinden kurtarmak isteyen ebeveynlerin ortak sesini oluşturuyor. Aileler, çocuklarının terör örgütünün kontrolünden kurtulup güvenli bir şekilde evlerine dönmelerini beklerken, devletin sağladığı destek mekanizmalarına olan güvenlerini dile getiriyorlar.

EVLAT HASRETİYLE BİR ÇARŞAMBA DAHA
Muş'taki bu buluşmalar, sadece bir kayıp arayışı değil, aynı zamanda terörün aileler üzerindeki yıkıcı etkisine karşı bir başkaldırı niteliği taşıyor. Ailelerin her hafta tekrarladığı bu çağrılar, terör örgütünün çocukları ve gençleri ailelerinden koparmasına karşı toplumsal bir tepkiyi temsil ediyor. Katılımcılar, son evlat evine dönene kadar nöbetlerini sürdürmeye kararlı olduklarını her fırsatta ifade ediyorlar.





