İsrail ordusunun Lübnan ve Suriye'nin güneyindeki işgal bölgelerinden geri çekilmeyeceğini ilan eden Netanyahu, bölge politikasını "güç" merkezli bir hayatta kalma mücadelesi olarak tanımladı. Savunma Bakanı Yisrael Katz ile birlikte orduya "hareket serbestisi" talimatı verdiklerini belirten Netanyahu'nun tarihsel referanslar içeren ifadeleri, II. Dünya Savaşı dönemindeki totaliter anlayışları anımsatması nedeniyle yoğun eleştiri aldı.
"ZAYIFLARA YER YOK, YOK OLUP GİDERLER"
İsrail ordusunun yeni subaylarına seslenen Netanyahu, hayatta kalmanın tek yolunun "güçlü olmak" olduğunu savundu. Netanyahu, "Kendimin bir kahin olduğunu iddia etmiyorum ama ayakta kalmayı belirleyen unsurları bildiğimi düşünüyorum: Güçlü olanlar hayatta kalır. Zayıflara yer yok. Yenilip, yok olup giderler" ifadelerini kullandı. Bu söylem, zayıf olanın elenmesi gerektiği fikrini savunan ve 20. yüzyılın en karanlık ideolojilerine temel oluşturan Sosyal Darwinist bakış açısıyla ilişkilendirildi.
LÜBNAN VE SURİYE'DE İŞGAL SÜRECEK
Gazze, Lübnan ve Suriye'nin güneyinde "büyük kazanımlar" elde ettiklerini iddia eden İsrail Başbakanı, askeri hedeflerinden geri adım atmayacaklarını vurguladı. Netanyahu, Savunma Bakanı Yisrael Katz ile orduya verdikleri talimatın, işgal altındaki bölgelerde "hareket serbestisi" sağlamak olduğunu açıkladı. Bu açıklama, Tel Aviv'in bölgedeki tampon bölge politikasını kalıcı hale getirme niyetini net bir şekilde ortaya koydu.

ULUSLARARASI TEPKİLER VE TARTIŞMALI REFERANSLAR
Netanyahu'nun dile getirdiği bu görüşlerin, Holokost'un faili olan Adolf Hitler’in ırkçı ve yok edici doktriniyle olan benzerliği, diplomatik çevrelerde şaşkınlıkla karşılandı. Batı dünyasında Holokost'un sorumlusu olarak kınanan bir ismin yaklaşımıyla örtüşen bu retorik, İsrail'in "savunma" gerekçesini "güç ve mutlak hakimiyet" söylemine dönüştürmesi olarak yorumlandı.
"HAREKET SERBESTİSİ" TALİMATI
Netanyahu'nun orduya verdiği "hareket serbestisi" talimatı, sahadaki askeri operasyonların hukuki kısıtlamalardan arındırılarak daha sert bir biçimde devam edeceğinin sinyali olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, İsrail yönetiminin bu radikal söylemlerinin, bölgedeki diplomatik çözüm arayışlarını ve ateşkes müzakerelerini daha da zorlaştıracağı konusunda uyarıda bulunuyor.




