Tüm Türkiye’de uzun süredir devam eden ve ulaşım sektörünü ikiye bölen taksi esnafı ile paylaşımlı yolculuk uygulaması Martı TAG arasındaki hukuki mücadelede beklenen karar nihayet açıklandı. Mahkemenin verdiği son karara göre, Martı uygulamasının temelini oluşturan iki tekerlekli scooter ve motosiklet kiralama faaliyetleri devam edecek olup, tartışmaların odağındaki TAG bölümünün tamamen kapatılmasına hükmedildi.
Türkinform olarak bu kritik gelişmenin ardından, Ankara sokaklarında direksiyon sallayan taksi esnafıyla bir araya geldik. Taksi durağı sahibi Alperen Şirin ve taksicilerle gerçekleştirdiğimiz özel röportaj; yıllardır biriken maliyet, güvenlik ve haksız rekabet tartışmalarının iç yüzünü tüm detaylarıyla ortaya koyuyor.
13 MİLYON LİRALIK YATIRIM, AĞIR VERGİLER VE HAKSIZ REKABET
Öte yandan, normal bir arabayla internetten yolcu bulan TAG sürücülerinin durumu, Alperen Şirin'e göre tam bir "haksız kazanç" ve devleti zarara uğratmak. Sigorta fiyatlarındaki fark ise gerçekten çok çarpıcı. Bir ticari taksinin sigortası 100 bin liraya yaklaşırken, TAG yapan özel bir aracın sigortası sadece 10 bin lira civarında kalıyor. Ankara'da devletin onayladığı 7.701 adet resmi taksi plakası olduğunu hatırlatan Şirin, yasal esnafın korsana karşı korunması gerektiğini savunarak isyanını şu sözlerle dile getiriyor: "Niye ben bu plakayı buna bağlayayım ki? İstersem plakaya o kadar para bağlamadan direkt bir araba alıp ben de TAG yaparım. Ama biz devletimizin yanındayız. Kesinlikle korsana karşıyız."
KİMİN ARABASINA BİNİYORUZ?
Maliyetlerin ötesinde, taksicilerin en çok dikkat çektiği konulardan biri de can güvenliği. Taksiciler, kendi sistemlerinin devletin sıkı denetiminde olduğunu hatırlatıyor. Ticari taksi şoförlerinin adli sicil kayıtlarının savcılık tarafından incelendiğini, durağının, plakasının ve kimliğinin açıkça belli olduğunu ifade ediyorlar. Ayrıca taksilerin içindeki zorunlu kameraların olası kötü olayları engellemede en büyük güvence olduğunu belirtiyorlar.
Buna karşılık TAG sistemine giren kişilerin geçmişinin tam olarak bilinmediğini savunan esnaf, durumu şu sert sözlerle eleştiriyor: "Uygulamayı indiren yolcu taşıyor; hırsız mı, yolsuz mu, tecavüzcü mü bilinmeyen kişilerin arabasına biniliyor. Bunlar çok tehlikeli şeyler." Taksiciler, insanların bu kadar büyük bir tehlikeyi nasıl göze aldıklarına şaşırdıklarını ekliyor.
UCUZ DİYE TERCİH EDİLİYOR: FİYAT UÇURUMU
Tüm bu uyarılara rağmen vatandaş neden TAG kullanıyor? Cevap net: Fiyatı çok daha uygun. Taksicilerin anlattıklarına göre, taksimetre ile 500 lira tutacak bir yol, TAG ile 200-250 lira gibi yarı fiyatına gidilebiliyor.
Taksiciden dinlediğimiz çarpıcı bir olay, durumu çok iyi özetliyor:
-
Sürekli taksiye binen kendi müşterimiz, bir lokasyondan başka bir bölgeye gitmek istiyor ve taksimetrenin yaklaşık 1.300 lira yazacağını öğrenince taksiciyle pazarlık yapıp 700 lira teklif ediyor.
-
Taksici bu teklifi kabul etmeyince yolcu, "O zaman beni Sıhhiye Köprüsü'nde indir 200 lira vereyim, oradan 500 liraya TAG çağırırım" diyerek ucuz yolu seçiyor.
Taksiciler, böylesine düşük fiyatlarla yasal ve güvenli insan taşımanın imkansız olduğunu söyleyerek bu fiyatlandırma politikasına "Bunlar ne yapmak istiyor, anlamadım." diyerek isyan ediyorlar.

CEZASI BÜYÜK
Taksi esnafı, resmi izin belgeleri olmadan yolcu taşımanın yasak olduğunu ve ağır bedelleri olduğunu hatırlatıyor. Mevcut kurallara göre, yasadışı yolcu taşıyanlara 100.000 TL civarında para cezası kesiliyor, ehliyetlerine 2 ay el konuluyor ve kullandıkları araçlar 2 ay boyunca otoparka çekiliyor.
MEHTERLİ KUTLAMA
İşlerinin düşmesini uzun süredir bu rekabete bağlayan taksi duraklarında, mahkemenin son kapatma kararı büyük bir sevinç yarattı. Kararın ardından esnaf, mehter marşı eşliğinde kutlamalar yaptı. Ancak hukuki süreç ve resmi işlemler tam olarak bitmediği için TAG uygulaması şu an için hala aktif ve vatandaşlar tarafından kullanılabiliyor.





