Telefona bir bildirim düşüyor, ekran hem titriyor hem çalıyor. Kuryenin o paketi kabul etmek için yaklaşık 6 dakikası var. Kabul etmezse paket üzerinden alınıyor.
Moto kuryelik son yıllarda hızla büyüyen, kısa sürede işe başlanabilen ama içerideki kurallarını dışarıdan kimsenin bilmediği bir alan. Beş yıldır bu işi yapan Erdem Kayık, sisteme girmeyi düşünenler için baştan sona anlattı.

BAŞVURU MOBİLDEN, ARDINDAN MÜLAKAT VAR
Başvuru firmaların mobil sitesi üzerinden yapılıyor. Dönüş sağlanırsa aday, bulunduğu bölgeye en yakın ofise mülakata çağrılıyor.
Ehliyet şartı sanılandan esnek. A1 ehliyetle 125 santimetreküpe kadar, A2 ehliyetle 600 santimetreküp sınıfına kadar motosiklet kullanılabiliyor. Otomobil sınıfı ehliyeti olanlar da 50 santimetreküplük motorla çalışabiliyor. Motorun kuryeye ait olma zorunluluğu yok, kiralama yaygın.
Kayık, işe motor sürmeyi hiç bilmeden başladığını söylüyor. Geçmişte uzun yıllar yarış bisikleti kullanmasının iki teker üzerinde işini kolaylaştırdığını anlatıyor. Yeni başlayacaklara verdiği tavsiye ise net.
"Bilmedikleri, riskini göze almadıkları şeyleri kesinlikle yapmasınlar. Yavaş olsunlar."
Süre baskısı yaratan yönlendirmelere kapılmamak gerektiğini de ekliyor.
"Bu iş aceleye gelecek bir iş değil. Sakin, garanti adımlarla yapılacak bir iş."
KASKI KURYE ALIYOR, ÇANTA ZORUNLU
Ekipmanın büyük bölümü kuryenin cebinden çıkıyor. Kask, korumalı mont, dizlik gibi güvenlik ekipmanını kurye kendi tercihine göre alıyor.
Firmanın sattığı ürünler ayrı. Motorun arkasındaki termal çanta, içindeki panço, mont, yelek ve tişört bu grupta. Bunların çoğu isteğe bağlı, çanta ise zorunlu. Başka bir çantayla çalışmak mümkün değil.
Kurye olarak çalışmak için şahıs şirketi kurmak ve fatura kesmek gerekiyor. Şirket kaydı ve e-imza işlemleri muhasebeci aracılığıyla yürüyor, kayıt sorgulamaları e-Devlet üzerinden yapılabiliyor. Kayık, sürecin çoğunlukla kulaktan kulağa öğrenildiğini söylüyor. Kendisi de ilk gün bir başka kuryeye sorarak yol almış.
KAZANÇ PAKET BAŞINA HESAPLANIYOR
Ücretlendirme çalışılan firmaya göre değişiyor. Saatlik ücret veren platformlar da var, paket başına ödeme yapanlar da.
Kayık'ın çalıştığı sistemde saatlik ücret yok. Ödeme paketin kilometresine, sayısına ve tek mi çoklu mu alındığına göre hesaplanıyor. Bir mağazadan tek paket alıp çıkmakla, aynı mağazadan üç paket alıp 10 dakikada üçünü birden bırakmak farklı sonuç veriyor.
"Ne kadar çok paket atarsak o kadar çok kazanç oluyor diyebilirim."
Ortalama tempo saatte 3,5 ile 4,5 paket arasında. Saatlik 3 paketin altına inildiğinde kazanç çalışılan saate değmemeye başlıyor. Kayık bunu 10 saatte 40 paket ile 10 saatte 30 paket arasındaki farkla anlatıyor. Derbi günleri ve özel günlerde tempo saatte 5 ile 6 pakete çıkabiliyor.
Bahşişler kazanca yansıyor. Uygulama üzerinden gelen bahşişten vergi kesiliyor, bu nedenle bahşişin çoğu elden veriliyor. Müşteri puanlarını ise kuryeler uygulamada göremiyor.
GİDER KAZANCIN DÖRTTE BİRİNİ BULUYOR
Yakıt, bakım, lastik ve ceza kalemleri her hafta değiştiği için kuryelerin çoğu net gider hesabı tutmuyor. Kayık kaba bir oran veriyor. Kazancın en az dörtte biri, kimi haftalar üçte biri gidere ayrılıyor.
Yani 100 liralık kazancın 25 ila 33 lirası motorun kendisine gidiyor. Bu oran, aylık net rakamı hesaplarken en çok atlanan kalem.
PAKETİ REDDETMENİN BEDELİ 1,5 SAAT
Düşen paketi reddetme hakkı günde bir kez. Kullanıldığında kurye 1,5 saat boyunca sisteme giremiyor. Aynı gün ikinci kez reddedilirse günün tüm saatleri siliniyor ve o gün çalışılamıyor.
Molalar kuryenin kendi tercihine bırakılmış. Günlük 1 saatlik mola hakkı uygulama üzerinden istenilen anda kullanılabiliyor. Kayık bu esnekliği işin en çekici yanı olarak görüyor.
"İstediğin zaman molaya çıkabilmek, istediğin zaman işten çıkabilmek. Zaten bu işin en albenisi de bence bu olsa gerek."
Müşteriye ulaşılamadığında akış farklı işliyor. Kurye önce müşteriyi arıyor, sonuç alınamazsa firmanın canlı desteğine bağlanıyor. Yaklaşık 10 dakikalık bekleme sonunda paket iptal ediliyor. Market siparişi mağazaya geri götürülüyor, teslim karekodla onaylanmadan uygulama ilerlemiyor. Yemek siparişi ise duruma göre kuryede kalabiliyor ya da müşterinin tarif ettiği bir noktaya bırakılıyor.
EN ZORLAYAN ŞEY YAĞIŞ
Soğuk, doğru ekipmanla yönetilebilir bir sorun. Kayık kendini test ettiğini, uygun giyindiğinde 5 ile 6 dereceye kadar rahat çalışabildiğini söylüyor. Asıl zorluk yağmur.
Islak zeminde motoru döndürmek ve durdurmak güçleşiyor, telefonu sudan korumak için ekranlara jelatin sarılıyor.
"Yağış konusu benim için en zorudur, yağıştan zoru yok."
İşin ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusuna verdiği cevap ise beklentiyi baştan düzeltiyor.
"Bu işi çok da böyle meslek gibi göremiyorum açıkçası. Hani bir kariyerin yok."
Kayık bu işi borç kapatmak, birikim yapmak ya da başka bir işe geçmek için bir ara dönem olarak tanımlıyor. Kendi verdiği süre 5 yıl.





