Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bir hukuki adım atıldı. Kabaiş ailesi, avukatları Abdurrahman Karabulut aracılığıyla Van Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak olayın tüm yönleriyle yeniden ele alınmasını istedi.
Başvuruda, aralarında Van Valisi Ozan Balcı, dönemin İl Emniyet Müdürü, YYÜ Rektörü Hamdullah Şevli, Rektörlük Genel Sekreteri Cahit Tekin ve rektörün yeğeni Enes Şevli’nin de bulunduğu bazı kamu görevlileri hakkında soruşturma yürütülmesi talep edildi.
Cumhuriyet'ten Rengin Temoçin'in haberine göre, ailenin avukatı, soruşturmanın yalnızca mevcut değerlendirmelerle sınırlı tutulmaması gerektiğini savunarak, olayda olası ihmallerin ve bağlantıların ayrıntılı biçimde araştırılmasını istedi.

AİLE CİNAYET ŞÜPHESİNİN ARAŞTIRILMASINI İSTİYOR
Van Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan dilekçede, Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmanın cinayet şüphesi doğrultusunda derinleştirilmesi gerektiği belirtildi.
Başvuruda, aile tarafından daha önce dile getirilen bazı iddialara da yer verildi. Rojin’in babasının kızının vücudunda çeşitli yaralanmalar gördüğünü ifade etmesine rağmen yetkililerin “intihar” değerlendirmesinde ısrar ettiği öne sürüldü.
Aile, bu süreçte görev yapan kamu görevlilerinin olası ihmallerinin ve olayla bağlantılarının araştırılmasını talep etti.
“REKTÖR NEDEN OTOPSİ ODASINA GİRDİ?”
Başvurunun dikkat çeken bölümlerinden biri ise YYÜ Rektörü Hamdullah Şevli’nin otopsi odasına girdiği yönündeki iddia oldu.
Avukat Abdurrahman Karabulut, rektörün resmi bir görevi bulunmamasına rağmen otopsi odasına girdiğini belirterek, otopsi sırasında ve sonrasında yaşananların ayrıntılı şekilde incelenmesini istedi.
Dilekçede ayrıca otopsiye katılan Cumhuriyet Savcısı ile bazı adli tıp uzmanları hakkında da soruşturma yürütülmesi talep edildi. Aile tarafından, Rojin’in vücudundaki bazı yaralanmaların tutanaklara eksik geçirildiği iddiası da gündeme getirildi.
İKİ FARKLI ERKEĞE AİT DNA İDDİASI GÜNDEMDE
Ailenin başvurusunda Rojin Kabaiş’in bedeninde tespit edildiği belirtilen iki farklı erkeğe ait DNA örneklerine de dikkat çekildi.
Avukat Karabulut, söz konusu DNA örneklerinin göğüs bölgesi ile vajina içerisinden elde edildiğinin yaklaşık bir yıl sonra bildirildiğini belirtti. Dilekçede, ilgili raporları hazırlayan Adli Tıp ve biyoloji uzmanları hakkında da soruşturma açılması istendi.
Aile, DNA bulgularının nasıl değerlendirildiğinin ve soruşturmanın hangi aşamasında ortaya çıktığının ayrıntılı biçimde incelenmesini talep etti.
HTS VE BAZ KAYITLARI İÇİN YENİ İNCELEME TALEBİ
Başvuruda soruşturmanın dijital deliller ve iletişim kayıtları yönünden de genişletilmesi istendi.
Bu kapsamda şüpheli olarak değerlendirilen kişilerin cep telefonları ve dijital materyallerine el konulması, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi talep edildi. Ayrıca mevcut DNA örneklerinin yeniden değerlendirilmesi ve gerekli adli tedbirlerin uygulanması istendi.
Otopsiye gözlemci olarak katılan doktorun da tanık sıfatıyla dinlenmesi talebin bir diğer başlığı oldu.
DİATOM TESTİ İDDİASI DA BAŞVURUYA GİRDİ
Ailenin avukatı, Adli Tıp raporunu hazırlayan kişilerin diatom testini yapmadığını ileri sürerek bu durumun da araştırılmasını istedi.
Dilekçede, söz konusu uygulamanın görevi ihmal kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin incelenmesi ve varsa sorumluların ortaya çıkarılması talep edildi.
Ailenin yeni başvurusuyla birlikte Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmanın kapsamının genişletilmesi yönünde talepler yeniden gündeme taşındı. Başvuruda yer alan iddiaların ve taleplerin soruşturma makamlarınca yapılacak değerlendirmeler sonucunda netlik kazanması bekleniyor.





