Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis başkanlığında gerçekleştirilen Ulusal Konsey toplantısının ardından DİSİ, AKEL, ELAM, DİKO, ALMA ve DDP gibi Rum siyasi partileri Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine ilişkin görüşlerini kamuoyu ile paylaştı. DİSİ Başkanı Annita Dimitriu, değişen uluslararası koşulların stratejik değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerindeki gelişmelerin Ankara üzerinde siyasi baskı oluşturabileceğine dikkat çekti. AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu, müzakerelerin 2017’de kesildiği noktadan devam etmesi gerektiğini vurgularken, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresi boyunca Kıbrıs sorununu çözmek adına geliştirdiği girişimlerin devamlılığı için zemin hazırlamaya çalıştığını dile getirdi.
FEDERASYON MODELİNE KARŞILAR
ELAM Başkanı Hristos Hristu, iki toplumlu ve iki kesimli federasyon modeline karşı olduklarını açıklarken, DİKO lideri Nikolas Papadopulos Hristodulidis’in uluslararası konferans çağrısını destekledi ve AB’nin Türkiye’ye yaptığı baskının önemini vurguladı. ALMA Partisi Başkanı Odisseas Mihailidis BM’nin girişimlerini olumlu karşıladığını ifade ederken, DDP Başkanı Fidias Panayotu ise parti olarak henüz resmi bir çözüm modeli tutumu belirlemediklerini, istişarelerin ardından karar verileceğini açıkladı.
"TÜRKİYE, KKTC İÇİN VAZGEÇİLMEZ"
KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Rum tarafının sunduğu yeni çözüm senaryolarını gerçek dışı olarak nitelendirerek, Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünün Kıbrıs Türk halkı için vazgeçilmez olduğunun altını çizdi. Ertuğruloğlu, Rumların ileri sürdüğü toprak tavizlerine dair iddiaların kabul edilemez olduğunu ve KKTC Anayasası’na aykırı olduğunu belirtti. Ayrıca, Türkiye garantörlüğünün kaldırılarak NATO garantisine geçiş yapılması yönündeki girişimleri eleştirdi; Türkiye’nin garantörlüğünün Kıbrıs Türk halkının kırmızı çizgisi olduğunu vurguladı.
ANNAN PLANI BENZERİ TEŞEBBÜSLER İSTENMİYOR
Bakan Ertuğruloğlu, 5+1 formatındaki müzakere toplantılarının tüm taraflar arasında ortak zemin bulunmadığını ortaya koyduğunu hatırlatarak, Rum tarafının ada üzerindeki tek meşru hükümet olduğu iddiasından vazgeçip geçmediği, KKTC’nin egemen eşit devlet statüsünün kabul edilip edilmediği gibi soruları gündeme taşıdı. Ayrıca, Annan Planı benzeri eski teşebbüslerin tekrarlanma endişesine dikkat çekti.
Son olarak, KKTC'nin kendi devletine ve Anavatan Türkiye’ye sahip çıkmasının önemine vurgu yapan Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorununda çözümün ancak iki egemen eşit devlet arasında iyi komşuluk ilişkisiyle sağlanabileceğini belirtti ve bu konuda kararlı olduklarını ifade etti. (Rum Yönetimi'nde Türkiye toplantısı: KKTC'den sert tepki! 'Kıbrıs ...')
Siyasi tırmanışın yaşandığı Kıbrıs’ta, Güney Kıbrıs Rum tarafındaki seçimler ve bölgede değişen dengeler, müzakere süreçlerine yansırken KKTC’nin tutumu sert ve net bir şekilde sürüyor. Ayrıca, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresi sona ermeden Kıbrıs konusunda yeni bir siyasi zemin oluşturma çabalarının devam ettiği bilgisi de mevcut.
Bu bağlamda, Kıbrıs meselesinde Türkiye’nin rolü, Kıbrıs Türk halkının duruşu ve Rum tarafının yaklaşımı arasında güçlü bir rekabet yaşanmakta olup, süreçte yeni gelişmelerin yakından takip edilmesi önem arz etmektedir.



