Almanya'dan Polonya'ya, İtalya'dan Estonya'ya uzanan hatta insansız hava araçları, patlamalar, yangınlar ve kundaklama girişimleri kayıtlara geçerken, güvenlik birimleri bazı olayların arkasında Rusya bağlantısı bulunup bulunmadığını araştırıyor.

Son olarak Almanya'nın Leipzig Havalimanı'nda Ukrayna'ya ait bir uçak çevresinde yaşanan şüpheli İHA olaylarına ilişkin yeni bir bulgu ortaya çıktı. Spiegel'in aktardığı bilgilere göre bölgede bulunan üçüncü bir İHA üzerinde, hekzojen olabileceği değerlendirilen patlayıcı madde izlerine rastlandı.

UKRAYNA UÇAĞININ YAKININDA İHA BULUNDU

Leipzig Havalimanı'ndaki hareketlilik 4 Ağustos'ta Ukrayna'ya ait Antonov tipi bir uçağın yakınlarında İHA bulunmasıyla başladı. Bir başka İHA'nın ise DHL'e ait bir kargo uçağıyla temas etmiş olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, ortaya çıkan üçüncü araç ve üzerindeki patlayıcı izleri soruşturmanın boyutunu değiştirdi.

Alman makamlarının İHA'ların nereden gönderildiğini henüz belirleyemediği ve Rusya bağlantısı ihtimalini de dışlamadığı belirtiliyor. Ancak soruşturma tamamlanmadığı için olayların Moskova tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin kesinleşmiş bir bulgu bulunmuyor.

Rus Uçağı Nato

AVRUPA'DA PEŞ PEŞE ŞÜPHELİ OLAYLAR

Leipzig'deki gelişmeler, Avrupa'nın farklı ülkelerinde yalnızca birkaç hafta içerisinde meydana gelen bir dizi güvenlik olayıyla aynı döneme denk geldi. Polonya güvenlik birimleri 7 Ağustos'ta, Rus istihbaratı tarafından ABD-Ukrayna çifte vatandaşı bir kişiye yönelik suikast düzenlemek üzere görevlendirildiği iddia edilen bir Rus vatandaşını gözaltına aldı.

Aynı gün Almanya'nın Mechernich kentindeki Bundeswehr üssü üzerinde iki kimliği belirsiz İHA tespit edildi. Askeri tesislerin üzerinde gerçekleştirilen benzer uçuşlar, özellikle Avrupa ülkelerinin Ukrayna'ya yönelik silah ve mühimmat desteğinin devam ettiği bir dönemde güvenlik endişelerini artırdı.

ABD Ordusu Karayipler’de Tekne Vurdu: 4 “Narko-Terörist” Öldürüldü
ABD Ordusu Karayipler’de Tekne Vurdu: 4 “Narko-Terörist” Öldürüldü
İçeriği Görüntüle

SİLAH VE MÜHİMMAT FABRİKALARINDA PATLAMALAR

10 Ağustos'ta Bulgaristan'da topçu mühimmatı üreten EMCO'ya ait bir tesiste güçlü bir patlama meydana gelirken, üç gün sonra bu kez İtalya'daki KNDS Ammo Italy tesisinde patlama ve yangın yaşandı. Mühimmat ve katı roket yakıtı üretimiyle bağlantılı tesislerde kısa aralıklarla meydana gelen olaylar, Avrupa savunma sanayisinin güvenliğini yeniden gündeme taşıdı.

13 Ağustos'ta Hollanda'nın stratejik Rotterdam Limanı'nda Gunvor'a ait bir tesiste de patlama bildirildi. Aynı gün bölgede yaşanan geniş çaplı elektrik kesintisi ExxonMobil dahil çeşitli petrokimya tesislerinde faaliyetlerin aksamasına yol açtı; ancak bu gelişmeler arasında doğrudan bağlantı bulunduğu henüz ortaya konulmuş değil.

Estonya1-1

ESTONYA'DA SAVUNMA ŞİRKETİNE KUNDAKLAMA ŞÜPHESİ

15 Ağustos'ta ise Estonya merkezli savunma şirketi Milrem Robotics'e ait bir binada yangın çıktı. Olayın kundaklama olabileceği ihtimali üzerinde duran güvenlik güçleri üç Letonya vatandaşını gözaltına alırken, şüphelilerin Rusya ile olası bağlantılarının araştırıldığı bildirildi.

İHA faaliyetlerinden savunma sanayisi tesislerindeki yangınlara kadar uzanan olaylar, Avrupa'nın kritik altyapısının konvansiyonel saldırıların dışında kalan yöntemlerle hedef alınabileceği endişelerini güçlendiriyor. Özellikle silah fabrikaları, askeri üsler, havalimanları, enerji tesisleri ve lojistik merkezlerinin olayların merkezinde bulunması dikkat çekiyor.

H Qlnfxl Xg A Ac Um B

NATO'NUN 5. MADDESİNİN ALTINDA KALAN "GRİ BÖLGE" TAKTİĞİ

The Telegraph'ın aktardığı değerlendirmelere göre Rusya'nın doğrudan kendi personelini kullanmak yerine yerel suç grupları ve aracılar üzerinden Avrupa'daki silah fabrikalarına yönelik sabotaj operasyonları yürüttüğünden şüpheleniliyor. Böyle bir yöntemin temel amacının saldırıları NATO'nun kolektif savunmayı düzenleyen 5. Maddesi'ni açık biçimde tetikleyecek seviyenin altında tutmak olabileceği değerlendiriliyor.

Bu strateji, güvenlik literatüründe "gri bölge" veya hibrit savaş yöntemleri kapsamında ele alınıyor. Faili doğrudan belirlemenin zor olduğu sabotaj, siber saldırı, dezenformasyon ve vekil aktörlerin kullanılması gibi yöntemler, karşı taraf üzerinde baskı oluştururken devletler arasında doğrudan askeri çatışmaya yol açabilecek eşiğin aşılmamasına imkân sağlayabiliyor.

Avrupa'da haftalar içerisinde meydana gelen olayların tamamının tek merkezden yönetildiğini gösteren kesin bir kanıt ise şu aşamada kamuoyuna açıklanmış değil. Buna rağmen olayların sıklığı ve özellikle savunma, enerji ve lojistik altyapısının öne çıkması, Avrupa güvenlik birimlerinin olası Rus sabotaj ağlarına yönelik incelemelerini yoğunlaştırmasına neden oluyor.

Kaynak: Haber Merkezi