Aylar süren teknik ve fiziki takip, adli tıp incelemeleri, kriminal raporlar ve tanık beyanları doğrultusunda sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanırken, soruşturma dosyasında yer alan ayrıntılar kamuoyunun dikkatini çekti.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada iddianamenin önümüzdeki haftalarda tamamlanması bekleniyor. Türkiye genelinde yakından takip edilen olayda savcılığın, adli tıp raporları, kriminal incelemeler, teknik veriler ve tanık ifadelerini bir araya getirerek kapsamlı bir değerlendirme yapacağı belirtiliyor.
26 Eylül 2025 gecesi yaşanan korkunç olay, ilk aşamada talihsiz bir kaza olarak değerlendirilmişti. Ancak soruşturma sürecinde ortaya çıkan güvenlik kamerası kayıtları, dosyaya giren yeni beyanlar ve cinayet iddiaları olayın seyrini değiştirdi.

SORUŞTURMA SÜRERKEN BAŞSAVCI DEĞİŞTİ
Kamuoyunun yakından izlediği dosyada, soruşturmayı yürüten Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz’ün İstanbul Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcıvekilliği görevine atanması da dikkat çekti. Öksüz’ün yerine Yunus Emre Büyükyurt’un görevlendirilmesinin ardından, uzun süredir beklenen iddianamenin tamamlanmasının hız kazanacağı değerlendiriliyor.
Hazırlanacak iddianamede olay gecesine ilişkin teknik bulguların, adli tıp raporlarının, kriminal incelemelerin ve soruşturma dosyasına giren tanık anlatımlarının ayrıntılı şekilde yer alması bekleniyor.
GECE YARISI YAŞANAN OLAY SORUŞTURMANIN ODAĞINDA
Gerçek adı Gül Tut olan ve sanat dünyasında “Güllü” adıyla tanınan sanatçı, 26 Eylül 2025 gecesi Çınarcık’taki evinde yaşamını yitirdi. Feci olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında çok sayıda kişinin ifadesi alındı, güvenlik kameraları incelendi ve çeşitli adli raporlar hazırlandı.
Soruşturma dosyasındaki iddialara göre Güllü, olay gecesi evinde kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile kızının arkadaşı Sultan Nur Ulu ile birlikte bulunuyordu. Gece ilerleyen saatlerde müzik eşliğinde vakit geçirildiği sırada sanatçının, evin kapalı teras bölümündeki pencereden düştüğü öne sürüldü.
İlk açıklamalarda olayın kaza sonucu meydana geldiği ifade edilirken Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter de annesinin elim bir kaza sonucu hayatını kaybettiğini duyurmuştu.
GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ DOSYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ
Olaydan kısa süre sonra ev içi güvenlik kamerasına ait görüntüler kamuoyuna yansıdı. Görüntülerde Güllü’nün bir odadan çıkarak terasa yöneldiği, kısa süre sonra duyulan seslerin ardından kızı ile arkadaşının panik halinde evden dışarı koştuğu görüldü.
Daha sonra ortaya çıkan yeni görüntüler ve ses kayıtları da olayın kamuoyunda geniş yankı uyandırmasına neden oldu. Görüntülerde yer alan bazı ayrıntılar, olayın kaza mı yoksa başka bir müdahale sonucu mu gerçekleştiği yönündeki tartışmaları artırdı.
Soruşturmanın ilk aşamasında ifade veren Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin Roman havası eşliğinde oynadığı sırada dengesini kaybederek düştüğünü söyledi. Aile üyeleri de benzer yönde beyanda bulunarak olayın bir kaza olduğunu savundu.
Oğlu Tuğberk Yağız Gülter ise annesinin zaman zaman denge problemi yaşadığını, özellikle alkol aldığında dengesini kaybedebildiğini ifade etti. Dosyaya giren bilgilerde, sanatçının olaydan yaklaşık bir hafta önce de aynı evde düşerek tedavi gördüğünün öğrenildiği aktarıldı.
Soruşturmanın en kritik aşamalarından birini adli tıp incelemeleri oluşturdu. Hazırlanan raporlarda Güllü’nün vücudunda yüksekten düşmeye bağlı ağır travmalar, çok sayıda kırık, iç organ yaralanmaları ve kafa içi kanama tespit edildi. Ölüm nedeninin ise yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması olduğu belirtildi.
Biyolojik incelemelerde sanatçı dışında başka bir kişiye ait DNA profiline rastlanmadığı bildirildi. Özellikle tırnak örneklerinde yabancı DNA bulunmaması, olay öncesinde boğuşma yaşandığı yönündeki iddiaları zayıflatan unsurlar arasında değerlendirildi.
Öte yandan savcılık soruşturmayı derinleştirirken bilirkişi raporunda dengenin kendiliğinden kaybedilmediği, düşmenin dış kuvvet veya fiziksel temas sonucu gerçekleşmiş olabileceği yönünde değerlendirmelere yer verildiği öne sürüldü.
KANINDA 3,53 PROMİL ALKOL TESPİT EDİLDİ
Dosyada en çok dikkat çeken başlıklardan biri de toksikoloji raporu oldu. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda Güllü’nün kanında 3,53 promil alkol bulunduğu açıklandı. Raporda ayrıca düşük dozda reçeteli ilaç kalıntılarına rastlandığı, ancak uyuşturucu ya da zehirleyici herhangi bir maddeye ilişkin bulguya ulaşılmadığı belirtildi.
Dosya uzun süre kaza ihtimali üzerinden ilerlerken sanatçının eski patronu Ferdi Aydın’ın ortaya attığı iddialar soruşturmanın yönünü değiştiren gelişmeler arasında yer aldı. Aydın’ın, Güllü’nün kızı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.
Bazı tanıkların geçmiş yıllarda anne ile kız arasında ciddi sorunlar yaşandığını, hatta ölüm tehdidi içeren mesajlar gördüklerini öne sürmesi üzerine savcılık bu iddiaları da soruşturma dosyasına dahil etti.
Soruşturma sürecinde ortaya çıkan bazı mesaj içerikleri kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Tuğyan Ülkem Gülter, annesiyle yaşadığı geçici kırgınlık dönemine ait olduğunu söylediği bu yazışmaların ardından verdiği ifadede, olay gecesi yaşananların tamamen bir kaza olduğunu savundu ve kısa süre sonra annesiyle barıştıklarını belirtti.
Dosyada dikkat çeken beyanlardan biri de tanık Bircan D.’ye ait oldu. Tanığın savcılık ifadesinde, cenazeden sonra Tuğyan’ın kendisine “Ben yaptım ama çok pişmanım” şeklinde sözler söylediğini ileri sürdüğü belirtildi. Söz konusu beyanın soruşturmanın seyrini etkileyen önemli ifadeler arasında yer aldığı öne sürüldü.




