Aynı marka ve model araca sahip sürücülere trafik sigortasında birbirinden oldukça farklı fiyat teklifleri sunulabiliyor. Poliçe seçiminde yalnızca en düşük fiyatı tercih etmek ise özellikle kaskoda kaza sonrasında beklenmedik maliyetlerle karşılaşılmasına neden olabiliyor. Sigorta Uzmanı Feridun Can Çilingir, Türkinform Muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda, trafik sigortası primlerinin hangi kriterlere göre belirlendiğini, aynı araca neden farklı fiyatlar çıktığını ve poliçe satın alırken hangi ayrıntılara dikkat edilmesi gerektiğini anlattı.
Çilingir, sigorta fiyatının yalnızca aracın marka, model veya teknik özellikleri üzerinden hesaplanmadığını belirterek, sürücünün sigorta geçmişi ve risk profilinin de fiyatlandırmada etkili olduğunu ifade etti. Bu nedenle aynı otomobili kullanan iki kişinin karşısına birbirinden farklı prim tutarlarının çıkmasının olağan olduğunu söyledi.
AYNI ARAÇ, FARKLI SİGORTA FİYATI
Trafik sigortasında sürücünün risk profilinin dikkate alındığını belirten Çilingir, prim hesaplanırken kişinin hasar geçmişi ve hasarsızlık basamağının önemli kriterler arasında bulunduğunu söyledi.
Sürücünün önceki yıllarda yaşadığı trafik kazaları ve sigorta performansının fiyatlandırmaya yansıyabildiğini ifade eden Çilingir, geçmişteki risk durumunun yeni poliçe tekliflerinde de etkili olabileceğini kaydetti.
Bu nedenle aynı marka, model ve benzer özelliklere sahip iki aracın sigorta maliyetinin araç sahiplerine göre değişebileceğini vurgulayan Çilingir, fiyat karşılaştırması yapılırken yalnızca aracın özelliklerine bakılmasının yeterli olmayacağını dile getirdi.
ARACIN KAYITLI OLDUĞU İL DE PRİMİ ETKİLEYEBİLİYOR
Trafik sigortası fiyatlandırmasında yalnızca sürücünün geçmişinin değil, aracın kayıtlı olduğu ilin de dikkate alınan unsurlardan biri olduğunu belirten Çilingir, bölgelere göre risk değerlendirmesinin farklılık gösterebildiğini söyledi.
Aracın hususi veya ticari amaçla kullanılması da prim hesaplamasında etkili olabiliyor. Çilingir, kullanım amacı değiştikçe aracın trafikte bulunma sıklığı, kullanım yoğunluğu ve karşı karşıya kalabileceği risklerin de farklı değerlendirilebildiğine dikkat çekti.
Bu nedenle aynı model araçların farklı şehirlerde veya farklı kullanım amaçlarıyla kayıtlı olması halinde de prim tutarlarında değişiklik görülebileceğini ifade etti.

HASARSIZLIK BASAMAĞI FİYATTA ÖNEMLİ ROL OYNUYOR
Sürücünün hasar geçmişi ile hasarsızlık basamağının poliçe fiyatının belirlenmesinde öne çıkan kriterler arasında bulunduğunu ifade eden Çilingir, sigorta geçmişinin kişiye özel değerlendirme yapılmasını beraberinde getirdiğini söyledi.
Geçmiş yıllarda daha az hasar kaydı bulunan veya hasarsızlık avantajı elde eden sürücüler ile daha sık hasar kaydı bulunan sürücüler arasında fiyat farkları oluşabileceğini belirten Çilingir, bu nedenle başka bir sürücüye sunulan fiyatın herkese uygulanabilecek sabit bir tutar gibi değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Çilingir, “Aynı araç için iki farklı kişiye oldukça farklı fiyat teklifleri çıkması normal bir durumdur” diyerek, sürücü profilinin fiyat üzerindeki önemine dikkat çekti.
EN UCUZ POLİÇE HER ZAMAN EN AVANTAJLI POLİÇE OLMAYABİLİR
Poliçe satın alırken yalnızca fiyata odaklanmanın ilerleyen dönemde maddi kayıplara yol açabileceğini belirten Çilingir, özellikle kasko sigortasında poliçelerin kapsamlarının dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi.
Zorunlu trafik sigortasında temel teminatların belirli bir çerçeveye sahip olduğunu ancak şirketlerin sunduğu ek hizmetlerde farklılıklar bulunabileceğini ifade eden Çilingir, fiyat karşılaştırması yapılırken yalnızca ödenecek primin değil, poliçeyle birlikte sunulan hizmetlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.
Düşük fiyatın ilk aşamada avantajlı görünebildiğini ancak hasar anında ihtiyaç duyulan bir hizmetin poliçede bulunmamasının sürücü açısından ek maliyet yaratabileceğini söyledi.
KASKODA POLİÇELER ARASINDA ÖNEMLİ FARKLAR OLABİLİYOR
Kasko poliçelerinde fiyat farkının poliçenin kapsamıyla doğrudan bağlantılı olabileceğini belirten Çilingir, en düşük fiyatlı poliçelerde bazı hizmet ve teminatların bulunmayabileceğine dikkat çekti.
İkame araç hizmetinin poliçeye dahil edilmemesi, hasar onarımında orijinal parça yerine eşdeğer parça kullanımının öngörülmesi veya mini onarım ve yol yardım hizmetlerinin kapsam dışında bırakılması gibi farklılıkların görülebileceğini söyledi. Çilingir, bu nedenle iki kasko teklifinin yalnızca toplam prim üzerinden karşılaştırılmasının yanıltıcı olabileceğini, poliçelerin hangi durumlarda ne ölçüde koruma sağladığının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
SEL, DOLU VE ANAHTAR KAYBI TEMİNATLARINA DİKKAT
Kasko poliçelerinin kapsamının şirketten şirkete veya tercih edilen ürüne göre değişebileceğini belirten Çilingir, sel, dolu, terör ve anahtar kaybı gibi risklerin her poliçede aynı şekilde güvence altına alınmayabileceğini söyledi.
Sürücülerin özellikle yaşadıkları bölge, araçlarını park ettikleri alan ve günlük kullanım alışkanlıklarını göz önünde bulundurarak hangi teminatlara ihtiyaç duyduklarını değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Bir poliçenin daha düşük fiyatlı olmasının bazı risklerin kapsam dışında bırakılmasından kaynaklanabileceğini belirten Çilingir, satın alma öncesinde teminat listesinin ve istisnaların ayrıntılı biçimde incelenmesinin önem taşıdığını vurguladı.
HASAR SONRASINDA EK MASRAF ÇIKABİLİR
Çilingir, kaza veya hasar sonrasında poliçenin kapsamı ile sürücünün beklentisi arasında fark ortaya çıkmasının ek maliyetlere yol açabileceğini belirtti.
Örneğin ikame araç hizmetinin bulunmadığı bir poliçede aracın serviste kaldığı süre boyunca ulaşım ihtiyacının sürücü tarafından karşılanması gerekebileceğini, bazı onarım veya hizmetlerin kapsam dışında kalmasının da cepten ödeme yapılmasına neden olabileceğini ifade etti. Bu nedenle “en ucuz poliçe” ile “en uygun poliçe” kavramlarının aynı anlama gelmediğine dikkat çeken Çilingir, tercih yapılırken fiyat ve kapsamın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
FİYATIN YANINDA İHTİYACA UYGUNLUK DA DEĞERLENDİRİLMELİ
Çilingir, sigorta poliçelerinde en düşük fiyatı bulmanın tek başına yeterli olmadığını, kişinin aracını nasıl kullandığı ve hangi risklere karşı güvence istediğinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Özellikle kasko seçiminde fiyatlar karşılaştırılırken teminat kapsamı, ek hizmetler, parça kullanım koşulları ve poliçede yer alan istisnaların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çilingir, düşük prim avantajının hasar anında karşılanmayan bir hizmet veya teminat nedeniyle daha yüksek bir maliyete dönüşebileceğine dikkat çekti.
Çilingir, sürücülerin poliçe satın almadan önce yalnızca “Ne kadar ödeyeceğim?” sorusuna değil, “Hasar yaşadığımda bu poliçe bana ne sağlayacak?” sorusuna da yanıt aramasının daha doğru bir tercih yapılmasına yardımcı olacağını söyledi.





