ABD Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan gizli belgeler, Jeffrey Epstein dosyasını yeniden dünya gündeminin merkezine taşırken, popüler kültürde yıllar önce yayınlanan bazı sahneleri de tartışmaya açtı. Belgelerde yer alan uçuş kayıtları, tanık ifadeleri ve ada ziyaretlerine dair ayrıntılar, davanın klasik bir adli dosya olmanın ötesine geçtiğini ortaya koydu. Tam da bu noktada, The Simpsons dizisinde yıllar önce ekrana gelen bir sahne, “Simpsonlar bunu da mı bildi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Açıklanan belgeler, Epstein’in yıllar boyunca siyaset, iş dünyası ve ünlü isimlerle kurduğu temas ağını ayrıntılı biçimde gözler önüne sererken, özellikle özel jet uçuşları ve Karayipler’deki ada ziyaretleri dikkat çekti. Bu tablo, dizideki “gizli ada” göndermeleriyle yan yana getirildiğinde, tesadüf mü yoksa bilinçli bir gönderme mi sorusunu beraberinde getirdi.

LİTTLE ST. JAMES ADASI VE “GİZLİ ADA” GÖNDERMESİ
Epstein dosyasında öne çıkan başlıklardan biri, Karayipler’de bulunan Little St. James adası oldu. Tanık ifadeleri, adanın uzun süre kapalı ve kontrollü bir merkez olarak kullanıldığını ortaya koyuyor. Bu bilgiler, kamuoyunda yıllardır konuşulan “Gizli Ada” iddialarını yeniden alevlendirdi. Tam da bu noktada The Simpsons dizisinde geçen ve “bir adadaki tuhaf tiplerin dünyayı gizlice yönettiğini” ima eden sahne yeniden dolaşıma girdi. Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, dizideki bu kısa ama dikkat çekici mesajın, bugün ortaya çıkan belgelerle örtüştüğü savunuluyor.
Tartışmaların merkezindeki sahne, 2001 yılında yayınlanan The Parent Rap bölümüne ait. Bölümde arka planda görünen bir tabelada yer alan ifade, yıllar sonra ortaya çıkan Epstein belgeleriyle ilişkilendiriliyor. O dönem hiciv unsuru olarak değerlendirilen bu mesaj, bugün “Simpsonlar yine mi bildi?” yorumlarıyla birlikte yeniden analiz ediliyor.
Dizi hayranları, bu tür sahnelerin yalnızca mizah mı yoksa dönemin güç ilişkilerine dair örtük bir eleştiri mi olduğu sorusunu gündeme getiriyor. Yapımcılar tarafından herhangi bir açıklama yapılmamış olsa da, zamanlama ve içerik benzerliği dikkat çekiyor.

NİCKELODEON LOGOSU İDDİASI TARTIŞMAYI DERİNLEŞTİRDİ
Simpsonlar üzerinden yürüyen tartışmalara ek olarak, Nickelodeon logosunun Little St. James adasının şekline benzediği iddiası da sosyal medyada geniş yankı buldu. Paylaşılan karşılaştırmalı görseller, bazı kullanıcılar tarafından “sembolik mesaj” olarak yorumlandı.
Uzmanlar ise bu tür benzerliklerin kanıtlanmış bir bağlantıya dayanmadığını, daha çok algı ve sembolizm üzerinden şekillenen yorumlar olduğunu vurguluyor. Buna rağmen, Epstein dosyasının kapsamı bu tür iddiaların daha geniş kitlelere ulaşmasına zemin hazırlıyor.

Gizli belgelerde eski ABD başkanlarının isimlerinin geçmesi, davanın siyasi boyutunu daha görünür hale getirdi. Belgelerde doğrudan bir suç isnadı bulunmasa da, bu isimlerin Epstein ile aynı dosyalarda yer alması kamuoyunda güçlü bir etki yarattı.
Bu durum, The Simpsons dizisinin geçmişte benzer güç figürlerine yönelik göndermeleriyle birlikte değerlendirilerek, dizinin yalnızca bir animasyon değil, aynı zamanda sert bir sistem eleştirisi sunduğu iddialarını da güçlendirdi.
Epstein arşivlerinin açılmasıyla birlikte, daha önce marjinal görülen pek çok teori yeniden ana akım tartışmaların parçası haline geldi. Gizli adalar, küresel elitler ve perde arkasındaki ilişkiler, sosyal medyada milyonlarca paylaşıma konu oldu. Bu teorilerin merkezinde ise bir kez daha The Simpsons yer aldı.



