Öğrenciler için sınav anları, yalnızca bilgilerin ölçüldüğü bir süreç olmanın ötesinde, aynı zamanda yoğun duyguların ve zihinsel baskının da en belirgin şekilde hissedildiği dönemler arasında yer almaktadır. Bu süreçte birçok öğrenci, bildiklerini hatırlamakta zorlanabilir, dikkatini toplamakta güçlük yaşayabilir ve performansını etkileyen stres faktörleriyle baş etmek durumunda kalabilir. Bu nedenle sınav stresi, eğitim hayatının en yaygın ve üzerinde en çok durulan psikolojik durumlarından biri olarak kabul edilmektedir.
Peki, Sınav dönemlerinde öğrencilerin sınav stresi nasıl yönetilmeli? Aileler bu konuda neler yapabilir? Uzman Psikolog, Hipnozcu ve Aile Çift Terapisi Metin Aydın, Türkinform’dan Ecem Çetin’e konuştu ve önemli değerlendirmelerde bulundu.
“TEMEL AMAÇ KAYGIYI TAMAMEN YOK ETMEK DEĞİL”
Aydın, sınav stresinin öğrencinin zihninde tırmanan yoğun bir gelecek kaygısı ve potansiyelini ortaya koyamama korkusu olduğunu ifade ederek, buradaki temel amacın kaygıyı tamamen yok etmek değil, öğrencinin performansınım kamçılanarak sağlıklı bir motivasyon seviyesinde tutabilmek olduğunu söyledi.
Zihinsel dengeyi kurmak için hayat kurtaran en güçlü beş yöntemin olduğunu söyleyen Aydın, bunların Zihindeki Felaket Senaryolarını Durdurmak, Bedenin Alarm Sistemini Sakinleştirmek, Zihinsel Simülasyon Yapmak, Zamanı ve Biyolojik Saati Yönetmek, Koşulsuz Sevgi ve Güven Alanı Sunmak olduğunu ifade ederek, detaylarını paylaştı.
ZİHİNDEKİ DÜŞÜNCEYİ DEĞİŞTİRMEK
Metin Aydın, çocuğun zihnindeki "Kazanamazsam mahvolurum" gibi yıkıcı genellemelerinin Bu sınav sadece bilgimi ölçüyor, kişiliğimi veya geleceğimi değil" şeklinde rasyonel bir bakış açısıyla değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.
KAYGI YÖNETİMİ
Uzman Psikolog, Aydın, kaygı anında hızlanan kalp atışını ve kasılan vücudunu, derin diyafram nefesi egzersizleriyle fiziksel olarak yeniden sakinlik moduna alınması gerektiğini belirtti.
ZİHİNSEL SİMÜLASYON
Metin Aydın, öğrencinin sınav anını, optik formu, sınıfı daha gitmeden önce zihninde defalarca sakin bir şekilde canlandırarak sınav ortamına karşı zihinsel bir bağışıklık geliştirmesi gerektiğini belirtti.
“AİLELER, ÇOCUĞUNA NE OLURSA OLSUN GÜVENDE OLDUĞUNU HİSSETTİREN BİR LİMAN OLMALI”
Aydın, şöyle devam etti:
“Beynin odaklanma ve mantık yürütme kapasitesini korumak adına, uyku ve dinlenme saatlerini bir disiplin içinde tutarak zihne ihtiyaç duyduğu enerjiyi vermek. Ailelerin kendi gelecek kaygılarını çocuğa yansıtaktan vazgeçip, başarıya endeksli bir sevgi yerine çocuğa ne olursa olsun güvende olduğunu hissettiren bir liman olması”
“ÇOCUĞUN ZİHNİNDE AÇILACAK DERİN BİR YARADAN DAHA HAYATİ BİR GELECEK VAAT EDEMEZ”
Metin Aydın, ev ortamının bir performans arenasından ziyade, çocuğun bu yöntemlerle zihinsel olarak nefes alabileceği şefkatli bir sığınak olarak korunması gerektiğini aktararak, “Unutulmamalıdır ki hiçbir sınav, bir çocuğun zihninde açılacak derin bir yaradan daha hayati bir gelecek vaat edemez” dedi.




