Tarım ve Orman Bakanlığı’nın taklit ve tağşiş kapsamında yaptığı denetimler, gıda sektöründeki bazı uygulamaları bir kez daha gözler önüne serdi. Et ve et ürünlerinden zeytinyağına, baldan süt ürünlerine ve takviye edici gıdalara kadar farklı ürünlerde tüketicinin yanıltılmasına yol açan uygulamalar tespit edilebiliyor. Ancak uzmanların dikkat çektiği önemli bir nokta var: Her hile aynı sağlık riskini taşımıyor. Bazı uygulamalarda temel sorun tüketicinin parasının karşılığını alamaması olurken, bazı durumlarda ürünün içeriği veya üretim koşulları doğrudan insan sağlığını tehdit edebiliyor.

DANA DİYE ALDIĞINIZ ÜRÜNDE BAKIN NE ÇIKABİLİYOR?

Kıyma, sucuk, köfte, salam ve sosis gibi et ürünleri, taklit ve tağşiş tartışmalarının en sık gündeme gelen başlıkları arasında. Et ürünlerinde etikette belirtilmeyen farklı hayvan türlerine ait etlerin kullanılması, sakatat eklenmesi veya ürün içeriğinin tüketiciye farklı gösterilmesi önemli uygunsuzluklar arasında yer alıyor.

DANA ETİ YERİNE KANATLI ETİ

Dana eti olarak satılan bir üründe kanatlı eti kullanılması öncelikle tüketicinin ekonomik açıdan yanıltılması anlamına geliyor. Bu durum her zaman doğrudan zehirlenmeye yol açmayabilir. Ancak özellikle belirli gıdalara karşı alerjisi bulunan kişiler açısından risk oluşturabilir. Üstelik ürünün hangi koşullarda üretildiği ve saklandığı da sağlık açısından belirleyici.

Elektronik sigaralarda korkutan gerçek! Geri dönüşüm tesislerini yangın yerine çeviriyor
Elektronik sigaralarda korkutan gerçek! Geri dönüşüm tesislerini yangın yerine çeviriyor
İçeriği Görüntüle

AT VE EŞEK ETİ HİLESİ NEDEN GÜNDEMDE?

Et ürünlerinde beyan edilmeden at veya eşek eti gibi tek tırnaklı hayvan etlerinin kullanılması da tüketicinin yanıltılması anlamına geliyor. Buradaki risk yalnızca etin hangi hayvana ait olduğu değil. Ürünün kaynağının, üretim koşullarının ve olası ilaç kalıntılarının bilinmemesi sağlık açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında bulunuyor.

SUCUĞA SAKATAT KARIŞTIRILIYOR MU?

Bir başka tartışmalı uygulama ise et ürünlerine etikette belirtilmeden sakatat eklenmesi. Sakatatın kendisi uygun koşullarda tüketilebilen bir gıda olsa da ürünün içeriğinin tüketiciden gizlenmesi ciddi bir mevzuat ihlali oluşturuyor. Üretim ve muhafaza koşullarının uygun olmaması durumunda ise mikrobiyolojik riskler ortaya çıkabiliyor.

ZEYTİNYAĞI ALIRKEN DİKKAT! İÇİNDEN BAŞKA YAĞ ÇIKABİLİR

Gıda hilelerinin bir diğer önemli adresi ise zeytinyağı. Tüketici, şişenin üzerinde “zeytinyağı” ibaresini görerek ürünün saf zeytinyağı olduğunu düşünebilir. Ancak ürüne farklı yağların karıştırılması, ürünün saflığını ve tüketicinin aldığı ürünün niteliğini değiştirebiliyor. Kullanılan yağın türü ve miktarı, ortaya çıkabilecek sağlık riskinin değerlendirilmesinde önem taşıyor. Yani burada sorun yalnızca “kalitesiz yağ” meselesi değil; tüketicinin satın aldığı ürünün gerçekte ne olduğunun farklı olması.

BALDAKİ EN BÜYÜK ŞÜPHE: ŞEKER ŞURUBU

Kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi bal da gıda hileleri arasında dikkat çekiyor. Doğal bal yerine veya bala karıştırılarak şeker şurubu kullanılması, ürünün doğal yapısını bozuyor. Bu tür uygulamalar çoğu durumda doğrudan zehirlenme anlamına gelmese de tüketicinin gerçek bal aldığı düşüncesiyle yanıltılmasına neden oluyor. Başka bir ifadeyle vatandaş hem parasının karşılığını alamıyor hem de tükettiği ürünün içeriği konusunda yanlış yönlendiriliyor.

ASIL TEHLİKE TAKVİYE EDİCİ GIDALARDA!

Gıda hileleri arasında sağlık açısından çok daha ciddi sonuçlar doğurabilecek başlıklardan biri ise takviye edici gıdalar. Özellikle ürünün etiketinde belirtilmeyen ilaç etken maddelerinin bulunması ciddi bir sağlık riski oluşturabiliyor. Kullanılan maddenin türüne ve kişinin sağlık durumuna bağlı olarak tansiyon düşmesi, kalp ritmi bozuklukları, kalp krizi ve felç gibi ciddi sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle “bitkisel”, “doğal” veya “takviye” ifadeleri bir ürünün otomatik olarak güvenli olduğu anlamına gelmiyor.

SAHTE ALKOLDEKİ TEHLİKE: METANOL

Gıda ve içeceklerdeki en ağır risklerden biri ise metanol. Metanol içeren sahte alkollü içecekler ciddi zehirlenmelere neden olabilir. Metanol zehirlenmesi; görme kaybı, kalıcı organ hasarı ve ağır vakalarda ölüm ile sonuçlanabilir. Bu nedenle sahte alkollü içecekler, “ürünün kalitesi düşük” seviyesinde değerlendirilebilecek bir hile değil; doğrudan hayati tehlike oluşturabilen bir risk.

PEKİ EN TEHLİKELİ 3 GIDA HİLESİ HANGİSİ?

İnsan sağlığı açısından daha ciddi sonuçlar doğurma ihtimali bulunan uygulamalar arasında özellikle üç başlık öne çıkıyor:

1. BEYAN EDİLMEYEN İLAÇ ETKEN MADDELERİ

Takviye edici gıdalarda gizli ilaç etken maddelerinin bulunması, ciddi ilaç etkileşimlerine ve kalp-damar kaynaklı hayati risklere yol açabilir.

2. METANOL İÇEREN SAHTE ALKOL

Metanol zehirlenmesi görme kaybından kalıcı organ hasarına, ağır vakalarda ise ölüme kadar ilerleyebilir.

3. HİJYEN SORUNU BULUNAN ET ÜRÜNLERİ

Etin türünün değiştirilmesi tüketiciyi yanıltırken, asıl sağlık riski ürünün hijyenik olmayan koşullarda üretilmesi veya saklanmasıyla ortaya çıkabilir.

SADECE CEBİNİZİ DEĞİL, SAĞLIĞINIZI DA KORUYUN

Gıda hilelerinde en önemli ayrım, yapılan uygulamanın yalnızca ekonomik bir aldatmaca mı yoksa doğrudan sağlık riski mi oluşturduğunun belirlenmesi. Dana yerine kanatlı eti kullanılması, bala şeker şurubu eklenmesi veya zeytinyağına başka yağların karıştırılması tüketicinin aldatılmasına yol açarken; beyan edilmemiş ilaç etken maddeleri, metanol ve ciddi mikrobiyolojik riskler çok daha ağır sonuçlara neden olabiliyor. Bu nedenle tüketicilerin özellikle takviye edici gıdalar, et ürünleri ve alkollü içeceklerde ürünün kaynağına, etiket bilgilerine ve güvenilir satış noktalarına dikkat etmesi büyük önem taşıyor. Çünkü bazı gıda hilelerinde kaybedilen yalnızca paranız olabilir; bazıları ise sağlığınızı ve hayatınızı riske atabilir.

Kaynak: HABER MERKEZİ