A Milli Futbol Takımımızın 24 yıl aradan sonra katıldığı Dünya Kupası'ndaki hayal kırıklığı yaratan performansı, taraftarın sabrını taşırdı. Yıllardır süren hasret, sabahın erken saatlerinde kurulan alarmlar ve turnuva öncesi büyük beklentiler, yerini derin bir hüsrana bıraktı. Yaptığımız sokak röportajları gösteriyor ki vatandaşlar faturayı doğrudan teknik direktör Vincenzo Montella'ya kesiyor.

Orta Doğu'da gizli diplomasi haritarlar mı değişiyor?
Orta Doğu'da gizli diplomasi haritarlar mı değişiyor?
İçeriği Görüntüle

"MİLLET SABAH MAÇ İÇİN KALKIYOR, REZİL EDİYORSUNUZ"

Turnuvanın Amerika kıtasında düzenlenmesi nedeniyle sabah 06.00'da ekran başına geçen taraftarlar, takımın sahadaki performansına adeta isyan ediyor. Mikrofon uzattığımız vatandaşlardan biri durumu, "Millet sabah namaza kalkmaz maç için kalkıyor. Rezil ediyorsunuz bizi" sözleriyle özetliyor.

Kolay bir grupta yer almamıza rağmen sıfır çekilmesi ve ikinci dakikada yenilen gol sonrası takımın tamamen oyundan düşmesi, eleştirilerin odak noktasında. Taraftarlar, Montella'nın kadro mühendisliğini ve saha içi yerleşimini " saçma sapan" olarak nitelendirirken, takımın sahada koşmadığını ve mücadele etmediğini vurguluyor.

Montella Röp

YERLİ HOCA HASRETİ VE FATİH TERİM SESLERİ

Sokaktaki en net taleplerden biri de teknik direktör değişimi. İtalyan teknik direktörünün, Türk insanının duygusal yapısını anlayamadığı ve "soğuk" kaldığı düşüncesi oldukça yaygın. Milli takımın başında "milli duygusu olan" yerli bir antrenör görmek isteyen vatandaşların ortak adayı ise tanıdık bir isim: Fatih Terim.

Röportajlarda öne çıkan bazı görüşler şu şekilde:

  • "Türkiye'yi yönetecek tek bir adam var abi, Fatih Terim. Gerisi fasafiso."

  • "Türk milli takımının başında adam gibi bir Türk antrenörü olacak. Dışarıdan bir antrenör ne verebilir ki?"

  • "Bizim insanımız duygusal, Montella ise soğuk birisi. O yüzden yerli teknik direktör daha iyi olur."

MEDYANIN ŞİŞİRDİĞİ BALON ERKEN PATLADI

Sadece teknik heyet ve futbolcular değil, turnuva öncesi aşırı beklenti yaratan medya ve spor yazarlarına da vatandaşlar tepkili. Maçlar oynanmadan yaratılan "sanki hemen finale çıkacakmışız" havasının futbolcuları da rehavete sürüklediğini ve burada medyanın pay sahibi olduğunu dile getiriyorlar.

"SİYASALLAŞMA" VURGUSU VE TRAJİKOMİK İSYANLAR

Sokaktaki tepkiler sadece teknik heyetle sınırlı kalmıyor. Takımın genel yapısına, futbolcuların ruh haline ve hatta futbol dışı unsurlara da ciddi eleştiriler getiriliyor. Vatandaşlar, takımın defans hattının ve kalecisinin son derece yetersiz olduğuna dikkat çekerken, futbolun içine siyasetin girdiğini ve bu baskının oyuncuların "milli duygularını" körelttiğini iddia ediyor. Yeşilburnu Adaları'nın bile puan alabildiği bir turnuvada Türkiye'nin sıfır çekmesinin yarattığı utanç ve çaresizlik olarak tanımlayan taraftar, "Hiç kimseyi bulamasalar beni alsınlar. Dişim yok ama olsun" şeklindeki trajikomik isyanı, sokağın içinde bulunduğu hayal kırıklığının boyutunu en net şekilde gözler önüne seriyor.

Muhabir: Almila İrem Kerküklü