Günlük yaşamda alışveriş, temel ihtiyaçların karşılanmasının ötesine geçerek zaman zaman stres, mutsuzluk veya yalnızlık gibi duygularla baş etmenin bir yolu haline gelebiliyor. “İhtiyacım yoktu ama alınca iyi hissettim” ya da “Kargom gelince mutlu oluyorum” gibi ifadeler, satın alma davranışının arkasında yalnızca ihtiyaçların bulunmadığına işaret ediyor.

Davranış Bilimleri Uzmanı Sinem Genez Turan, insanların her zaman ihtiyaç duydukları ürünleri satın almadığını, bazı durumlarda satın alınan şeyin aslında kısa süreli bir “iyi hissetme” duygusu olduğunu belirtti.

“BAZEN BİR DUYGUYU SATIN ALMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Alışveriş davranışının arkasındaki motivasyonun her zaman ürünün kendisi olmadığını ifade eden Turan, bazı kişilerin yaşadığı duygusal durumdan uzaklaşmak için alışverişe yöneldiğini söyledi.

Turan, bu durumu günlük hayattan örneklerle açıklayarak, “Canım çok sıkkındı, kendimi alışveriş merkezinde buldum”, “Hiç ihtiyacım yoktu ama alınca iyi hissettim” ve “Kargom gelince mutlu oluyorum ama birkaç gün sonra aynı boşluğu yeniden hissediyorum” şeklindeki ifadelerin bu döngüyü gösterdiğini belirtti.

Turan’a göre bu noktada satın alınan çoğu zaman yalnızca bir çanta, ayakkabı veya teknoloji ürünü değil; kısa süreli bir iyi hissetme duygusu.

“DOPAMİN KALICI DEĞİL”

Yeni bir ürün satın almanın kişide kısa süreli bir mutluluk hissi oluşturabildiğini belirten Turan, bunun beynin ödül mekanizmasıyla ilişkili olduğunu ifade etti.

Turan, yeni bir şey satın alındığında dopamin salgılandığını ve bunun kısa süreli bir iyi hissetme duygusu yaratabildiğini belirterek, bu etkinin kalıcı olmadığını söyledi. Duygunun zamanla azalmasıyla birlikte kişinin aynı hissi yeniden yaşamak isteyebileceğini ifade eden Turan, kontrolsüz alışveriş döngüsünün de bu noktada başlayabileceğine dikkat çekti.

“ASIL SORU, NEYİ DOLDURMAYA ÇALIŞIYORUM?”

Alışverişi tek başına bir problem olarak değerlendirmediğini vurgulayan Turan, asıl önemli olanın kişinin alışveriş yaparken hangi ihtiyacını karşılamaya çalıştığını fark etmesi olduğunu söyledi.

Turan, insanların zaman zaman yalnızlık, değersizlik, başarısızlık veya günlük stres gibi duygularla baş etmek için alışverişe yönelebildiğini belirterek, “Duygusal boşluklar, kredi kartıyla dolmuyor” değerlendirmesinde bulundu.

“DAVRANIŞ DEĞİŞİYOR AMA İHTİYAÇ AYNI KALIYOR”

Duygusal ihtiyaçların farklı davranışlarla karşılanmaya çalışılabileceğini ifade eden Turan, bunu susuzluk üzerinden yaptığı benzetmeyle anlattı.

Turan, “İnsan susadığında su içer. Ama duygusal olarak susadığında neye uzanacağını bilmiyorsa; bazen telefona uzanıyor, bazen yemeğe, bazen alışverişe, bazen de sosyal medyaya” dedi.

Bu nedenle farklı davranışların altında aynı duygusal ihtiyacın bulunabileceğini belirten Turan, “Davranış değişiyor ama ihtiyaç aynı kalıyor” ifadelerini kullandı.

“BEN GERÇEKTEN BUNA MI İHTİYAÇ DUYUYORUM?”

Alışveriş davranışını kontrol etmek isteyen kişilerin öncelikle kendilerine bazı sorular yöneltmesi gerektiğini söyleyen Turan, özellikle satın alma kararından önce kişinin kendi duygusunu fark etmesinin önemli olduğunu belirtti.

Turan, kişilerin kendilerine “Ben şu an gerçekten buna mı ihtiyaç duyuyorum, yoksa şu an başka bir duygu yaşamamak için mi satın almak istiyorum?” sorusunu sormalarını önerdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı: 35 ilde müftü değişikliği
Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı: 35 ilde müftü değişikliği
İçeriği Görüntüle

Bu sorunun bile kişinin davranışıyla duygusu arasındaki bağlantıyı fark etmesine yardımcı olabileceğini ifade eden Turan, alışveriş yalnızca gerçek bir ihtiyacı karşılıyorsa bunun tek başına bir problem olmadığını söyledi.

Ancak kişinin her üzüldüğünde, stres olduğunda veya yalnız hissettiğinde ilk çözüm olarak alışverişe yönelmesinin üzerinde düşünülmesi gereken bir durum olduğunu belirtti.

“ÖNEMLİ OLAN NE ALDIĞI DEĞİL, NEDEN ALDIĞI”

Davranış bilimleri açısından hiçbir davranışın sebepsiz olmadığını vurgulayan Turan, alışverişin de çoğu zaman bir sonuç olduğunu ifade etti.

Turan, “Benim için önemli olan, kişinin ne aldığı değil; neden aldığıdır” diyerek, kişinin gerçek ihtiyaçlarını fark etmesinin yalnızca alışveriş alışkanlıklarını değil, yaşamındaki bazı dinamikleri de değiştirebileceğini söyledi.

Turan, değerlendirmesini, “Gerçek ihtiyaçlarımızı fark ettiğimizde, çoğu zaman alışveriş sepetimiz değil, hayatımız değişmeye başlar” sözleriyle tamamladı.

Muhabir: Yalçın Taşbaşı