Enerji içecekleri; uyanık kalmak, yorgunluğu bastırmak veya egzersiz öncesinde performansı artırmak amacıyla özellikle gençler tarafından tercih ediliyor. Ancak bu ürünlerde bulunan yüksek miktardaki kafein ve farklı uyarıcı maddelerin kalp atım hızı, tansiyon ve kalbin elektriksel düzeni üzerinde etkileri olabileceği belirtiliyor.
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Ahmet Nihat Baysal, Türkinform muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda enerji içeceklerinin gençlerin kalp ve damar sağlığı üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. Bu ürünlerin sıradan bir içecek gibi görülmemesi gerektiğini belirten Baysal, “Enerji içecekleri masum bir gazlı içecek değildir” dedi.
Enerji içeceklerinin kişide kısa süreli uyanıklık ve hareketlilik hissi oluşturabildiğini ifade eden Baysal, bu etkinin vücutta herhangi bir karşılığı olmadığı düşüncesinin doğru olmadığını vurguladı. Ürünlerin içerdiği kafein miktarının ve hangi koşullarda tüketildiğinin kalbin vereceği yanıt üzerinde etkili olabileceğini kaydetti.
NABIZ VE TANSİYONDA YÜKSELMEYE YOL AÇABİLİR
Enerji içeceklerinin içeriğinde yüksek miktarda kafein ve farklı uyarıcı maddeler bulunabildiğini belirten Baysal, bu maddelerin kalbin çalışma düzenini etkileyebileceğini söyledi. Sinir sisteminin uyarılmasıyla birlikte kalbin daha hızlı çalışabileceğini ifade eden Baysal, bunun nabız ve tansiyona yansıyabileceğini belirtti.
Baysal, “Enerji içeceklerindeki yüksek miktardaki kafein ve diğer uyarıcı maddeler, kalbin sempatik aktivitesini artırarak nabız ve tansiyonda geçici yükselmelere yol açabilir” ifadelerini kullandı.
Tüketimin ardından kalbin daha hızlı atması veya tansiyonun yükselmesi gibi etkiler görülebileceğini belirten Baysal, ürünün içeriği, tüketilen miktar ve kişinin uyarıcı maddelere verdiği tepkinin önem taşıdığına dikkat çekti. Aynı miktardaki enerji içeceğinin her kişide aynı etkiyi oluşturmayabileceğini dile getirdi.

YÜKSEK DOZLARDA RİTİM BOZUKLUĞU ENDİŞESİ
Enerji içeceklerinin kalbin elektriksel düzeni üzerindeki etkilerine de değinen Baysal, özellikle yüksek miktarda tüketimin ritim bozuklukları açısından endişe oluşturabileceğini söyledi. Kısa sürede birden fazla enerji içeceği tüketilmesinin vücuda alınan kafein ve diğer uyarıcıların miktarını artırabileceğine işaret etti.
Baysal, “Yüksek dozlarda ritim bozuklukları açısından da endişe vardır. Genç ve sağlıklı kişilerde bile enerji içeceği tüketiminin ardından tansiyon ve EKG’de değişiklikler görüldüğünü ortaya koyan çalışmalar bulunuyor” dedi.
Her bireyin kafein ve diğer uyarıcı maddelere aynı tepkiyi vermeyebileceğini belirten Baysal’ın açıklamaları, genç ve sağlıklı olmanın enerji içeceklerinin etkilerine karşı tek başına koruma sağlamayabileceğini ortaya koydu.
Baysal ayrıca 2026 yılında yayımlanan Amerikan Kalp Derneği bilimsel değerlendirmesinde, enerji içeceklerindeki yüksek kafein dozlarının kalp-damar sistemi açısından zarar verebileceğine dikkat çekildiğini aktardı. Bu nedenle enerji içeceklerinin günlük hayatta sıradan bir meşrubat gibi değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
YOĞUN EGZERSİZ VE UYKUSUZLUKTA RİSK ARTABİLİR
Enerji içeceğinin yalnızca miktarının değil, hangi koşullarda tüketildiğinin de önemli olduğunu vurgulayan Baysal, özellikle yoğun egzersiz, uykusuzluk ve sıvı kaybı sırasında daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Baysal, “Özellikle gençlerde, yoğun egzersiz sırasında, uykusuzlukta, susuzlukta veya başka uyarıcılarla birlikte tüketilmesi daha problemli olabilir” diye konuştu.
Yoğun fiziksel aktivite sırasında kalbin üzerindeki yükün arttığını belirten Baysal’ın değerlendirmelerine göre, bu sırada yüksek miktarda kafein ve uyarıcı madde alınması kalp-damar sisteminin verdiği yanıtı etkileyebilir. Vücudun yeterince dinlenmediği veya sıvı kaybettiği koşullarda enerji içeceği tüketilmesi, mevcut yükün üzerine yeni bir uyarıcı etki ekleyebilir.
Enerji içeceklerinin başka uyarıcı maddelerle birlikte kullanılması da olumsuz etkileri artırabilir. Baysal, gençlerin özellikle spor yaparken, uzun süre uykusuz kaldıklarında veya kendilerini yorgun hissettiklerinde bu ürünlere yönelmeden önce olası etkileri dikkate alması gerektiğini vurguladı.
ENERJİ ÜRETMEK YERİNE SİNİR SİSTEMİNİ UYARIYOR
Enerji içeceklerinin doğrudan yeni bir enerji kaynağı oluşturduğu düşüncesinin doğru olmadığını belirten Baysal, bu ürünlerin esas olarak sinir sistemi üzerinde uyarıcı etki gösterdiğini söyledi. Ürünlerin yorgunluğu ortadan kaldırmak yerine kişinin yorgunluk hissini geçici olarak bastırabildiğine dikkat çekti.
Baysal, “Enerji içeceği size enerji üretmez; mevcut enerjinizi daha fazla kullanmanız için sinir sisteminizi uyarır” ifadelerini kullandı.
Kişinin kendisini kısa süreliğine daha uyanık veya hareketli hissetmesinin vücudun gerçekten dinlendiği anlamına gelmediğini belirten Baysal, yorgunluk hissinin bastırılmasının fiziksel ihtiyacı ortadan kaldırmadığını ifade etti. Uyarıcı etkinin kalbin çalışma hızını ve dolaşım sisteminin verdiği yanıtı da etkileyebileceğini söyledi.
“KALBİN BU UYARININ BİR BEDELİ OLABİLİR”
Enerji içeceklerinin kontrolsüz ve yüksek miktarda tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Baysal, özellikle gençlerin bu ürünleri sıradan gazlı içecekler gibi değerlendirmemesi gerektiğini söyledi. Tüketim miktarının yanı sıra sıklık ve eşlik eden koşulların da göz önünde bulundurulmasının önem taşıdığını belirtti.
“Kalbin de bu uyarının bir bedeli olabilir” diyen Baysal, enerji içeceklerinin içeriğinin incelenmesi ve farklı uyarıcılarla birlikte tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Baysal’ın açıklamaları, enerji içeceklerinin genç ve sağlıklı kişilerde dahi nabız, tansiyon ve EKG üzerinde değişikliklere yol açabileceğini; yoğun egzersiz, uykusuzluk, susuzluk veya farklı uyarıcılarla birlikte tüketildiğinde olası risklerin artabileceğini ortaya koydu.




