Sonbahar aylarında hava sıcaklıklarının düşmesi, kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artması ve okul ile iş hayatındaki yoğunluğun yeniden yükselmesi, solunum yolu enfeksiyonlarının yayılımını kolaylaştıran koşulları beraberinde getiriyor. Grip başta olmak üzere mevsimsel enfeksiyonlardan korunmak için yalnızca hava koşullarına dikkat etmek yeterli olmuyor. Kapalı alanların yeterince havalandırılmaması, hastalık belirtilerine rağmen sosyal temasın sürdürülmesi, el ve solunum hijyeninin ihmal edilmesi, bilinçsiz ilaç kullanımı ile aşı ve ilaçla korunulabilecek enfeksiyonlar konusunda risk grubundaki kişilerin yanlış yönlendirilmesi sonbaharda enfeksiyon riskini artıran başlıca hatalar arasında yer alıyor. Enfeksiyon Uzmanı Prof. Dr. Levent Doğancı, özellikle 50 yaş üzerindeki kişiler ile kronik hastalığı bulunan bireylerde doğru korunma yöntemlerinin uygulanması gerektiğini belirtti.

KAPALI ALANLARI HAVALANDIRMAMAK BULAŞ RİSKİNİ ARTIRIYOR
Sonbaharla birlikte sıcaklıkların düşmesi, evlerde, iş yerlerinde, okullarda ve toplu kullanım alanlarında kapı ve pencerelerin daha uzun süre kapalı tutulmasına neden oluyor. İnsanların aynı kapalı ortamda uzun süre bulunması da solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını kolaylaştırabiliyor.
Özellikle kalabalık ortamlarda hava dolaşımının yetersiz kalması, enfekte kişilerden yayılan solunum parçacıklarının ortamda daha uzun süre bulunmasına yol açabiliyor. Sınıflar, ofisler, toplantı odaları, toplu taşıma araçları ve evler bu dönemde yakın temasın yoğunlaştığı alanlar arasında bulunuyor.
Kapalı ortamların belirli aralıklarla havalandırılması, aynı alanda uzun süre bulunan kişi sayısının mümkün olduğunca azaltılması ve hastalık belirtisi gösteren kişilerle yakın temasın sınırlandırılması sonbahar döneminde uygulanabilecek temel korunma yöntemleri arasında yer alıyor.
HASTALIK BELİRTİLERİNE RAĞMEN SOSYAL TEMAS SÜRDÜRÜLMESİ
Boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük, ateş, halsizlik ve kas ağrısı gibi belirtilerin hafif görülerek günlük yaşama aynı şekilde devam edilmesi enfeksiyonların daha fazla kişiye ulaşmasına neden olabiliyor.
Hastalık belirtileri bulunan kişilerin işe, okula veya kalabalık sosyal ortamlara gitmesi, özellikle yakın temasın yoğun olduğu alanlarda bulaş zincirini genişletebiliyor. Belirtilerin hafif seyretmesi, kişinin çevresindeki insanlara enfeksiyon bulaştırmayacağı anlamına gelmiyor.
Aynı evde veya çalışma ortamında ileri yaştaki kişiler, kronik hastalığı bulunanlar ya da bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerin bulunması halinde enfeksiyonun bu kişilere ulaşması daha ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle belirtilerin başladığı dönemde temasın sınırlandırılması ve kişisel hijyen kurallarının uygulanması gerekiyor.

EL VE SOLUNUM HİJYENİNİ İHMAL ETMEK ENFEKSİYONLARI YAYIYOR
Sonbaharda enfeksiyon riskini artıran bir başka hata ise el ve solunum hijyenine yeterince dikkat edilmemesi oluyor. Gün içerisinde çok sayıda yüzeye temas edilmesi, ardından eller temizlenmeden göz, burun veya ağıza dokunulması enfeksiyon etkenlerinin vücuda girişini kolaylaştırabiliyor.
Öksürme ve hapşırma sırasında ağız ile burnun kapatılmaması da solunum yoluyla bulaşan enfeksiyonların çevreye yayılmasına neden olabiliyor. Özellikle okul, iş yeri, toplu taşıma ve alışveriş alanları gibi kalabalık ortamlarda ortak kullanılan yüzeyler nedeniyle el hijyeninin sürdürülmesi gerekiyor.
Ellerin düzenli olarak temizlenmesi, öksürme ve hapşırma sırasında ağız ile burnun kapatılması ve kullanılan mendillerin uygun şekilde atılması bulaşın azaltılmasına yönelik önlemler arasında bulunuyor.
BİLİNÇSİZ İLAÇ KULLANMAK DOĞRU TEDAVİYİ GECİKTİRİYOR
Sonbaharda grip ve benzeri solunum yolu enfeksiyonlarının artmasıyla birlikte kişilerin kendi kararlarıyla ilaç kullanmaya başlaması da yapılan hatalar arasında yer alıyor. Daha önce başka bir hastalık için verilen ilaçların yeniden kullanılması, yakın çevreden alınan ilaçların tüketilmesi veya herhangi bir sağlık değerlendirmesi yapılmadan antibiyotik başlanması tedavi sürecini etkileyebiliyor.
Viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin her durumda etkili olmadığı bilinirken, grip gibi bazı enfeksiyonlarda kullanılabilen reçeteli antiviral ilaçlar bulunuyor. Ancak bu ilaçların kullanım şekli kişinin yaşına, mevcut hastalıklarına, belirtilerin başlangıç zamanına ve enfeksiyonun seyrine göre değişebiliyor.
Özellikle kronik hastalığı bulunan kişilerin veya enfeksiyonun ağır seyretme ihtimali daha yüksek olan bireylerin belirtiler ortaya çıktığında kendi kendilerine ilaç kullanmak yerine sağlık profesyonellerinin değerlendirmesi doğrultusunda hareket etmesi gerekiyor.
AŞI VE İLAÇ KONUSUNDA YANLIŞ YÖNLENDİRME RİSKLİ BİREYLERİ ETKİLİYOR
Enfeksiyon Uzmanı Prof. Dr. Levent Doğancı, sonbaharda enfeksiyon riskini artıran en önemli etkenlerden birinin, aşı veya ilaçla korunulabilecek enfeksiyonlar konusunda risk grubundaki kişilerin yanlış yönlendirilmesi olduğunu söyledi.
Doğancı, “Risk arttıran en önemli etken aşı veya ilaçla korunulabilecek infeksiyonlar açısından riskli bireylerin bu konuda yanlış yönlendirilmesidir.” dedi.
Risk grubundaki kişilerin aşı veya ilaç seçenekleri konusunda yanlış bilgilerle hareket etmesi, uygulanabilecek korunma yöntemlerinden yararlanılmamasına neden olabiliyor. Özellikle sosyal medya ve çevreden edinilen sağlık bilgilerinin hekim değerlendirmesinin önüne geçirilmesi, korunma ve tedavi sürecinde hatalı kararların alınmasına yol açabiliyor.

MEVSİMSEL GRİPTE AŞI
Mevsimsel grip, sonbahar ve kış dönemlerinde yaygın görülen solunum yolu enfeksiyonları arasında bulunuyor. Gripten korunmada aşı seçeneği bulunurken, belirli durumlarda temas sonrasında kullanılabilen reçeteli ilaçlar da mevcut.
Prof. Dr. Levent Doğancı, mevsimsel grip üzerinden verdiği örnekte, “Örneğin mevsimsel grip hastalığının hemmaşısı hem de temas sonrasında çok güçlü bir korunma sağlıyan reçeteli ilacı bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Grip aşısının ve reçeteli ilaçların kullanımına ilişkin kararların kişinin sağlık durumuna göre verilmesi gerekiyor. Temas sonrasında kullanılabilen ilaçların da her kişi için veya her temas durumunda aynı şekilde kullanılması söz konusu olmuyor. Bu nedenle ilaç kullanımının hekim kontrolünde gerçekleştirilmesi gerekiyor.
Aşı ile reçeteli ilaçların birbirinin yerine geçen yöntemler olarak görülmemesi, her birinin kullanım koşullarının ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
50 YAŞ ÜZERİNDEKİLER VE KRONİK HASTALIĞI BULUNANLAR
Yaşın ilerlemesi ve kronik hastalıkların bulunması, bazı enfeksiyonların daha ağır seyretmesine neden olabilecek faktörler arasında bulunuyor. Bu nedenle 50 yaş üzerindeki bireyler ile kalp, akciğer, böbrek hastalıkları, diyabet veya bağışıklık sistemini etkileyen kronik rahatsızlıkları bulunan kişilerde korunma yöntemlerinin kişisel sağlık durumuna göre planlanması gerekiyor.
Prof. Dr. Doğancı, aşı ve reçeteli ilaçların doğru kullanımının bu gruplar açısından önemine işaret ederek, “Bunların doğru bir şekilde kullanılması, özellikle 50 yaş üzeri veya kronik hastalıkları bulunan kişiler için önemlidir.” diye konuştu.
Risk grubundaki kişilerin sonbahar dönemine girerken kendileri için uygun aşı seçenekleri, olası bir enfeksiyon durumunda izlenecek tedavi yolu ve temas sonrasında kullanılabilecek ilaçlar konusunda sağlık profesyonellerinden bilgi alması gerekiyor.
SONBAHARDA KORUNMA TEK BİR YÖNTEMLE SINIRLI KALMIYOR
Sonbaharda enfeksiyon riskini azaltmak için alınacak önlemler yalnızca bir uygulamayla sınırlı kalmıyor. Kapalı alanların düzenli olarak havalandırılması, hastalık belirtileri bulunan kişilerin yakın teması azaltması, el ve solunum hijyeninin sürdürülmesi ve ilaçların bilinçsiz şekilde kullanılmaması temel korunma adımlarını oluşturuyor.
Aşı veya ilaçla korunulabilecek enfeksiyonlarda ise kişilerin kendi risk durumlarını bilmesi ve sağlık profesyonellerinin yönlendirmesine göre hareket etmesi gerekiyor. Özellikle ileri yaşta veya kronik hastalığı bulunan bireylerin kulaktan dolma bilgiler, sosyal medya paylaşımları ya da çevreden gelen tavsiyeler nedeniyle aşı veya tedavi seçeneklerinden uzaklaşmaması gerekiyor.
Enfeksiyon Uzmanı Prof. Dr. Levent Doğancı'nın açıklamaları, sonbaharda enfeksiyon riskini artıran hatalar arasında yanlış sağlık bilgilerinin de yer aldığını ortaya koyuyor. Kapalı alanların havalandırılmaması, hastalık belirtilerine rağmen temasın sürdürülmesi, hijyen kurallarının ihmal edilmesi, bilinçsiz ilaç kullanımı ve aşı ile ilaçla korunma konusunda risk grubundaki kişilerin yanlış yönlendirilmesi sonbahar döneminde dikkat edilmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.




