Kızılırmak Vadisi'ne hakim bir noktada, Bafra'nın yaklaşık 30 kilometre güneybatısında sarp bir kaya kütlesi yükseliyor. Üzerindeki yapı, milattan önce üçüncü yüzyıldan kalma bir askeri kale.

Asarkale'yi benzerlerinden ayıran özellik girişinde saklı. Kaleye, yol hizasından başlayıp kayanın içinde ilerleyen basamaklı bir tünelle çıkılıyor. Askeri amaçla açılan tünel, asfalt yol yapılmadan önce doğrudan ırmağa iniyordu. Yani kalenin sakinleri, kuşatma altındayken bile suya gizlice ulaşabiliyordu.
Konum da tesadüf değil. Kale, Altınkaya Barajı yakınında, vadiden geçen herkesi gören stratejik bir noktada kurulu.

KAYANIN İÇİNDE BİR MÜHENDİSLİK
Helenistik dönemden kalan yapıda surlar, ana kaya oyularak yapılmış sarnıçlar ve yer altı geçitleri bulunuyor. Dönemin yerleşim düzeni de hiyerarşiyi yansıtıyor, üst bölümde yöneticiler alt bölümde halk yaşıyordu.
Kalenin hemen yanındaki Kral Kaya Mezarları da aynı çağın izini taşıyor. Bafra Arkeoloji ve Etnografya Müzesi uzmanı Hasan Dikmen'e göre mezarlar, Pontus Kralı Altıncı Mithridates zamanında, milattan önce 300'lü yıllarla 120 arasındaki dönemde kayaya oyuldu.
MEZAR ODALARINDA NE VAR?
Mezarların cephesini kare başlıklı dört sütun süslüyor. İçerideki odanın bitiminde 80 santimetre genişliğinde küçük bir kapı asıl mezar odasına açılıyor. Krallar ve yöneticiler burada taş sedirlere ya da duvardaki nişlere gömülüyordu.
Bugün odalarda ne kemik ne süs eşyası bulunuyor çünkü mezarlar daha antik çağda soyulmuş. Yapının hikayesi yakın tarihe de uzanıyor, kale ve mezarlar Kurtuluş Savaşı yıllarında Rum çeteleri tarafından sığınak olarak kullanılmış.
KÖKÜ URARTULARA UZANIYOR
Kayaya mezar oyma geleneği bu topraklarda Urartularla başladı, Frigler ve başka Anadolu uygarlıklarıyla sürdü. Mithridates dönemi kalelerinin çevresinde de benzer mezarlara sık rastlanıyor, Asarkale bu zincirin Karadeniz'deki halkalarından.
KAZILAR SÜRÜYOR
Alanda 2024'te bakanlık izniyle kazı başlatıldı. Samsun Müze Müdürlüğünün yürüttüğü, Ondokuz Mayıs Üniversitesi arkeologlarının bilimsel danışmanlık verdiği çalışmalarda önce bitki temizliği yapıldı ve ulaşım yolları düzeltildi, ardından kalenin yaklaşık dörtte biri gün yüzüne çıkarıldı.
Hedef, kazı ve restorasyonun ardından alanı bütün halinde turizme açmak. Altınkaya Barajı manzarasıyla birleşen rota, şimdiden vadiye yolu düşenlerin durak noktası.





