Başarı elde etmek her zaman kişinin kendisini yeterli hissetmesini sağlamayabiliyor. Bazı kişiler iyi bir performans sergilemelerine rağmen eksiklerine odaklanırken, bazıları ise ilişkilerinde hata yaptığını düşünerek sık sık özür dileme eğilimi gösterebiliyor. Psikolog Sami Erdoğan, Türkinform Muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda, başarılı insanların neden kendilerini yetersiz hissedebildiğini ve sürekli özür dileme davranışının özgüvenle ilişkisini değerlendirdi.
BAŞARI HER ZAMAN YETERLİLİK HİSSİ GETİRMİYOR
Başarılı kişilerin kendilerini yetersiz hissetmelerinin en sık karşılaşılan nedenlerinden birinin mükemmeliyetçilik olduğunu belirten Erdoğan, kişinin kendi performansı için belirlediği standartların oldukça yüksek olabileceğini söyledi.
Erdoğan’a göre birey yaptığı işte yeterli, hatta oldukça iyi bir sonuç ortaya koysa bile küçük eksiklikler veya hatalar tüm başarının önüne geçebiliyor. Kişi elde ettiği olumlu sonucu görmek yerine “Daha iyi olmalıydı” düşüncesine odaklanarak kendi performansını yetersiz değerlendirebiliyor.
Bu durumun kişinin başarılarından tatmin olmasını zorlaştırabileceğini ifade eden Erdoğan, yüksek standartların sürekli hale gelmesi durumunda kişinin kendisini ne kadar başarılı olursa olsun eksik hissetmeye devam edebileceğini belirtti.
KUSURLULUK ALGISI VE ELEŞTİRİLME KORKUSU ETKİLİ OLABİLİYOR
Erdoğan, kişinin kendisini sürekli eksik veya hatalı görmesinde “kusurluluk” şemasının da etkili olabileceğini söyledi. Bireyin yaptığı işlerde mutlaka bir yanlış veya eksiklik bulmasının zaman içerisinde kendisine yönelik olumsuz değerlendirmeleri güçlendirebileceğini ifade etti.
Eleştirilme korkusunun da bu tabloya eşlik edebileceğini belirten Erdoğan, kişinin hata yapmanın yanı sıra başkalarının o hatayı fark etmesinden de kaygı duyabileceğini söyledi. Bu kaygının bireyin kendisine daha yüksek standartlar koymasına ve yaptığı işleri sürekli sorgulamasına neden olabileceğini kaydetti.

SÜREKLİ ÖZÜR DİLEMEK ÖZGÜVENLE İLİŞKİLİ OLABİLİR
Günlük ilişkilerde sık sık özür dileyen kişilerin davranışlarının farklı nedenlere dayanabileceğine dikkat çeken Erdoğan, öncelikle bunun yalnızca yoğun bir nezaket alışkanlığı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, abartılı bir nezaket davranışı söz konusu değilse sürekli özür dilemenin düşük veya yetersiz özgüvenle bağlantılı olabileceğini ifade etti. Kişinin davranışlarında mutlaka bir eksiklik veya yanlışlık bulunduğuna inanmasının, gerekmeyen durumlarda bile özür dilemesine yol açabileceğini belirtti.
İLİŞKİYİ KAYBETME KAYGISI ÖZRÜ BİR STRATEJİYE DÖNÜŞTÜREBİLİR
Sürekli özür dilemenin yalnızca kişinin kendisini hatalı görmesiyle bağlantılı olmayabileceğini belirten Erdoğan, ilişkiyi sürdürememe veya karşı tarafı kaybetme kaygısının da etkili olabileceğini söyledi.
Bireyin ilişkinin bozulmasından endişe ettiği durumlarda gereğinden fazla sorumluluk üstlenebileceğini ifade eden Erdoğan, özür dilemenin zaman içerisinde ilişkiyi korumak amacıyla kullanılan bir stratejiye dönüşebileceğini belirtti. Bu durumda kişi, sorun doğrudan kendisinden kaynaklanmasa bile çatışmanın büyümemesi için özür dilemeyi tercih edebiliyor.
DAVRANIŞLAR TEK BAŞINA KESİN BİR GÖSTERGE DEĞİL
Erdoğan, başarılı olduğu halde kendisini yetersiz hissetmenin veya sık sık özür dilemenin tek başına kesin bir psikolojik değerlendirme yapmak için yeterli olmadığını vurguladı. Kişinin yetiştiği ortam, iletişim biçimi, karakter özellikleri ve yaşadığı deneyimlerin de bu davranışlar üzerinde etkili olabileceğini belirtti.
Ancak kişinin başarılarına rağmen sürekli kendisini yetersiz görmesi, küçük hataları büyütmesi, eleştirilmekten yoğun biçimde kaygı duyması ve ilişkilerinde sürekli hatalı taraf olduğuna inanarak özür dilemesi gibi davranışların birlikte görülmesi halinde, bunların kişinin kendilik algısı ve özgüveni açısından daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesinin anlamlı olabileceğini ifade etti.




