Selahaddin Eyyubi, tam adıyla Ebü’l-Muzaffer Selahuddin Yusuf bin Necmeddin Eyyubi, 1137 veya 1138 yılında bugünkü Irak sınırları içindeki Tikrit’te doğdu. Kürt kökenli olan Eyyubi ailesi, dönemin büyük Türk-Selçuklu Devleti’ne hizmet eden bir askeri aristokrasi ailesiydi. Babası Necmeddin Eyyub, Tikrit’in valisiydi; ailesi kısa süre sonra Musul’a taşındı.

Eğitim Hayatı ve İlk Yılları

Selahaddin, genç yaşta İslam ilimleri, fıkıh, hadis ve özellikle Kur’an eğitimi aldı. Aynı zamanda matematik, astronomi ve mantık gibi dönemin ileri bilimleriyle de ilgilendi. Fakat esas yolculuğu amcası Şirkuh’un komutasında askeri seferlere katılmasıyla başladı.

Mısır Seferi ve Eyyubi Hanedanı’nın Doğuşu

1164’te amcasıyla birlikte Şii Fatımi Devleti’nin yönetimindeki Mısır’a sefere çıktı. Amcası Şirkuh’un ölümünden sonra, siyasi zekası ve askeri tecrübesi sayesinde kısa sürede Fatımi Veziri oldu.
1171’de Fatımi Halifeliği’ne son vererek Abbasi halifeliğine biat etti ve böylece Mısır yeniden Sünni dünyaya bağlanmış oldu. Bu hareketiyle hem siyaseten hem de dinen büyük bir prestij kazandı.

Selahaddin bu süreçte Eyyubi Devleti’nin temellerini attı. Merkezi Kahire olan bu devlet, daha sonra Suriye, Filistin, Hicaz ve Yemen’e kadar genişleyecekti.

Kudüs’ün Fethi ve Hıttin Zaferi

Selahaddin’i tarih sahnesinde ölümsüzleştiren olay ise Kudüs’ü Haçlılardan geri almasıydı.
4 Temmuz 1187’de meşhur Hıttin Muharebesi’nde Haçlı ordularını ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu zaferin ardından 2 Ekim 1187’de Kudüs’ü 88 yıllık Frank işgalinden kurtardı.
Bu olay İslam dünyasında büyük bir sevinçle karşılandı. Kudüs’ün fethinden sonra Selahaddin, şehirde yaşayan Hristiyanlara karşı son derece insaflı davrandı, onlara zarar verilmesini yasakladı. Böylece Batılı kaynaklarda bile “büyük bir centilmen hükümdar” olarak anıldı.

Üçüncü Haçlı Seferi ve Aslan Yürekli Richard

Kudüs’ün kaybı Avrupa’yı ayağa kaldırdı. Papa III. Urban, Üçüncü Haçlı Seferi’ni ilan etti. İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard, Fransa Kralı II. Philippe ve Almanya İmparatoru Barbarossa dev ordu topladı.
Ancak Richard ile yapılan muharebeler, büyük şehir kuşatmaları (örneğin Akka) olsa da Selahaddin Kudüs’ü kaybetmedi. Sonunda karşılıklı saygıya dayalı anlaşmalar yapıldı. Richard’ın bizzat “O büyük ve adil kral” dediği rivayet edilir.

Devlet İdaresi ve İslami Kimliği

Selahaddin yalnızca bir kumandan değil, adaletli bir yönetici ve dinine bağlı bir mümin olarak da tanındı.
• Camiler ve medreseler açtırdı.
• Zekât ve vakıflarla toplumun fakir kesimine sürekli destek sağladı.
• Devlet hazinesinden israfı engelleyip, orduyu ve eğitimi öncelikli tuttu.
• Şii-Fatımi etkisini kırarak bölgeyi Sünni İslam çizgisine taşıdı.

Ölümü ve Mirası

Selahaddin Eyyubi, 4 Mart 1193’te Şam’da vefat etti. Geride servet değil, ümmete hizmet eden eserler bıraktı. Vefat ettiğinde tabut masrafını bile karşılayacak kadar parası kalmamıştı.
Kabri Şam’daki Emevi Camii’nin hemen yanında bulunmaktadır. Yüzyıllar boyunca Müslüman dünyasında kahramanlığın, adaletin ve alçakgönüllülüğün sembolü olarak anılmıştır.

Neden Hâlâ Anılıyor?

Selahaddin Eyyubi yalnızca bir askeri lider değil; Batılı tarihçilerin bile “örnek hükümdar” dediği, adaletli ve merhametli bir devlet adamıydı.
• Kudüs’ü kan dökmeden aldığı için Avrupalı kroniklerde bile şövalye onuruna sahip olarak tanımlandı.
• Bugün pek çok ülkede parklar, caddeler, hatta çizgi romanlar ve filmler onun adını taşır.
• İslam dünyasında ise Kudüs’ün kurtarıcısı olarak birliği ve direnişi simgeler.