5 Ocak 1922 tarihinde Adana, işgal kuvvetlerinden kurtarılarak Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki önemli dönüm noktalarından birini yaşadı. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Mondros Mütarekesi sonrasında işgal edilen kent, Milli Mücadele sürecinde bölge halkının direnişi ve düzenli ordunun yürüttüğü askeri faaliyetler sonucunda yeniden Türk egemenliğine geçti. İşgal yıllarında yaşanan çatışmalar, direniş hareketleri ve diplomatik gelişmeler, Adana’nın kurtuluşuna giden süreci belirledi.
İŞGAL SÜRECİ BAŞLADI
Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasının ardından Adana ve çevresi önce İngiliz, daha sonra Fransız kuvvetleri tarafından işgal edildi. İşgal sürecinde bölgede askeri birlikler konuşlandırıldı, yönetim Fransız kontrolüne geçti ve şehirde güvenlik sorunları yaşandı. Bu dönemde Adana, stratejik konumu ve ekonomik önemi nedeniyle işgal kuvvetlerinin kontrolü altında tutuldu.
MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE DİRENİŞ OLUŞTU
Adana ve çevresinde, işgale karşı yerel direniş grupları kuruldu. Kuvayı Milliye birlikleri, Toroslar ve Çukurova hattında faaliyet göstererek işgal kuvvetlerine karşı mücadele yürüttü. Bölge halkının desteğiyle sürdürülen direniş, Milli Mücadele’nin güney cephesinde önemli bir rol oynadı. Bu süreçte yaşanan çatışmalar, Fransız kuvvetlerinin bölgedeki etkinliğini azalttı.
ANKARA ANTLAŞMASI SÜRECİ TAMAMLANDI
20 Ekim 1921 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile Fransa, Güney Anadolu’daki işgalini sona erdirmeyi kabul etti. Antlaşma kapsamında Fransız kuvvetlerinin Adana ve çevresinden çekilmesi kararlaştırıldı. Antlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından işgal birlikleri kademeli olarak bölgeden ayrıldı.
ADANA’NIN KURTULUŞU GERÇEKLEŞTİ
5 Ocak 1922 tarihinde Fransız birliklerinin Adana’dan tamamen çekilmesiyle şehir resmen kurtarıldı. Türk birlikleri ve yerel halkın katılımıyla kentte yönetim yeniden Türk makamlarına devredildi. Bu tarih, Adana’nın kurtuluş günü olarak kayıtlara geçti ve her yıl çeşitli etkinliklerle anılmaya başlandı.





