Osmanlı Devleti’nin 17’nci padişahı ve 96’ncı İslam halifesi olan IV. Murad, 10 Eylül 1623 tarihinde henüz 11 yaşındayken Osmanlı tahtına çıktı. Sultan I. Ahmed ile Kösem Sultan’ın oğlu olan IV. Murad, Konstantiniyye’de doğdu. Tahta çıkışı, Osmanlı Devleti’nin siyasi, askerî ve idari bakımdan ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu bir döneme denk geldi.
Tahta geçtiği dönemde Osmanlı’da iç isyanlar, mali sıkıntılar ve Safevîler ile süren mücadeleler öne çıktı. IV. Murad’ın küçük yaşta olması nedeniyle devlet yönetimi, uzun süre annesi Kösem Sultan tarafından “saltanat naibesi” sıfatıyla yürütüldü. Bu dönem, Osmanlı tarihinde padişah adına yönetimin fiilen bir naibe bırakıldığı ilk süreçlerden biri olarak kayıtlara geçti.
İKTİDARIN İLK YILLARINDA DEVLET YÖNETİMİ
IV. Murad’ın saltanatının ilk dokuz yılında yönetimde annesi Kösem Sultan ve saray çevresindeki devlet adamları etkili oldu. Bu dönemde Osmanlı topraklarında güvenlik sorunları artarken, Abaza Mehmed Paşa İsyanı ve Safevîlerin Bağdat’ı ele geçirmesi devletin karşı karşıya kaldığı başlıca meseleler arasında yer aldı. Anadolu, Irak ve Kafkasya hattında yaşanan gelişmeler, merkezî otoritenin zayıfladığı bir tabloyu ortaya koydu.
MUTLAK İKTİDARIN TESİSİ
IV. Murad, 1632 yılından itibaren yönetimde doğrudan söz sahibi olmaya başladı. Bu tarihten sonra devlet idaresini bizzat üstlenen padişah, merkezî otoriteyi yeniden güçlendirmeye yönelik uygulamalar hayata geçirdi. İç düzenin sağlanması amacıyla sert tedbirler alındı ve yönetim mekanizmasında disiplin ön plana çıktı.
YASAKLAR VE UYGULAMALAR
IV. Murad döneminde tütün, içki ve kahvehaneler yasaklandı. Gece fenersiz sokağa çıkma yasağı da bu dönemde uygulamaya konuldu. Yasakların uygulanması sıkı şekilde denetlenirken, padişahın zaman zaman kıyafet değiştirerek şehirde denetim yaptığı kaynaklarda yer aldı. Bu uygulamalar, dönemin yönetim anlayışının belirgin unsurları arasında gösterildi.
ASKERÎ SEFERLER VE ANTLAŞMALAR
IV. Murad devrinin en önemli askerî gelişmeleri, Safevîler ile yürütülen savaşlar oldu. 1635 Revan Seferi ve 1638 Bağdat Seferi sonucunda Osmanlı orduları önemli başarılar elde etti. Bağdat’ın yeniden Osmanlı topraklarına katılması, dönemin öne çıkan askerî gelişmeleri arasında yer aldı. 1639 yılında imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması ile Osmanlı-Safevî sınırları büyük ölçüde belirlendi ve Mezopotamya Osmanlı egemenliğine girdi.
ÖLÜMÜ VE TARİHTEKİ YERİ
IV. Murad, 8 Şubat 1640 tarihinde henüz 27 yaşındayken hayatını kaybetti. Revan Seferi sırasında ortaya çıkan sağlık sorunlarının ölümüne neden olduğu kaydedildi. Kısa süren saltanatına rağmen IV. Murad, Osmanlı tarihinde merkezî otoritenin yeniden tesis edilmeye çalışıldığı bir dönemin padişahı olarak yer aldı.
IV. Murad, 1623-1640 yılları arasında süren saltanatı boyunca Osmanlı Devleti’nin iç düzeni, askerî yapısı ve idarî işleyişinde önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemin hükümdarı olarak tarihe geçti.







