Türkiye’de çok partili hayata fiilen geçilen dönemin hemen ardından kurulan Milliyetçiler Derneği, kısa sürede ülke siyasetinin en tartışmalı yapılarından biri haline geldi. 1950’lerin başında yaşanan Malatya Hadisesi ise yalnızca bir suikast girişimi olarak değil, derneğin kapatılmasına ve Türkiye’de Milliyetçi-İslamcı çevrelerle Demokrat Parti arasındaki derin kırılmaya yol açan kritik bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.

MALATYA HADİSESİ NASIL YAŞANDI
22 Kasım 1952’de Başbakan Adnan Menderes’in Malatya ziyareti sırasında, Vatan gazetesi sahibi ve başyazarı Ahmet Emin Yalman silahlı saldırıya uğradı. Saldırıyı gerçekleştiren kişinin, Milliyetçiler Derneği üyesi olan lise öğrencisi Hüseyin Üzmez olduğu ortaya çıktı. Yalman’a altı el ateş eden Üzmez, gazeteciyi öldürdüğünü zannetse de Yalman ağır yaralı olarak hayatta kaldı ve bir süre sonra sağlığına kavuştu.
SUİKASTIN ARDINDAN BAŞLAYAN SORUŞTURMALAR
Olayın hemen ardından soruşturmaların ilk hedefi Nur Talebeleri oldu. Bazı basın organlarında, Nur Risaleleri okuyan gençlerin şiddete yönlendirildiği iddiaları öne sürüldü. Türkiye genelinde yaklaşık 25 merkezde soruşturma açıldı ancak savcılıklar bu yönde herhangi bir delile ulaşamadı.
Soruşturmanın yönü bu kez Milliyetçiler Derneğine çevrildi. Yapılan incelemelerde, suikastın Malatya’daki dernek yapılanması içinde organize edildiği belirlendi. Aynı çevrede İslâm Demokrat Partisi ve Büyük Doğu hareketine mensup bazı isimlerin de yer aldığı tespit edildi.
DERNEĞİN KAPATILMASI VE TUTUKLAMALAR
Bu gelişmelerin ardından Milliyetçiler Derneği, 22 Ocak 1953’te mahkeme kararıyla kapatıldı. Kapatma kararını tutuklamalar izledi. İslam Demokrat Partisi Lideri Cevat Rifat Atilhan, Büyük Doğu’dan Necip Fazıl Kısakürek, Serdengeçti dergisinden Osman Yüksel ve Avni Özmansur gibi isimler ağır ceza mahkemelerinde yargılandı. Daha sonra İslâm Demokrat Partisi de resmen kapatıldı.
HÜSEYİN ÜZMEZ’İN SONRASI
Hüseyin Üzmez, Yalman’a yönelik saldırı nedeniyle 20 yıl hapse mahkum edildi ve yaklaşık 10 yıl cezaevinde kaldı. Tahliye olduktan sonra hukuk eğitimini tamamlayarak avukatlık yaptı, siyasetle ilgilendi ve farklı milliyetçi-İslamcı çevrelerle temas kurdu. Yıllar boyunca bazı kesimlerce “mücahit” olarak yüceltilen Üzmez, hayatının son döneminde farklı bir dava nedeniyle yeniden tutuklandı. Hastalığı sebebiyle tahliye edildikten kısa süre sonra 14 Ekim 2014’te hastanede hayatını kaybetti. Cenazesine, yıllarca kendisini destekleyen çevrelerden neredeyse kimsenin katılmaması dikkat çekti.
SİYASİ KIRILMA VE UZUN VADELİ ETKİLER
Malatya Hadisesi ve sonrasında yaşananlar, Türkiye’de milliyetçi ve İslamcı çevrelerle Demokrat Parti arasında kalıcı bir güvensizlik üretti. Bu kesimler, ilerleyen yıllarda Demokrat çizgiden uzaklaşarak farklı siyasi arayışlara yöneldi. Said Bilgiç, Bekir Berk, Tevfik İleri ve Samet Ağaoğlu gibi isimler Demokrat Parti saflarında yer alırken Necip Fazıl Kısakürek, Cevat Rifat Atilhan ve Kadir Mısıroğlu ise Demokrat misyon karşıtı çizgilerini hayatlarının sonuna kadar sürdürdü.




