Sağlık

Tıp dünyasını sarsan şok itiraf: Hastalıkların bitmesini istemiyorlar

Tıp dünyasında yıllardır tartışılan “bilimsel özgürlük” ve “endüstri baskısı” iddialarına bir yenisi daha eklendi. Uluslararası bir medikal araştırma şirketinde görev yaptığını belirten bir doktor, kalp ve damar hastalıklarının nedenlerine ilişkin yürütülen bazı çalışmaların ticari kaygılar nedeniyle kamuoyundan gizlendiğini öne sürdü

İddialar, tıpta sansür, araştırma etiği ve ilaç endüstrisinin etkisi konularını yeniden gündeme taşıdı.

“TIBBI TARTIŞMALAR KAMUOYUNA YANSITILMIYOR”

Doktor, onlarca yıldır tıp alanında serbest ve açık bir bilimsel tartışma ortamının bulunmadığını savunarak, “Birçok hastalığın nedenleri ve tedavi yaklaşımları bilimsel olarak araştırmalarda ortaya konuluyor ancak bunların tamamı konuşulamıyor” ifadelerini kullandı.

Tıp dünyasında bazı konuların sistematik biçimde görünmez kılındığını iddia eden doktor, özellikle kronik hastalıklar üzerine yapılan çalışmaların ekonomik çıkarlarla çeliştiğinde baskı altına alındığını öne sürdü.

KALP VE DAMAR HASTALIKLARIYLA İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN İDDİA

Doktorun en dikkat çekici iddiası ise kalp krizi ve damar tıkanıklıklarıyla ilgili yürütülen bir araştırmaya dayanıyor. İddiaya göre, bazı bilim insanları damar tıkanıklıklarının yalnızca kolesterol ve yaşam tarzıyla değil, ağız ve diş sağlığıyla ilişkili bakterilerle de bağlantılı olabileceğini araştırdı.

Bu kapsamda yürütülen çalışmalarda, ağız içindeki bazı bakterilerin kan dolaşımı yoluyla damar duvarlarına ulaştığı ve burada iltihabi süreçleri tetikleyebileceği yönünde bulgular elde edildiği öne sürüldü.

“ÇALIŞMALAR BEKLENMEDİK ŞEKİLDE DURDURULDU” İDDİASI

Doktor, söz konusu araştırmalarda antibiyotiklerin etkisinin de test edildiğini belirterek, ilk sonuçların “umut verici” bulunduğunu iddia etti. Ancak bu aşamadan sonra çalışmaların aniden durdurulduğunu öne sürdü.

İddiasına göre, araştırmanın ilerlemesi halinde bazı hastalıkların uzun vadeli ve pahalı tedavilere ihtiyaç duymayabileceği düşüncesi, projeye yönelik desteğin kesilmesine yol açtı.

“BUNU KİMSE BİLMEMELİ” SÖZLERİ GÜNDEMDE

Doktor, araştırma ekibine çalışmalarla ilgili kamuoyuna açıklama yapılmaması yönünde uyarılar yapıldığını ileri sürerek, “Bize bunun çok etkili sonuçlar doğurabileceği ve ekonomik dengeleri bozacağı söylendi” dedi.

Meslektaşlarının büyük bölümünün mesleki gelecek kaygısıyla sessiz kalmayı tercih ettiğini belirten doktor, bu durumun bilimsel etikle bağdaşmadığını savundu.

TIP DÜNYASINDA ETİK VE ENDÜSTRİ TARTIŞMASI

Uzmanlar ise bu tür iddiaların ciddiyetle ele alınması gerektiğini ancak bilimsel kanıtların şeffaf, çok merkezli ve bağımsız çalışmalarla doğrulanmasının şart olduğunu vurguluyor. Tıp literatüründe ağız-diş sağlığı ile kalp-damar hastalıkları arasındaki ilişkiye dair araştırmalar bulunsa da, kesin tedavi yaklaşımlarının geniş klinik çalışmalarla belirlenmesi gerektiği ifade ediliyor.

Ayrıca antibiyotiklerin kontrolsüz kullanımının ciddi sağlık riskleri doğurabileceği ve bu nedenle her yeni iddianın bilimsel süzgeçten geçirilmesinin hayati önem taşıdığı belirtiliyor.

“BİLİM Mİ, TİCARET Mİ?” SORUSU YENİDEN GÜNDEMDE

Doktorun açıklamaları, tıpta bilginin kime ait olduğu ve hangi noktada kamu yararıyla ticari çıkarların çatıştığı sorusunu yeniden gündeme getirdi. İddialar doğrulanırsa, araştırma süreçlerinde şeffaflık ve bağımsız denetim mekanizmalarının önemi bir kez daha tartışmaya açılacak.

Bu tür açıklamaların ardından gözler, uluslararası sağlık otoriteleri ve bilimsel kurumların konuyla ilgili yapacağı değerlendirmelere çevrildi.