Donald Trump ve Binyamin Netanyahu, İran yönetiminin 1979'da Şah rejiminin devrilmesinden bu yana süren iktidarını sonlandıracak bir zaferin Orta Doğu'yu yeniden şekillendireceğine inanıyordu. Ancak yaşanan gelişmeler, İran'ın kolayca yenilmediğini ve bölgenin beklenmedik bir şekilde uzun süreli, yıpratıcı bir kalıcı krize sürüklendiğini ortaya koyuyor.

İRAN, HESAPLANANDAN DAHA DİRENÇLİ ÇIKTI

İran İslam Cumhuriyeti'nin, Trump ve Netanyahu'nun hesaplarından çok daha dirençli ve stratejik olduğu gün yüzüne çıktı. Bu durumun son örneklerinden biri olarak, İran'ın bir ABD Apache helikopterini düşürmesi gösterilebilir. Bu olay, İran yönetiminin hala ABD'ye zarar verme kapasitesine sahip olduğunu ve mücadeleden geri adım atmayacağını önemli bir şekilde kanıtladı. Bölgedeki en stratejik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sürdüren İran, böylece caydırıcılığını güçlendirmiş oluyor.

Iran Misilleme-1

TRUMP HÜRMÜZ BOĞAZI'NI YENİDEN AÇMAK İSTİYOR

Trump yönetimi, helikopterin düşürülmesine cevabı dikkatle ayarlamaya çalışıyor. Çünkü mürettebatın hayatta kalması daha kontrollü bir yanıt verilmesini mümkün kıldı; eğer kayıp yaşansaydı, tepki çok daha sert olabilirdi. Trump, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve İran ile uzun vadeli nükleer müzakerelere başlamanın uygun koşullarını sağlamak amacıyla bu durumu yönetmeye çalışıyor. Ancak ABD halkı genel olarak yeni bir savaşı istemiyor ve Trump, süreci zafer olarak sunabilecek bir çıkış yolu arayışında.

Hurmuz Gemi 14

ABD uyuşturucu taşıyan tekneyi vurdu! O anlar kayıt altına alındı...
ABD uyuşturucu taşıyan tekneyi vurdu! O anlar kayıt altına alındı...
İçeriği Görüntüle

NETANYAHU HEZİMETE UĞRADI

İsrail Başbakanı Netanyahu da benzer bir durumla karşı karşıya. 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e saldırısı sonrası ise diplomasi yerine askeri gücün öncelendiği açıkça görüldü. Ancak Netanyahu'nun bölgeyi sadece güçle yeniden şekillendirme arayışı, birçok eleştirmene göre başarısız oldu. Bazı İsrailli yorumcular, Netanyahu'nun gücünü kaybetmiş ve stratejisinin isteneni vermeyen bir lider olarak göründüğünü ifade ediyor.

SANILANIN AKSİNE İRAN İÇ SORUN YAŞAMIYOR

Trump ve Netanyahu, İran rejiminin ekonomik kriz ve iç sorunlar yaşadığına dair değerlendirmeler yapmıştı. Fakat bu analizler gerçeği tam olarak yansıtmadı. İran, dini lideri ve yakın ekibini koruyarak rejimini sağlamlaştırdı ve hem ulusal güvenlik politikalarını hem de uluslararası müttefiklik stratejilerini etkin biçimde sürdürüyor. Bu durum, Körfez ülkeleri için de ciddi bir ekonomik ve politik risk oluşturdu. Petrol ve petrokimya gelirlerine dayalı ekonomik beklentiler, savaşın yaratacağı belirsizlik nedeniyle olumsuz etkileniyor.

Iran Fuze 2

KÜRESEL EKONOMİ ÇAKILIYOR

İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi ve bölgedeki Arap ülkelerine saldırıları, küresel ekonomiyi ciddi şekilde tehdit eden unsurlar olarak öne çıkıyor. ABD ve İsrail'in cezalandırıcı eylemlerinin sonucunda, İran yönetimi daha agresif ve risk almaya istekli bir pozisyon sergiliyor. Batılı güçlere sadece sözlerle değil, eylemlerle de karşılık verme niyetinde oldukları anlaşılıyor.

Lubnan 21-1

LÜBNAN VE KÖRFEZ ÇATIŞMALARI BİRBİRİNE BAĞLANDI

Bu karmaşık stratejinin bir diğer unsuru, Lübnan'daki savaş ile Körfez bölgesindeki çatışmaların birbirine bağlanmasıdır. Trump yönetimi İsrail'in Beyrut'a saldırı planlarını sınırlandırmasıyla bu bağlantıyı örtülü şekilde kabul etti. Netanyahu ise bunu kabul etmeyerek "tahammül edilemez" olduğunu belirtti. Fakat Netanyahu'nun savaşı, İran rejimini sona erdirene kadar sürdürme kararlılığının, Trump'ın daha ölçülü yaklaşımı ile örtüşmediği anlaşılıyor.

İsrail, Beyrut'a saldırı planlarını iptal etmiş olsa da, güney Lübnan'daki bombardıman devam ediyor. Mart ayında Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, küresel ekonominin olası ciddi zararları konusunda endişeleri artırdı. Bugün itibarıyla, diplomatik adımlar atılmadığı sürece, bu deniz yolu yakın gelecekte yeniden kullanıma açılamayabilir. Bu gelişmeler, Orta Doğu'nun demokratik veya istikrarlı bir şekilde yeniden yapılandırılması umudunu zayıflatırken, kalıcı bir kriz ortamının sürdüğünü göstermektedir.

Kaynak: BBC