Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkenin yeni parlamentosunu belirleyecek seçimlerin 20 Eylül 2026 tarihinde yapılmasına ilişkin kararnameyi imzaladı. Kararnamenin yayımlanmasıyla birlikte seçim süreci resmen başlamış oldu. Ukrayna Savaşı'nın gölgesinde gerçekleşecek seçimler, Kremlin yönetimine verilen desteğin ölçülmesi açısından son yılların en kritik siyasi sınavlarından biri olarak görülüyor.
Milyonlarca Rus seçmen, sandık başına giderek parlamentonun alt kanadı olan Devlet Duması'nın yeni üyelerini belirleyecek. Seçim kampanyalarının önümüzdeki haftalarda hız kazanması bekleniyor.
UKRAYNA SAVAŞI GÖLGESİNDE KRİTİK SINAV
Bu seçimleri önceki seçimlerden ayıran en önemli unsur ise Ukrayna Savaşı'nın devam ettiği bir dönemde gerçekleştirilecek olması.
Yaklaşık dört yılı aşkın süredir devam eden savaşın ekonomik, sosyal ve siyasi etkileri Rusya'da hissedilmeye devam ederken, seçim sonuçları Kremlin yönetiminin izlediği politikalara yönelik halk desteğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Siyasi gözlemciler, sandıktan çıkacak sonucun yalnızca parlamentonun yapısını değil, Rus yönetiminin iç ve dış politikadaki hareket alanını da etkileyebileceğini belirtiyor.
PUTİN YENİDEN KAZANACAK MI?
Batılı ülkeler ve uluslararası araştırma kuruluşları da seçimleri yakından takip ediyor. Özellikle savaş nedeniyle uygulanan yaptırımların ve ekonomik baskıların seçmen davranışları üzerindeki etkisi merak konusu.
Uzmanlara göre seçim sonuçları, Rus halkının mevcut yönetime duyduğu güvenin yanı sıra Ukrayna politikasına verilen desteğin seviyesine ilişkin de önemli ipuçları verecek.
20 Eylül'de yapılacak seçimlerin ardından ortaya çıkacak tablo, yalnızca Rusya'nın iç siyaseti için değil, Avrupa güvenliği, Rusya-Batı ilişkileri ve bölgesel dengeler açısından da dikkatle analiz edilecek. Özellikle Kremlin'in savaş sürecindeki politikalarına yönelik toplumsal desteğin boyutu, uluslararası kamuoyunun en yakından takip edeceği başlıklardan biri olacak.




