Avrupa Birliği (AB) ve Kanada, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde Washington ile yaşanan görüş ayrılıklarının ardından stratejik ortaklıklarını genişletmeye hazırlanıyor. Kanada'nın Montreal kentinde gerçekleştirilecek zirvede ticaret, ekonomi, savunma, teknoloji ve iklim politikaları başta olmak üzere çok sayıda alanda yeni iş birliği mekanizmalarının ele alınması bekleniyor. Tarafların yakınlaşması, ABD'nin geleneksel müttefikleriyle ilişkilerinde yaşanan değişimin dünya siyasetindeki yansımalarından biri olarak değerlendiriliyor.
TRUMP'IN POLİTİKALARI YENİ ORTAKLIK ARAYIŞINI HIZLANDIRDI
ABD yönetiminin uyguladığı yüksek gümrük tarifeleri, ticari baskılar ve uluslararası kurumlara yönelik yaklaşımı, Avrupa ve Kanada'nın dış politika seçeneklerini yeniden değerlendirmesine neden oldu.
Özellikle Trump'ın Kanada'yı ABD'nin 51'inci eyaleti haline getirmeye yönelik açıklamaları, iki komşu ülke arasındaki ilişkilerde gerilimi artırdı.
Kanada açısından ABD, en önemli ticaret ortaklarından biri olmayı sürdürse de Washington'a yönelik ekonomik bağımlılığın azaltılması ve alternatif uluslararası ortaklıkların geliştirilmesi giderek daha fazla önem kazanıyor.
AB ise ABD ile ilişkilerindeki belirsizlikler karşısında Kanada gibi benzer ekonomik ve demokratik kurumlara sahip ülkelerle iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.
VON DER LEYEN: BİRLİKTE YAPABİLECEĞİMİZ ÇOK DAHA FAZLA ŞEY VAR
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Montreal'deki zirve öncesinde C.D. Howe Enstitüsünde yaptığı konuşmada, AB ile Kanada'nın birbirini tamamlayan ekonomik ve stratejik kapasitelere sahip olduğunu vurguladı.
Von der Leyen, iki tarafın ortak çıkarlarının mevcut iş birliği düzeyinin ötesine geçtiğini belirterek, "Birlikte yapabileceğimiz çok daha fazla şey olduğu açıkça görüldü." ifadelerini kullandı.
Montreal'in zirveye ev sahipliği yapması da sembolik açıdan dikkat çekiyor. Fransızcanın yaygın olarak konuşulduğu Quebec eyaletindeki kent, Avrupa ile Kuzey Amerika arasındaki tarihsel ve kültürel bağların önemli merkezlerinden biri olarak görülüyor.
AB yönetimi, Kanada ile ilişkileri yalnızca ticari ortaklık çerçevesinde değil, daha kapsamlı bir kurumsal iş birliği modeli üzerinden geliştirmeyi hedefliyor.
KANADA İÇİN AB'DE ORTAK ÜYELİK FORMÜLÜ TARTIŞILIYOR
Zirve hazırlıklarında öne çıkan başlıklardan biri, Kanada'nın Avrupa Birliği ile ilişkilerinin nasıl tanımlanacağı oldu.
Von der Leyen'in Kanada Başbakanı Mark Carney'yi eylül ayında yapılacak Birliğin Durumu konuşmasına davet etmesi, taraflar arasındaki yakınlaşmanın dikkat çeken adımlarından biri olarak değerlendirildi.
Carney ise Strasbourg'da yaptığı açıklamada, dışarıdan dayatmalara karşı kendi kararlarını verebilen ve yeni ortaklara açık bir uluslararası iş birliği yapısı oluşturulması gerektiğini savundu.
Ancak zirve öncesinde Almanya'nın itirazı üzerine ortak bildiri taslağından Kanada'nın AB'ye "ortak üyeliği" anlamına gelebilecek ifadelerin çıkarıldığı aktarıldı.
Bunun yerine tarafların ilişkilerini tanımlamak için "giderek daha yakın bir ortaklık" ifadesi tercih edildi.
Söz konusu değişiklik, AB içerisinde Kanada ile ilişkilerin geliştirilmesi konusunda genel bir uzlaşı bulunmasına rağmen, bu yakınlaşmanın hukuki ve kurumsal statüsüne ilişkin farklı yaklaşımların sürdüğünü ortaya koydu.
KRİTİK HAM MADDELER VE ENERJİDE İŞ BİRLİĞİ ARTACAK
AB-Kanada zirvesinin önemli gündem maddelerinden birini enerji güvenliği ve kritik ham madde tedariki oluşturuyor.
Avrupa Birliği, özellikle batarya, elektrikli araç, yenilenebilir enerji sistemleri ve ileri teknoloji üretiminde kullanılan kritik minerallerde Çin'e bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.
Zengin doğal kaynaklara sahip Kanada ise bu süreçte Avrupa için alternatif bir tedarikçi konumuna gelmeyi amaçlıyor.
Kanada'nın kritik minerallerin yanı sıra sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatını artırma isteği de enerji alanındaki iş birliği görüşmelerinde öne çıkıyor.
Tarafların ayrıca tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması ve stratejik sektörlerde üretim kapasitesinin geliştirilmesi üzerinde çalışması bekleniyor.
YAPAY ZEKÂ, İKLİM VE EĞİTİM ALANLARINDA YENİ ADIMLAR
Ekonomik ortaklığın yanı sıra yapay zekâ, dijital teknolojiler ve iklim değişikliğiyle mücadele de zirvenin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor.
AB ile Kanada'nın özellikle yeni teknolojilerin geliştirilmesi, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve çevresel dönüşüm projelerinde ortak çalışmalar yürütmesi hedefleniyor.
Kanada'nın AB'nin Horizon Europe ve Erasmus+ gibi araştırma ve eğitim programlarıyla ilişkilerinin genişletilmesi de gündemde bulunuyor.
Bu kapsamda üniversiteler, araştırma merkezleri ve teknoloji kuruluşları arasındaki iş birliğinin artırılması amaçlanıyor.
UKRAYNA'YA DESTEK VE ARKTİK GÜVENLİĞİ MASADA
Zirvede Rusya-Ukrayna Savaşı ve Arktik bölgesindeki güvenlik gelişmelerinin de ele alınması bekleniyor.
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları ve savaşın ülke ekonomisi üzerindeki etkileri, Kiev'e sağlanan uluslararası desteğin sürdürülmesini önemli hale getiriyor.
AB'nin Ukrayna için öngördüğü 90 milyar avroluk kredi desteği çerçevesinde Kanada'nın da ek katkılarda bulunması gündeme gelebilecek konular arasında yer alıyor.
Diğer taraftan Arktik bölgesinde artan jeopolitik rekabet, deniz ulaşım güzergâhları ve stratejik kaynakların güvenliği de tarafların ortak çıkarları arasında bulunuyor.
Kanada'nın Arktik coğrafyasındaki konumu ve Avrupa ülkelerinin kuzey güvenliğine yönelik politikaları, bu alanda daha kapsamlı iş birliği yapılmasına zemin hazırlıyor.
AB İLE KANADA ARASINDA KURUMSAL İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENECEK
Montreal'deki zirveye Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in yanı sıra Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve dokuz Avrupa Komisyonu üyesinin katılması planlanıyor.
Geniş katılımlı heyet, tarafların ilişkilerini yalnızca liderler düzeyindeki görüşmelerle sınırlı tutmak istemediğini gösteriyor.
AB yönetimi, Kanada ile hükümetler, parlamentolar ve yargı kurumları arasındaki temasların artırılmasını değerlendirirken gelecek yıl Avrupa Komisyonu üyeleri ile Kanada Bakanlar Kurulu arasında ortak toplantı düzenlenmesi seçeneği üzerinde de çalışıyor.
Tarafların geliştirmeye çalıştığı yeni ortaklık modeli, ABD ile ekonomik ve güvenlik ilişkilerini tamamen değiştirmekten ziyade, uluslararası alanda daha fazla hareket alanı oluşturmayı amaçlıyor.
ALMANYA'DAN ORTAK ÜYELİK İFADESİNE İTİRAZ
Zirve öncesinde hazırlanan ortak bildiri taslağında yer alan "ortak üyelik" ifadesi, Almanya başta olmak üzere bazı AB ülkelerinin itirazları üzerine metinden çıkarıldı.
İtirazların temelinde, ortak üyelik kavramının mevcut AB antlaşmalarında tanımlanmaması ve hukuki statüsünün belirsiz olması bulunuyor.
Von der Leyen ise 29 Ekim'de Montreal'de yaptığı açıklamada, Kanada ile tam üyelik gerektirmeyen ancak mevcut ortaklık modellerinden daha ileri bir ilişki kurulmasını savunmayı sürdürdü.
Kanada Başbakanı Mark Carney de iş birliğinin hangi isimle tanımlandığından çok, vatandaşlara ve ekonomilere sağlayacağı somut kazanımların önemli olduğunu vurguladı.
29-30 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen zirvenin, taraflar arasında yeni bir ortaklık çerçevesinin geliştirilmesine zemin hazırlaması hedefleniyor. Ancak Kanada'ya AB içerisinde resmî bir ortak üyelik statüsü verilmiş değil.





