Ne marketler ne de kasaplar et fiyatlarına yetişebiliyor. Et fiyatlarının sürekli artmasının arkasında yatan nedenleri, konunun uzmanları Türkinform’a değerlendirdi.
Türkiye’de hayvancılığın uzun süredir kriz içinde olduğunu hatırlatan uzmanlar, krizin yalnızca üreticiyi değil, sofraya oturan herkesi ilgilendirdiğini belirtiyor.
MALİYETLERE KİMSE YETİŞEMİYOR
Hayvancılık yapanların en büyük sorununun yem olduğu belirtilirken, özellikle büyükbaş hayvanı beslemenin maliyetinin hayvanın kendisini geçtiği vurgulanıyor.
Yem fiyatlarının dövize bağlı olması, mazotun litresine gelen zamlar, veteriner hizmetleri ve işçilik maliyetlerinin yükselmesi, üreticilerin belini büken diğer unsurlar olarak sıralanıyor. Buna karşılık üretilen süt ve et, bu maliyetleri karşılamadığı için üretici hayvanını ya kesime gönderiyor ya da tamamen sektörden çıkıyor.
Uzmanlara göre, üretici kısır döngü içinde. Süt para etmeyince inek kesiliyor, inek kesilince et bulunamıyor. Et bulunamayınca ithalat devreye giriyor. İthalat gelince yerli üretici biraz daha geri çekiliyor.
DESTEKLER YETERLİ Mİ?
Küçükbaş hayvancılıkta belli miktarda artış olsa da genel durumu kurtarmaya yetmediğine işaret eden uzmanlar, verimlilik, sürdürülebilirlik ve planlamanın yeterince yapılamadığını belirtiyor. Bu aşamada hayvan sayısı değil, bu hayvanların ne kadar verimli olduğu sorusu öne çıkıyor.
Üretici, çoğu zaman geç gelen devlet desteğinden şikayet ederken, maddi sıkıntıya giren üreticinin önünü görememesi, üretim modelinde değişikliğe yol açıyor.
Köyden kente göçün artması, köylerin boşalması, gençlerin hayvancılık yapmak istememesi, hayvan sayısının azalmasında bir başka etken olarak değerlendiriliyor.
ACİL REFORM İHTİYACI
Devletin köklü reformlar yerine “fiyat artarsa ithalat yapalım” yaklaşımıyla sorunu çözmeye çalışması, ileride ithalat yapacak üreticinin bile bulunamayacağı tehlikesini içeriyor.
Uzmanlar, hayvancılık için “tarımın alt kolu” değil, gıda güvenliğinin “bel kemiği” olarak değerlendirmeye alınması gerektiğini vurgularken, asıl meselenin üreticiyi ayakta tutmak için yapılacakların geç olmadan hayata geçirilmesi olduğuna işaret ediyor.