Ramazan ayına sayılı günler kala gıda perakendesi hareketlendi. Yardımlaşmanın simgesi haline gelen ramazan kolileri bu yıl yüksek fiyatlarıyla dikkat çekerken, hem bireysel hem de kurumsal bağışçılar daha esnek çözümler arayışına girdi. Sektör temsilcilerine göre artan maliyetler, yardım alışkanlıklarını da köklü biçimde değiştiriyor.
![]()
RAMAZAN KOLİSİ FİYATLARI ARTTI
İstanbul Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği (İstanbul PERDER) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Kartal, ramazan kolisi fiyatlarında geçen yıla kıyasla belirgin bir yükseliş yaşandığını açıkladı. Kartal, temel gıda ürünlerinden oluşan kolilerin bu yıl 499 TL ile 1.999 TL arasında değiştiğini belirterek, fiyat artışının ortalama yüzde 15–20 bandında olduğunu söyledi.
![]()
KOLİ YERİNE KART VE ÇEK TERCİH EDİLİYOR
Artan fiyatlar ve lojistik zorluklar nedeniyle yardım anlayışında dönüşüm yaşandığını vurgulayan Kartal, son yıllarda market yardım kartları ve hediye çeklerinin daha fazla ilgi gördüğünü ifade etti. Kartal,
“Yardım kartları hem dağıtım açısından kolaylık sağlıyor hem de ihtiyaç sahiplerinin kendi önceliklerine göre alışveriş yapmasına imkan tanıyor” dedi.
HEDİYE ÇEKLERİNE TALEP PATLADI
Sektör verilerine göre hediye çeki kullanım oranı geçen yıla kıyasla yüzde 70–75 artmış durumda. 12 ay boyunca kullanılabilmesi ve yalnızca gıda değil farklı ürün gruplarında da geçerli olması, yardım kartlarını daha cazip hale getiriyor.
![]()
RAMAZAN EKONOMİSİ 30 MİLYAR LİRAYA KOŞUYOR
Perakende sektörü temsilcileri, ramazan döneminde yardım kolileri ve hediye çekleri üzerinden oluşacak ekonomik hacmin bu yıl 25–30 milyar liraya ulaşmasını bekliyor. Geçen yıl bu rakam yaklaşık 20 milyar lira seviyesindeydi. Kartal, ramazan kolisi hazırlayan firmalara ürün kalitesi ve son kullanma tarihleri konusunda hassasiyet çağrısı yaparken, hayırseverlerin de koli içeriklerini ve gramajları dikkatle incelemesi gerektiğini vurguladı.
Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu ise ramazan döneminde tüketimin artmasına rağmen bu yıl daha dengeli bir alışveriş süreci beklendiğini söyledi. Özpamukçu, “Artan tüketim israfa dönüşmemeli. Bu hem ekonomik hem de toplumsal bir sorumluluk” diyerek uyarıda bulundu.




