Türkiye’de eğitim hayatını sürdüren Tatar öğrenci İlüze G., farklı bir ülkede öğrenci olmanın getirdiği zorlukları, kültürel uyum sürecini ve kimliğini yaşatma deneyimini anlattı. Günlük yaşamdan eğitim sistemine, dilden kimlik meselesine kadar birçok başlıkta konuşan İlüze G., Türkiye’de okuyan yabancı' öğrencilerin yaşadıklarına dair dikkat çekici bir tablo çizdi.

Türkiye’ye ilk geldiğinde en çok günlük hayatın temposunun kendisini şaşırttığını belirten İlüze G., insanların çok hızlı, canlı ve temaslı bir iletişim kurduğunu söylüyor. İlk dönemlerde bu yoğunluğa ayak uydurmanın zorlayıcı olduğunu ifade eden öğrenci, özellikle resmî işlemler ve bürokratik süreçlerin düşündüğünden daha yorucu geçtiğini dile getiriyor. Zamanla alıştığını belirten İlüze G., bu sürecin sabır gerektirdiğini vurguluyor.

Tatar kimliğini Türkiye’de yaşamanın kendisi için hem rahatlatıcı hem de sorumluluk yükleyen bir deneyim olduğunu söyleyen İlüze G., dil ve kültürel yakınlık sayesinde Türkiye’ye yabancı hissetmediğini ifade ediyor. Ancak Tatar kimliğinin Türkiye’de çok fazla bilinmediğine dikkat çekiyor. Bu durumun zaman zaman kendini anlatma ve kimliğini açıklama ihtiyacı doğurduğunu belirten öğrenci, kimliğin korunmasının bilinçli bir çaba gerektirdiğini söylüyor.

Kütahyaspor - Tire 2021 CANLI MAÇ İZLE | TFF 3. Lig
Kütahyaspor - Tire 2021 CANLI MAÇ İZLE | TFF 3. Lig
İçeriği Görüntüle

Türkiye’deki öğrencilerin Tatarlar ve Tatar kültürü hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını düşünen İlüze G., çoğu kişinin Tatarları sadece isim olarak bildiğini ya da farklı topluluklarla karıştırdığını aktarıyor. Kültür ve tarih konusunda bilginin sınırlı olduğunu belirten öğrenci, buna rağmen merak eden ve öğrenmek isteyen insanların da bulunduğunu ifade ediyor.

Eğitim sistemleri karşılaştırıldığında ise Türkiye’deki üniversite ortamının daha iletişime açık olduğunu vurgulayan İlüze G., hoca-öğrenci ilişkisinin daha esnek ve tartışmaya açık olduğunu söylüyor. Kendi ülkesinde sistemin daha hiyerarşik ve disiplinli olduğunu belirten öğrenci, Türkiye’de üniversite hayatının sadece derslerle sınırlı kalmadığını, sosyal etkinliklerin ve kampüs yaşamının öğrenciliği daha kapsamlı bir deneyime dönüştürdüğünü ifade ediyor.

Dil konusundaki deneyimlerini de paylaşan İlüze G., Türkçe ile Tatarca arasındaki benzerliklerin büyük bir avantaj sağladığını dile getiriyor. Birçok kelimenin doğal olarak anlaşılabildiğini, dil öğrenme sürecinin bu nedenle daha hızlı ilerlediğini belirten öğrenci, benzer kelimelerin farklı anlamlara gelmesinin zaman zaman küçük karışıklıklar yarattığını ancak genel olarak dilin kendisi için bir engel değil, bir köprü olduğunu söylüyor.

Muhabir: Görkem ÇAYAN