Konya’nın Çumra ilçesindeki Türkmen Karahöyük’te yürütülen arkeolojik kazılarda, Roma dönemine ait altın bir muska ile yaklaşık 3 bin 500 yıllık Luvice hiyeroglif yazılı taş mühür gün yüzüne çıkarıldı. Farklı dönemlere ait buluntuların, bölgenin inanç dünyası ve idari yapısı hakkında yeni bilgiler sunması bekleniyor.
Kazı çalışmaları, Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Michele Rüzgar Massa ile Chicago Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. James Osborne’un eş başkanlığında yürütülüyor. Projeye Türkiye’den ve farklı ülkelerden üniversiteler ile çeşitli kurumlar destek veriyor.
KAZILAR ÜÇÜNCÜ SEZONDA
Altı yıl süren yüzey araştırmalarının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle başlatılan kazıların üçüncü sezonu devam ediyor. Höyüğün beş farklı noktasında çalışan ekip, yerleşimin farklı dönemlerine ait yapı ve buluntuları inceliyor.
Türkmen Karahöyük’teki kazı projesi 2024 yılında resmen başlatıldı. Araştırmalar, geniş bir zaman diliminde farklı toplumlara ev sahipliği yapan yerleşimin siyasi, ekonomik ve kültürel yapısının ortaya çıkarılmasını amaçlıyor.

ALTIN MUSKA BULUNDU
Kazılarda, milattan sonra 4’üncü veya 5’inci yüzyıla tarihlendirilen Hristiyanlık dönemine ait bir muska bulundu. Bakır bir kutu içerisinde korunan yaklaşık 0,1 milimetre kalınlığındaki altın levhada, büyük olasılıkla İncil’den bir bölümün yazılı olduğu değerlendiriliyor.
Kazı eş başkanı Massa, söz konusu eserin küçük bir çocuğu korumak amacıyla kullanılmış olabileceğini belirtti. Benzer örneklerine nadiren rastlanan muskanın ayrıntılı incelemelerin ardından daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesi bekleniyor.

MÜHÜRDE “KURUNTİ-ZİTİ” İSMİ
Çalışmalar sırasında yaklaşık 3 bin 500 yıllık Luvice hiyeroglif yazılı taş mühür, iki bakır mühür ve bir kil mühür baskısı da ortaya çıkarıldı. Taş mühür üzerinde bir isim ve unvanın yer aldığı tespit edildi.
Mühürde okunan “Kurunti-ziti” isminin, Hitit dünyasında önemli bir yere sahip olan Kurunta adlı tanrıyla bağlantılı olduğu belirtildi. Kil mühür baskısında ise farklı bir ismin bulunduğu kaydedildi.

İDARİ MERKEZ İZLERİ
Uzmanlar, mühürlerin bölgede görev yapan idari personel tarafından resmî belgeleri onaylamak amacıyla kullanıldığını değerlendiriyor. Bulgular, Türkmen Karahöyük’ün milattan önce 1500-1400 yılları arasında büyük bir yönetim merkezi olabileceğine işaret ediyor.

ULUSLARARASI EKİP SAHADA
Kazılarda yaklaşık 150 kişilik bir ekip görev yapıyor. Ekibin içerisinde 13 ülkeden yaklaşık 60 araştırmacının bulunduğu, çalışmaların arkeolojinin yanı sıra farklı bilimsel disiplinlerden uzmanların katılımıyla sürdürüldüğü bildirildi.
Araştırmacılar, Türkmen Karahöyük’ün Geç Helenistik dönemden Demir ve Tunç çağlarına, oradan da daha eski dönemlere uzanan çok katmanlı bir yerleşim olduğunu belirtiyor. Devam eden çalışmaların Anadolu’nun tarihî ve kültürel yapısına ilişkin yeni verilere ulaşılmasını sağlaması bekleniyor.




