Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Türkiye'nin beşinci nesil savaş uçağı projesi KAAN'ın 2027 yılına yönelik test planını paylaştı. İkinci ve üçüncü prototipin uçuş sınırlarını belirlemeye yönelik testlere katılacağını açıklayan Demiroğlu, silah ve sistemlerin entegre edildiği konfigürasyonun da aynı yıl test programına dahil edilmesinin planlandığını belirtti.
TUSAŞ'IN KAAN SAVAŞ UÇAĞI İÇİN YENİ AŞAMA
KAAN'ın geliştirme sürecinde yalnızca uçağın havalanması değil, farklı koşullarda güvenli uçuş gerçekleştirmesi ve muharip görevlerde kullanılacak sistemlerinin doğrulanması da önem taşıyor.
Demiroğlu'nun açıkladığı takvime göre ikinci ve üçüncü prototip, ilk aşamada zarf açma testlerinde kullanılacak. Ardından silah ve sistem entegrasyonuna sahip konfigürasyonun test faaliyetlerine katılması öngörülüyor.
Zarf açma testlerinde uçağın farklı hız, irtifa ve manevra koşullarındaki davranışları aşamalı olarak inceleniyor. Böylelikle uçağın hangi koşullarda güvenli şekilde görev yapabildiğinin belirlenmesi amaçlanıyor.
KAAN'DA SİLAH ENTEGRASYONU NEYİ DEĞİŞTİRECEK?
KAAN'ın silah sistemleriyle birlikte test edilmesi, geliştirme programında uçuş özelliklerinin değerlendirilmesinden muharip görev kabiliyetlerinin doğrulanmasına uzanan önemli aşamalardan birini oluşturacak.
Bir savaş uçağının görev yapabilmesi için yalnızca yüksek hızlara ulaşması veya manevra gerçekleştirmesi yeterli olmuyor. Silahların, uçaktaki elektronik sistemlerle uyumlu çalışması ve görev sırasında kullanılabilecek şekilde entegre edilmesi de gerekiyor.
KAAN'ın 2027'de testlere katılması planlanan konfigürasyonu, bu nedenle projenin savaş uçağı olarak geliştirilmesi açısından önem taşıyor.
Ancak açıklanan takvim, 2027 yılında doğrudan mühimmat atışlarının yapılacağını veya silah sistemlerinin bütün testlerinin tamamlanacağını göstermiyor. Demiroğlu, mühimmat atışlarına yönelik ayrı bir tarih paylaşmadı. 
2027'DE ÜÇ KAAN İLE YOĞUN TEST PROGRAMI
TUSAŞ, 2027 yılında üç KAAN ile yoğun bir test kampanyası yürütmeyi planlıyor.
Üç prototipin test faaliyetlerinde kullanılması, uçuş performansı ve sistem entegrasyonu gibi farklı çalışmaların program içinde yürütülmesine imkan sağlayacak.
İkinci ve üçüncü prototipin öncelikle uçuş zarfının genişletilmesine odaklanması, silahlı konfigürasyonun ise sonraki aşamada testlere dahil edilmesi hedefleniyor.
Açıklanan program, KAAN'ın geliştirme sürecinde uçuş testleriyle muharip sistem çalışmalarının aynı dönemde ilerletilmesinin planlandığını gösteriyor.
KAAN'IN YERLİLİK ORANI YÜZDE 90 SEVİYESİNDE
Demiroğlu, milli savaş uçağının yerlilik oranına ilişkin de dikkat çeken bir bilgi paylaştı.
KAAN'ın motor ve fırlatma koltuğu hariç tutulduğunda yüzde 90 yerlilik seviyesine ulaştığını belirtti.
Açıklanan oran, uçağın bütün bileşenlerinin yüzde 90'ının Türkiye'de üretildiği anlamına gelmiyor. Motor ve fırlatma koltuğu hesaplamanın dışında tutuluyor.
KAAN'ın geliştirilmesinde uçuş performansı, silah entegrasyonu ve yerli sistemlerin kullanımı birbirini tamamlayan çalışmalar arasında bulunuyor. TUSAŞ'ın 2027 için açıkladığı programda ise yeni prototiplerin testleri ve silahlı konfigürasyonun değerlendirilmesi öne çıkıyor.



