Yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında gözaltına alınmasının ardından tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın görevden uzaklaştırılması sonrası belediyede başkan vekili seçimi gerçekleştirildi. CHP, AK Parti ve MHP’li meclis üyelerinin katıldığı seçimde yaşanan gelişmeler ise dikkat çekti.
CHP’nin 27, AK Parti ve MHP’nin ise toplam 17 meclis üyesinin bulunduğu Üsküdar Belediye Meclisi’nde başkan vekilini belirlemek için 4 turlu oylama yapıldı. İlk iki turda seçim süreci olağan şekilde ilerlerken, salt çoğunluğun arandığı üçüncü turdan itibaren mecliste tansiyon yükseldi.
Üçüncü turda AK Parti’nin adayı Dündar Ziya Gültekin 23 oy alırken, CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 21 oyda kaldı. CHP grubundan bazı üyelerin AK Parti adayına oy verdiği iddiası ise seçim sürecinde tartışmaların fitilini ateşledi.
Salt çoğunluğun sağlandığı üçüncü turun ardından AK Partili adayın seçimi kazandığının ilan edilmesi beklenirken, Gültekin’e verilen 5 oy geçersiz sayıldı. Pusulaların iptal edilme gerekçeleri de tartışmalara neden oldu.
Gültekin’in adının yazıldığı pusulalardan birinde bulunan “G” harfinin 6 rakamına benzediği gerekçesiyle oyun geçersiz sayıldığı belirtildi. Bir başka pusulada ise “K” harfinin yazımındaki şekil ve “Ziya” isminde yer alan “Z” harfinin 2 rakamına benzediği gerekçe gösterilerek oy iptal edildi.
Bu iptallerin ardından üçüncü turda oylar yeniden değerlendirildi ve Sibel Tan Çetinkaya’nın 21, Dündar Ziya Gültekin’in ise 18 oy aldığı açıklandı. Bunun üzerine seçim dördüncü ve son tura kaldı.
ÜSKÜDAR'DA ŞAİBELİ BAŞKAN VEKİLİ SEÇİMİ İDDİASI
Dördüncü turda CHP’li aday Sibel Tan Çetinkaya’nın seçimi kazanmasının ardından, seçim sürecinde yaşanan bir başka gelişme de tartışma konusu oldu. CHP’den istifa ederek Yeni Parti İstanbul İl Başkanı olan Özgür Çelik’in, seçim boyunca CHP grubunu meclis locasından yönlendirdiği öne sürüldü.
Seçim sırasında yaşanan tartışmaların ardından toplantının yaklaşık 10 dakika boyunca hakaret ve bağrışmalarla sürdüğü belirtildi. Özgür Çelik ve beraberindeki kişilerin, oy kaybının önüne geçmek amacıyla meclis üyelerinden oy pusulalarını sandığa atmadan önce kendilerine göstermelerini istediği iddiası da seçimdeki tartışmalı anlar arasında yer aldı.
AK PARTİ’DEN SUÇ DUYURUSU
Yaşanan gelişmelerin ardından seçim sürecinin şaibeli olduğu yönündeki tartışmalar kamuoyunda geniş yankı buldu. AK Parti ise seçimde yaşandığını öne sürdüğü usulsüzlüklerle ilgili harekete geçerek suç duyurusunda bulundu.
“ÜSKÜDAR’DA SANDIĞA YANSIYAN HALK İRADESİNİN DE BİR TEZAHÜRÜDÜR”
AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu, konuya ilişkin açıklamada, çarşamba günü gerçekleştirilen seçimin yalnızca Meclis’teki siyasi grupların değil, Üsküdar’da sandığa yansıyan halk iradesinin de bir tezahürü olduğunu ifade ederek, meclis üyelerinin iradesini korumanın da demokrasinin temel gereği olduğunu söyledi. Sarıcaoğlu, ancak secim sürecinde bu iradenin özgür biçimde ortaya çıkmasını gölgeleyen ciddi ve vahim olaylar yaşandığını, seçim güvenliği ve gizli oy ilkesi bakımından tartışmalı uygulamalar kamuoyunun gözleri önünde gerçekleştiğini aktardı.
Taha Sarıcaoğlu, şöyle devam etti:
Biz, üçüncü turun ardından seçimin kesintiye uğratılmadan devam etmesini ısrarla talep ettik. Buna rağmen Meclis Başkanlığı tarafından seçime ara verilmiş, bu ara esnasında yaşananlar da kamuoyuna yansımıştır. Üsküdar’daki usulsüzlüklere “dur” diyen ve 3.tur oylamada Cumhur ittifakı adayımız Dündar Ziya Gültekin lehine oy veren Meclis üyelerine yönelik baskı ve tehdit iddiaları gündeme gelmiş; CHP’li Meclis üyelerinin kendi grup odalarında Adı Yeni fakat uygulamaları ve tavırlarıyla eski Türkiye'yi hatırlatan Partinin İl Başkanı tarafından tehdit edildiği ve son turda tercihlerini değiştirmeleri yönünde baskı gördükleri iddia edilmiştir. Nitekim aranın ardından tablo değişmiş, üçüncü tur ile dördüncü tur arasında yaşanan bu değişimin, verilen ara sırasında yaşanan tehdit, şantaj ve baskı iddialarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekliliği doğmuştur.”
“BİR HARFİN GÖRÜNTÜSÜNÜN OYU GEÇERSİZ KILMASI KABUL EDİLEMEZ”
“4. turda yaşananlar ise seçim sürecindeki tartışmaları daha da derinleştirmiştir. G harfinin 6’ya, Z harfinin T harfine ve 2 ‘ye benzetildiği, K harfinin üzerinden tekrar geçildiği gerekçeleriyle oyların geçersiz sayıldığına şahit olduk. Divan Başkanı Ali Aral aynen şu ifadeleri kullanmıştır. Karıştı bu oylar ya. Oyları karıştırdım. Hangisi geçersizdi?” diyerek oyları karıştırdığını kabul etmiştir. Oyların ve itirazların hangi pusulaya ilişkin olduğu konusunda böylesine açık bir karışıklığın yaşanması, seçimin güvenilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurmuştur. Oyların geçerliliği sadece Yönetmelik çerçevesinde değerlendirilmelidir. Söz konusu pusulaların geçersiz sayılması için ileri sürülen gerekçelerin mevzuatta karşılığı bulunmamaktadır. Bu pusulalar matbu değildir. Meclis üyeleri adayın adını ve soyadını kendi el yazısıyla yazmaktadır. Yazılan isimden hangi adayın tercih edildiği açıkça anlaşılıyorsa, bir harfin görüntüsünün oyu geçersiz kılması kabul edilemez. Üstelik oy pusulası geçersiz sayılırken şu ifade kullanılmıştır: Bir önceki itirazda diğer adayın pusulası geçersiz sayıldı; K harfinden dolayı aynı şekilde bunu da geçersiz sayıyoruz. Bir oy pusulasının geçerliliği, sadece o pusula üzerinden değerlendirilmelidir. Başka bir isme ait pusula hakkında verilen kararın, sonraki bir pusulanın geçersizliğine gerekçe yapılması hukuki açıdan ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bununla da sınırlı kalınmamıştır. Dördüncü turun sonucu birleşim sırasında iki kez ve birbirinden farklı biçimde açıklanmış, ardından düzeltme yapıldığı belirtilmiştir. Ancak düzeltilmiş açıklamadaki oy dağılımının da tasnif sırasında kayıtlara yansıyan durumla örtüşmediği görülmektedir.
“MECLİS KARARININ İPTALİ İLE SEÇİMİN YENİLENMESİ TALEBİYLE İDARE MAHKEMESİNDE DE DAVA AÇACAĞIZ”
Bugün itibarıyla iki ayrı suç duyurusunda bulunduk. Birincisi, Başkanlık Divanı üyeleri hakkındadır. Başta görevi kötüye kullanma olmak üzere, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesine ilişkin suçlamaları ve iddiaları içermektedir. Diğeri ise 3. tur sonrasında verilen arada salonda ve salon dışında yaşanan olaylara karışan kişiler hakkındadır. Bu başvuru, 3. tur ile 4. tur arasında Meclis üyelerine yönelik baskı, tehdit ve alenen hakaret iddialarına ilişkindir. Seçim işleminin ve Meclis kararının iptali ile seçimin yenilenmesi talebiyle idare mahkemesinde de dava açacağız. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı Üsküdarlı hemşehrilerimize ve tüm kamuoyuna ifade etmek isteriz.”



