Stresli ya da üzgün hissedildiğinde yeme isteğinin artması, yalnızca duygusal bir tepki olarak değerlendirilmiyor. Uzman Psikolog Arzu Beyribey, stres sırasında vücutta meydana gelen biyolojik değişimlerin iştahı etkileyebildiğini belirterek, özellikle kortizol hormonu ile beynin ödül sistemi arasındaki ilişkinin bu süreçte belirleyici rol oynadığını söyledi.

STRES HORMONU İŞTAHI ETKİLİYOR

İnsan organizmasının stresle karşılaştığında hem psikolojik hem de biyolojik yanıtlar verdiğini belirten Beyribey, bu süreçte hipotalamus-hipofiz-adrenal (HPA) ekseninin devreye girdiğini ifade etti.

Beyribey, "İnsan organizması stresle karşılaştığında yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda karmaşık biyolojik yanıtlar da ortaya çıkar. Bu yanıtların merkezinde hipotalamus-hipofiz-adrenal (HPA) ekseni yer almakta olup, stres hormonlarının salınımını düzenleyen temel nöroendokrin sistemlerden biridir. Akut ya da kronik stres durumlarında salgılanan kortizol hormonu, metabolizma üzerinde önemli değişikliklere neden olurken, aynı zamanda iştah düzenleyici mekanizmaları da etkileyebilmektedir." dedi.

Obez2

YÜKSEK KALORİLİ BESİNLERE YÖNELİM ARTABİLİYOR

Kronik stres altında kortizol düzeylerinin yükselmesinin enerji yoğunluğu yüksek besinlere yönelimi artırabildiğini aktaran Beyribey, beynin ödül sisteminin bu süreçte daha duyarlı hale geldiğini belirtti.

İzlemeden yılı kapatmayın! 2026'nın en iyi 20 filmi belli oldu: 2026'nın en iyi filmleri listesi
İzlemeden yılı kapatmayın! 2026'nın en iyi 20 filmi belli oldu: 2026'nın en iyi filmleri listesi
İçeriği Görüntüle

Beyribey, "Araştırmalar, özellikle kronik stres altında kortizol düzeylerindeki artışın, enerji yoğunluğu yüksek, şeker ve yağ içeriği fazla besinlere yönelik isteği artırabileceğini göstermektedir. Bunun temel nedenlerinden biri, beynin ödül sisteminin stres sırasında daha duyarlı hâle gelmesidir. Yüksek kalorili yiyecekler tüketildiğinde, mezolimbik dopaminerjik yolak aktive olmakta; dopamin salınımındaki artış, bireyde kısa süreli rahatlama ve haz duygusu oluşturmaktadır." ifadelerini kullandı.

DUYGUSAL YEME DAVRANIŞININ BİYOLOJİK TEMELLERİ BULUNUYOR

Bu mekanizmanın evrimsel süreçte organizmanın hayatta kalmasını destekleyen bir yapı olduğunu belirten Beyribey, günümüzde ise sürekli stres ve yüksek kalorili gıdalara kolay erişimin yeme davranışını farklılaştırabildiğini söyledi.

Beyribey, "Bu biyolojik süreç, evrimsel açıdan değerlendirildiğinde organizmanın hayatta kalmasını destekleyen adaptif bir mekanizma olarak kabul edilmektedir. Ancak günümüz yaşam koşullarında, stres kaynaklarının süreklilik göstermesi ve yüksek kalorili besinlere erişimin kolaylaşması, bu mekanizmanın işlevsel olmaktan çıkmasına neden olabilmektedir. Sonuç olarak yemek, fizyolojik bir gereksinimden çok, stresi geçici olarak azaltan bir araç hâline dönüşebilmektedir." dedi.

Son yıllarda yapılan fonksiyonel nörogörüntüleme çalışmalarına da değinen Beyribey, kronik duygusal yeme davranışı gösteren bazı bireylerde prefrontal korteks ile ödül sistemi arasındaki işlevsel bağlantılarda değişiklikler görülebildiğini belirterek, "Son yıllarda fonksiyonel nörogörüntüleme çalışmaları, özellikle kronik duygusal yeme davranışı gösteren bireylerde prefrontal korteks ile ödül sistemi arasındaki işlevsel bağlantılarda değişiklikler olabileceğini ortaya koymaktadır. Bu durum, dürtü kontrolünü zorlaştırarak, kısa vadeli ödüllerin uzun vadeli sağlık hedeflerinin önüne geçmesine neden olabilmektedir. Ancak bu bulguların her birey için geçerli olmadığı ve klinik değerlendirmelerin mutlaka bireysel yapılması gerektiği unutulmamalıdır." diye konuştu.

Muhabir: Yaren Tekin